img

Kanal 8 Haberleri Sunan KAAN YAKUPHAN sohbetimiz

img
Kanal 8 Haberleri Sunan KAAN YAKUPHAN sohbetimiz

Ayson Karabağ:Sizi tanıyabilir miyiz? Kaan Yakuphan kimdir ?
Kaan Yakuphan: İzmir Karşıyaka'da 12 Eylül 1967 de dünya ya geldim. İlk orta lise tahsilimden sonra Trt sınavlarına girdim. Henüz üniversiteyi bitirmemiştim. 1988-1989 da.Trt Ankara televizyonun da başladım. O dönemler ilk önde radyo da başlanır yıllar sonra televizyona geçilirdi. Bizim dönemimizde bir ilk olarak önce radyo spikeri olduk, sonra bir sınava daha girdik kamera önünde, ondan sonra televizyona başladık. Ankara televizyonuna.Tabi her şey değişiyor gelişiyor. Bizim dönemde bir kanal vardı, sonra TRT2 yavaş yavaş yayına başladı. Sonrasında özel kanallar başladı. Asil Nadir'in kurduğu bir televizyon vardı. Zaten başlamasıyla sona ermesi bir oldu. Ordan bir teklif geldi. kabul etmedik.Zira 18000 kişinin girdiği bir sınava gireceksiniz. Bir yıl süren sınavlar.Sonra ilk 8 kişi arasına girip spikerliği kazanacaksınız.Ayrılmak kolay değil bırakmak ta kolay değil.Çünkü güvenli ,gözde rövaşta bir iş. Sonra seçilmişsiniz. Sonrasında Cem Uzan ve Ahmet Özal'ın kurmuş olduğu o zaman ki adıyla İnterstar'a başladım. Alman ya olması cazip geldi. Bu vesile ile askerliğimizi bedelli yapabilirim.Dil eğitimime katkıda bulunur, bel ki üniversite eğitimin devamını yurt dışında sağlayabilirim düşüncesi ile kabul ettim. Almanya'ya gittim. Bur da beş yıl Star televizyonunda çalıştım. Sonrasında 4.5 yıl Atv de, sonra altı ay farklı bir televizyonda deneyim yaşadıktan sonra 14 yılı aşkın bir süredir Tv 8 de çalışıyorum. Önceleri haber kanalıydı. Dolayısıyla daha uzun kuşaklar çerçevesinde günde yedi sekiz saat ekranda kaldığım zamanlar oldu. Şimdi üç yıldır Tv 8 de ana haber bültenini sunuyorum.Onun dışında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Avrupa birliği bölümünü bitirdim. Sonrasında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümüne başladım ama bitirmedim. İş sebebiyle, o sıra aile de kurduk çocuklarım oldu derken eğitime o anlamda ara vermiş gibi oldum sonrasında af ile geri döndüm.Yine bazı dersleri verdim ama hala bitiremedim hala bir yerde duruyor.
 
Ayson Karabağ: Yola çıkarken mesleki hedefiniz bu muydu ?
Kaan Yakuphan: Trt sınavına girdiğimizde spiker olmaktı amacımız. Bir spikerin yetişmesi en az 5 yıldır. Sonra özel kanallar. Benim hayatımda televizyonculukta hep ilkler vardı. Televizyona başladığımızda en genç spiker bendim. Ertan Tan arkadaşımla birlikte.88-89 yıllarında ben 21 yaşımdayım.Sonrasında Star'a ilk başladığımızda ilk özel televizyon ve  ilk canlı ana haber bültenini ben sundum. Tv 8 ben başladığımda Mng Holding bünyesinde kurulan yeni bir kanaldı. Yine orada da ilk ana haberi ben sundum. Şöyle söyleyeyim haber sunuculukta, starda başlayıp Tv 8 de devam eden süreçte çalışmadığım saat yok. Hatta şöyle söyleyeyim star da internette bilinen görüntüdür dekorun sırtıma düşmesi.O görüntü sabah haberleriydi. Sabah haberlerini sundum ilk gece hattını sundum, Star da ana haber sundum. Atv de kahvaltı haberlerini sundum. Ana haberleri sundum. Tv 8 de hem kuşak enkırmenliği yaptım. Moderatörlük yaptım. Şu an, ana haber sunuyorum. Başladığınızda kaderin sizi nereye götüreceği hangi birlikteliklerin neye yol açacağını bilmeniz mümkün değil. Ama ben hiçbir zaman bir ekiple hareket edip bir ekiple yola devam etmedim. Her zaman daha bireysel çabamla devam ettim.Ama elbette birlikte çalıştığım ekiplerde o takımın bir çarkı dişlisi olmaya çaba sarf ettim. Çok fazla çalışarak işimi doğru yapmaya çalıştım. Ya da başka türlü ayak oyunları, ya da başka ilişkiler içerisine girerek değil bireysel emek ve çabayla bir şeyler yapmaya çalıştım. Geldiğimiz nokta meslekte 25. yıla girdim. Şükür bu yolda devam ediyoruz. Allah utandırmasın. Tv 8 de güzel bir sinerji yakaladık ki özel bir sektörde 14 yıl bir televizyon kanalında çalışmak, çalışabilmek çok mümkün değil. Adeta 2. yuvam oldu. 1.yuvam Trt ise 2.yuvam yaşadığım huzur bulduğum Tv 8 oldu.
 
Ayson Karabağ: Sesinizin ve o anki duruşunuzun bir özelliği var . Siz kendinizi beslemek için katkıda bulunuyor musun? Kitap okumakta mı bulursunuz ya da frenlerinize basmak için hislerinizi mi kullanıyor sunuz ?
Kaan Yakuphan: 45 yaşımdayım . 45 yılın bir birikimi var. Ne iş yapıyor olursanız olun, yaptığınız işin en iyisini yapın. 45 yıllık bir ürün var. Bu ürünün içinde aile var çevre var eğitim var okuduklarınız var başınızdan geçenler hayatın size kattıkları sizden aldıkları insan ilişkileri var.Dolayısıyla kendini dik tutabilmek adına ben her zaman sahici oldum. Bu işle rolun doğru olduğunu düşünmüyorum. Üzerinize giydiğiniz elbise gün gelir çıkartılır. 25 yıldır ekrandayım.Ama koltukların ekran önündeki konumların he zaman değişebileceğini biliyorum.Dolayısıyla onun hevesine tanınmışlığına hiçbir zaman pirim vermedim. Hep sahici oldum. Yaşamımı da sahici olarak sürdürüyorum. Ekranda da beni gördüğünüzü görürsünüz, ekranda farklı bir şey görmezsiniz. Bur da ki ses tonum neyse ekran da da odur. Ben neyim sahici bir adamım. hepsi bu. Tabi ki kendimi beslemek için eğitimin de önemi var. Birlikte çalıştığınız insanları da önemi var.Her gün herkesten her şey den bir şey öğretebilir siniz. Bu kapıda gördüğünüz bir dilencide olabilir, bir simit satıcısı da olabilir.Ama hayatın içinden gelen insanlardan hayattan bir şey alan bir şey veren insanlardan sürekli bi şey alabilirsiniz.
Ayson Karabağ.: Beslenmek lazım.
Kaan Yakuphan: Evet bende o beslenmeyi elbette çevrenizden , ilişkilerden okuduklarınızdan yaptığınız işten besleniyorsunuz ama insanın hamurunun da iyi olması lazım. İnsanın hamuru mayası düzgünse o insandan kötü bir şey çıkmaz diye düşünüyorum.
 
Ayson Karabağ: Bilgi nedir ?
Kaan Yakuphan: Bence bilgi yaşadığınız müddet boyunca gördüğünüz her şey den aldığınız gerçek olan şeydir. Okuduğunuzdan yaşadığınızdan çıkardığınız dır. Evlatlarınızdan, annenizden babanızdan hayattan aldığınız şeylerdir. Üniversiteye gitmemiş bir insanında derya olduğunu görürsünüz.Bizim Anadolu da böyle çok insanımız var.Karşınıza alır konuşursunuz size öyle şeyler söyler ki bir ömrü bir cümlede özetler. Herkesten öğreneceğimiz bir şeyler var. Belki bir kelime ile insanın hayatını değiştirebilirsiniz. Dolayısıyla bilgi çevrenizde olup biten yaşadığınız ne varsa okuduğunuz ne varsa onlardan süzdüğünüz şeydir.
 
Ayson Karabağ: Sizce sevgi nedir ?
Kaan Yakuphan: Çok zor ve de çok geniş bir soru. Sevgi hayatın ta kendisidir. İnsanlarla olan ilişkinizde de mesleğinizde de, hayatınıza olan bağlılığınız da da bağımlılığınız da sevgi ön plandadır. Sevgisiz herhangi bir şey yapabilmek mümkün değil.Sevgisiz bir evliliği de yürütebilmek , işi de devam ettirebilmek sevgisiz hayata devam edebilmek mümkün değildir. Sevgi hepimizin beslendiği ana şeydir.Hayatın özüdür.
 
Ayson Karabağ: Sevgi veren için ilaç, alan için şefkat duygusudur.
Kaan Yakuphan: Güzel bir laf çok doğru.
 
Ayson Karabağ: Çocuğa yavrum diyorsunuz ya o çocuğa elektrik veriyorsunuz kendinizi de şarz etmiş oluyorsunuz. Önünüze engeller çıkıyor mu çıkan engelleri nasıl aşıyor sunuz ?
Kaan Yakuphan: Engelsiz bir hayat yok . Önümüze her zaman engeller çıktı. Mesleki hayatta da kendi özel hayatınızda da engeller elbette çıktı. Ama nasıl aşıldı. Az önce de söylediğim gibi siz sahici olarak dürüst olarak doğrucu olarak yolunuza devam ediyorsanız o engellerde Allahın izniyle önünüzden kalkıyor ya da aşabiliyorsunuz ve ben engelleri çok önemsiyorum bu aslında bir sınav ve her engeli aştığınızda sizi öldürmüyor güçlendiriyor. Dolayısıyla o gücü kendinizde hissedebiliyorsunuz. Her engeli aştıktan sonra şükretmeyi biliyorsanız ve bir sonraki için donanımınızı hazır tutuyorsanız işte o zaman hayatta başarı da böyle bir şey.Hayatta başarıda öyle çok büyük paralar çok büyük işler, yatlar, katlar v.s  hayatta başarı bu değil. Ben kendi evlatlarıma da yaşam  için hep şunu söylüyorum birinci olmayın  en önde olmayın ama belirli bir yaşa geldiğinizde mutluyum diyebilin. Bende onlar için öyle bir hayat kurmaya öyle bir hayatı sürdürmeye çalışıyorum.
 
Ayson Karabağ: Birazda babalıktan bahsedelim. Ben 53 yaşımdayım. Oğlum 21 yaşında. Çocuğun seviyesine inemiyorum zorlanıyorum. İki tane akıl hocam var , akıl alıyorum danışıyorum.Kuşak farkımız var. Biz babanın karşısında otururken oturuşumuza dikkat ederiz, şimdi ki çocuklar çok rahat. Siz de çocuklara hazırlık yapıyorsunuz, fedakarlığınızı görüyoruz, bununla ilgili bir teraziniz, ölçünüz var mı ? 
 
Kaan Yakuphan: Hayatta her şey yaşanıyor. Ben çocuklarımı tek başıma yetiştiriyorum. sanırım kastettiğiniz o. Tabi ki engeller ve zorluklar oluyor .Ben bir erkek, bir de kız evlat babasıyım. Oğlum 16 yaşında kızım 8 yaşında. Oğlum lise 2.sınıfta, kızım ilkokul 3 e gidiyor. Ben örnek olmaya inanıyorum. Çocuklara ne söylerseniz söyleyin söylediklerinizin pekte bir faydası yok. Yaptıklarınızla hayatınızla, hayatınızın zorluklarında vermiş olduğunuz kararlarla örnek olabiliyorsunuz. Bir şekilde çocuklar sizi o anlamda örnek alıyor.Siz istediğiniz kadar evladım bu sigarayı içme, evladım şu hareketi yapma, şöyle davran dersiniz söyledikleriniz uçar gider. Çocuklar sizin yaptıklarınızı görerek  büyürler. Amerika’lıların bir sözü vardır. ''Maymun gördüğünü yapar'' diye . Aynen öyle siz nasıl yaşıyorsanız bir şekilde sizden bir şeyler alacaklardır.
 
Ayson Karabağ: Bilgiyi ikiye ayırıyoruz. Gizli öğrenme açık öğrenme. Açık öğrenme bilgiyi ilminden hocadan öğrenme bu da % 8 dir. Bir de gizli öğrenme oda televizyondan gazeteden arkadaştan çevreden bu da % 92 dir. Buda nedir çocuk için çevrenin etkisi var arkadaşlarının etkisi var ben kendimi dışarda kalmış hissediyorum. Bir şey vermek içinde çaba harcıyorum ama onu ekmeğin arasına mı koyayım başka yemekle mi sunayım formüller düşünüyorum. Ondan dolayı zorlanıyorum .Bunlar üzerinde başka bir düşünceniz var mı ? sizde araştırabiliyor mu sunuz ? Farklı bir gözlükle bakabiliyor mu sunuz ?
 
Kaan Yakuphan: Bizde gerek gördüğümüzde ve ya ihtiyaç duyduğumuzda profosyonel yardım almaktan kaçınmıyoruz.Benim yetemediğim aklımın ermediği zamanlar olduğunda elbette profosyonel destek alıyorum.Bu bir psikolog olabilir, bir pedegog olabilir ya da işin uzmanı çevrenizde ki insanlar olabilir, bizden daha tecrübeli olduğuna inandığımız , yaptıklarıyla başarısını kanıtlamış insanlardan da akıl almamız her zaman için mümkün .Kızım daha küçük dolayısıyla benim yetemediğim anlamlandıramadığım ya da şu ana kadar ki tecrübelerimin yetmediği dönemler olduğunda bir uzmandan destek alıyoruz. Ama dediğim gibi evladınıza örnek olmak önemli . Arada ki kuşak farkını çok fazla hissetmek yaşamak istemiyorsanız sizde kendinizi bir şekilde genç tutmak, genç fikirli, açık fikirli olmak zorundasınız. Teknolojiyse , teknolojiye sizde tam uyumlu olacaksınız ki onlar ne yaşıyor neyi nasıl algılıyor arada ki açığı bu şekilde kapatabiliriz diye düşünüyorum. Ama elbette bir kuşak farkı olacak olmaması mümkün değil. Herhalde 45 yaşında ki bir adamın 16 yaşında ki bir çocuk gibi algılaması mümkün değil ama sık sık verilen öğütlerin ters tepki yarattığını düşünüyorum.O yüzden az ve öz öğüt, ama bunu da tecrübelerle aktarabileceğimiz ya da bir kitap tavsiyesiyle uzaktan bir göz olmak çok daha iyi. Çok fazla çocuğunuzun üzerinde olduğunuz da onu takip ettiğinizde bu da ters tepebiliyor.Bu sefer çocukların kendilerine güven gelişimi sıkıntıya giriyor.
 
Ayson Karabağ: Şu an sokaklara çıktığınız zaman, dışarı gittiğiniz zaman, alışveriş yaptığınız zaman halk sizi tanıyor seviyor ordan sizin sıkıntınız var mı ? Halkla iç içe misiniz ?
 
Kaan Yakuphan: Ben bir sanatçı değilim, aktör değilim, şarkıcı değilim, dolayısıyla bize duyulan ilgi farklı boyutlarda . Evet ekranlardan elbette tanınıyoruz. 25 yıldır ekrandayız ve erkekler ekranda göründüğünden pekte farklı olmadığı için tanınmak daha da kolay. ama tabi insanlar beni 25 yıldır aynı çizgide görüyor. Neden? Çünkü başta bahsettiğim şey sahici olmak. Ekranda farklı dışarı da farklı bir insan değilseniz bu seyirciye de sizi tanıyan insanlara da bir şekilde geçiyor ve dolayısıyla ben hayatın içindeyim zaten.Her hafta cumartesi günü kendi alışverişimi kendim yaparım.Patatesimi de kendim seçerim. Balığımız da kendim seçerim. Dolayısıyla insanlarla hep iç içeyim. Komşularımla da son derece güzel ilişkilerim var.Çevremde ki insanlarla da herkesle de sohbet ederim.Zaman buldukça beraber vakit geçirmeye çalışırım. Dışarıda pozitif bir elektrik alıyorum. bunun iki nedeni var. Biri yıllardır ekranda olup aynı çizgide devam edebilmek insanların hoşuna gidiyor. Yaşlı teyzeler geliyor ben senin gençliğini de bilirim. Gençken de seni ekranda görürdük şimdide görüyoruz seni de çok seviyoruz. O zaman evimizin evladıydın şimdi abisi oldun. Bu da hoş bir şey . Ama negatif bir şey almadım. Tabi televizyonda haber sunan insanlara karşı izleyicinin bir güven duygusu oluşuyor. Sizde bu güveni bozacak adımlar atmıyorsanız, doğru düzgün akıllı bir şekilde yaşıyorsanız hayatı dolayısıyla negatif bir şeyle karşılaşmıyorsunuz.
 
Ayson Karabağ: Fazla överseniz vatandaşı doğru yoldan da çıkartabiliyorsunuz. Siz diyorsunuz taşlar yerine oturdu istedikleri kadar alkışta yapsalar yağda yapsalar.
 
Kaan Yakuphan: Öyle bir duygum hiç bir zaman olmadı. İlk star döneminde başladığımızda star da en genç  spikerler bizdik. Genç spiker olgusu da yoktu.Genelde belli yaşın üstünde ki insanlar haber sunarlardı ama bizimle birlikte ilk özel kanal ve genç insanlar 22-23 yaşında star tv de ekrandasınız. Bu tabi ki fazlasıyla abartılı bir tanınmışlık getirdi. hatta ilk dönemde biz Almanya’daydık Türkiye de ki televizyonlar telefon açtılar, ''lütfen rica ediyoruz orda fotograflarınızı çektirin parasını biz veririz. Profosyonel fotograflar olsun biz gazetede haber yapmak istiyoruz. Yaptık bunu. Daha sonra Türkiye ye geldik gerçekten farklı bir teveccüh ile karşılaştık ama ben o gün şu kararı verdim kendi adıma , içimdeki duygunun da öyle olduğunu söyleyebilirim. ''bugün ekranda olabilirsin yarın bambaşka bir iş yapabilirsin dolayısıyla tanınmışlık sana hiçbir şey kazandırmaz. O yüzden kendine dikkat et yaşamına dikkat et, düzgün yaşa alkışların geçici olduğunu bil'' dolayısıyla Star da da çalıştım Atv de de çalıştım Tv8 de de çalışıyorum hayatımda hiçbir değişiklik yok.
 
Ayson Karabağ: Gözünüzde ki terazi duruyor. Meslektaşlarınıza şöyle bir baktığınız zaman , bazıları sektöründe kurduğu başarıyı kendi elleriyle düşürüyorlar ve ya yükseltiyorlar. Böyle baktığımız zaman sizin örnek aldığınız örnek kişi kim ?
 
Kaan Yakuphan: Daha genç daha erken yaşlarda bunu sorsaydınız elbette Trt deki abilerimizden ablalarımızdan hocalarımızdan örnek aldığımız insanlar vardı. ama şu an artık bizde belli bir yaşa geldik şimdi ben isimleri söylesem hatırlayamayabilirler, ama tabi ki bu meslek bu iş ve ya aşk adına ne derseniz deyin sadece ekranda yaptığınız ve ya mutfakta hazırladığınız çalışma değil bir bütün. Kişiliğinizle de bütün. Dolayısıyla kişiliğiyle de bir örnek kimler var derseniz mesela daha önce birlikte Tv 8 de de çalıştığımız Trt nin çok eski spikerlerinden Erkan Oral derli toplu düzgün beyefendi kişiliğiyle de mesleki çizgisiyle de her zaman düzgün bir insan olmuştur. Onun dışında Trt de birlikte zamanın da çalıştığımız Zafer Kiraz, Nermin Tunçlu , bunlar kişilikleriyle de çalışmalarıyla da göz doldurmuşlardır.dolayısıyla gençlerin örnek alabileceği insanlar olduklarını söyleyebiliriz. Ama şu anda ekranda var olanlardan derseniz bu konuda konuşmak istemem açıkçası negatif ya da pozitif bir şey söylesem diğerlerine ayıp olur.Dolayısıyla öyle de bir ayrım yapmak istemem 
 
Ayson Karabağ: biz Azerbaycanlıyız. Türkiye’ye geldiğimizde bize dediler ki ne olur Türk spikerlerini dinleyin Türkçe’nizi geliştirin. Dolayısıyla bizim okul orası oldu. Türkçemiz berbattı kullandığımız kelimeleri insanlar anlamıyordu. Tabi zamanlar yüzde elliye kadar Türkçemizi düzelttik.O nedenle Trt bizim için okuldur.Sizinde okul dediğiniz derya dediğiniz beslenme dediğiniz hedef dediğiniz örnek aldığınız bir kişi var mı?
Kaan Yakuphan: Çok fazla yok çünkü ben hayatın akışına çok güvenirim. Kadere de inanırım. Hayat sizi bir yerlerden alır bir yerlere götürür. Aşağıda indirir yukarıda çıkarır, kimi zaman tesadüftür, kimi zaman şanstır o şansı kendinizde yaratabilirsiniz. Seçimlerinizde sizi belirli noktaya getirir. Dolayısıyla mesleki açıdan şu hedefim var demem mümkün değil ama ben her türlü hedef için kendi çabamı sarf ederim, çalışmamı sürdürürüm ondan sonra hayat bizi nereye sürükler bunu Allah bilir sadece.
 
Ayson Karabağ: Şimdi ekranda komedi dizileri var filmler çekilir.Siz kendinize ayna da baktığınız zaman komik görebiliyor musunuz?
 
Kaan Yakuphan: Bilmem bunu beni tanıyanlara sormak lazım. Şimdi ben kendim için komiğim veya mizahi bir yönüm var demek mümkün değil.
 
Ayson Karabağ: Mehmet Ali Brand'ın (Allah Rahmet eylesin) mizahi yönü olması programda izde bırakıyor. o sunuşunda ki ‘ıııı’ lar bir espiriye kadar gitmişse bu harika bir şey .Kötü bir şey değil dediğimiz gibi
 
Kaan Yakuphan: Kesinlikle değil. Bilmiyorum ben o kadar ekran önünde haber sunulmasında çok ta fazla bir mizahi dil kullandığımı söyleyemem .Zaman zaman olur kimi zaman bir haberle ilgili eleştiri getirebiliriz. Ya da komik bir durumsa onunla ilgili yorumda yapabiliriz.Ama bunu belirli bir çizgi çerçevesinde yapmayı tercih ederim. Bu beni üslubum. Dolayısıyla kimseyi bu konuyla ilgili eleştirmem akıl vermem ama herkes neyse onu ekranda veriyor.Ben kendim dışında bi şeye öykünmem. Neysen o sun olmadığım bir şeyi oynayamam.Ve de oynamaya da inanmıyorum. Rahmetli Mehmet Ali Brand’ın özü öyleydi .Dolayısıyla espirili bir üslup sergiliyordu. o da bizim beğendiğimiz sevdiğimiz bir üsluptu açıkçası. Ona yakışan bir üsluptu.
 
Ayson Karabağ: Gençlere bir abi olarak ne tavsiye edersiniz. Genel anlamda bunu yapsınlar böyle davransınlar gibi.
 
Kaan Yakuphan: Ne yaparsanız yapın bu ekranda sunucu olmak, muhabirlik olabilir ve ya devlet dairesinde memur olabilirsiniz i polis olabilirsiniz, çaycı olabilirsiniz. Hangi mesleği yapıyor olursanız olun işinizin hakkını verin. Önce yeterli eğitiminizi alın, hiçbir zaman o eğitimi bırakmayın, sürdürün mesleğinizi yaparken de mesleğinizle ilgili öğrenebileceğiniz her şeyi öğrenin ve o bilgi akışını hiçbir zaman kesmeyin. Herkesin dediğini uygulamayın ama herkesi dinleyin . Herkesten alınacak mutlaka bir şey vardır.Herkesten öğrenilecek bir şey vardır. Öğrenme sürecinde ben oldum diyen insan zaten bitmiş bir insandır. Hiç bir zaman oldum demeden yola devam etmek lazım. Çalışmayı sürdürmek lazım. Eğitim çok önemli . Çay servis etmek lazımsa o işi en iyi şekilde en temiz şekilde yapalım.Doğruluktan sahicilikten asla ödün vermeyin. Bunları yaparsanız gün gelir sizde mutlaka hakettiğiniz yerde olursunuz.
 
Ayson Karabağ: Bizim okuyucularımız ağırlıklı sekreterler sizce sekreter dediğimiz zaman siz bu kelimeden ne anlıyorsunuz. Sekreterleri görüyorsunuz çalışıyorsunuz sizce sekreter nedir ?
 
Kaan Yakuphan: En güvenmeniz gereken insandır. işinizi yaparken mutlaka destek aldığınızdır ve aynı zamanda sağ koldur. Asistanlar sekreterler olmadığı zaman bir kolunuz eksiktir.Herkes her şeyi çok iyi yapamayabilir . Patron olabilirsiniz yönetici olabilirsiniz ama bir sağ kolunuzun mutlaka olması lazımdır. Bu da sekreter ve yaz asistandır. Hangi kelimeyi kullanmak isterseniz onu kullanın ama onun desteğine mutlaka ihtiyacınız var. O sizin adeta koruyucu bir zırhınızdır. Sizi bazen yanlış yapmaktan bazen unutkanlıktan başka şeylerden kurtarıyor.
 
Ayson Karabağ: Sekreter bizim kapımızda anahtardır, içeri girdiğiniz zaman , santral sekreteriniz var yönetici sekreteri var, tıp sekreterimiz var, hukuk sekreterimiz var, yazı sekreterimiz var. Kışla gibi düşünüyorum binbaşı var yarbay var albay var . ben istiyorum ki bu taşlar yerine otursun.Bir asistan dediğiniz zaman seyahat engeli olmayan  özgüveni olan, kişiyi yönlendiren yöneten dinleyen yerinde konuşan gerekirse espiriye müsait olan, kişi lazım. Kişiliği oturmuş. Türk filmleri sekreter için nasıl bir iz bırakmışsa hala o izi temizleyemiyoruz.
 
Kaan Yakuphan: O algılar hala varsa o algıları yok etmek sanırım sizlere düşüyor. Sekreter veya asistan dediğimiz hem mesleki anlamda hem de sekreterliğini yaptığı kişinin  dert ortağı oluyor. Bazen konumunuz itibariyle evde eşine anlatamadığı veya diğer kişilerle paylaşamadığı durumları çoğu zaman sekreterler bilir. Yöneticilerin en gizli şeylerini o bilir .Alışkanlıklarını o bilir. Çayı nasıl içeceğinden yemeği nasıl yediğinden hayatını nasıl organize edeceğine kadar bilir.
 
Ayson Karabağ: İnanın benim sekreterim mesela misafir gelecek adam nereli Erzurum mesela. Kıtlama çay içer ona uygun şekeri alır çayı öyle ikram eder. Benim günlük yazılarımı derler toplar. Bazen hocam şu kelimeleri Azeri’ce yazmışsınız Türkiye de bu böyle anlama gelir diyerek bizi toparlıyor.
 
Ayson Karabağ: Sizinle yaptığım bu röportajdan feyiz aldım, duruşunuzla kişiliğinizle örnek bir insansınız bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz.
 
Kaan Yakuphan: Estafurullah benim içinde çok keyifli dakikalardı.

 

img
img
img
YORUMLAR

Yorum Yapınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar ile işaretlenmiştir *

Cancel reply

Yorumlar

  •  
    Kevin Nomad
    22 July 2014

    Donec ipsum diam, pretium mollis dapibus risus. Nullam tindun pulvinar at interdum eget, suscipit eget felis. Pellentesque est faucibus tincidunt risus id interdum primis orci cubilla gravida id interdum eget.

    REPLY
  •  
    Kevin Nomad
    22 July 2014

    Donec ipsum diam, pretium mollis dapibus risus. Nullam tindun pulvinar at interdum eget, suscipit eget felis. Pellentesque est faucibus tincidunt risus id interdum primis orci cubilla gravida id interdum eget.

    REPLY
    •  

      Donec ipsum diam, pretium mollis dapibus risus. Nullam tindun pulvinar at interdum eget, suscipit eget felis. Pellentesque est faucibus tincidunt risus id interdum primis orci cubilla gravida id interdum eget.

      REPLY
    •  

      Donec ipsum diam, pretium mollis dapibus risus. Nullam tindun pulvinar at interdum eget, suscipit eget felis. Pellentesque est faucibus tincidunt risus id interdum primis orci cubilla gravida id interdum eget.

      REPLY