Baba Yarısı Akın Karabağ: Sevginin, İlginin ve Kardeşliğin Adı
“Abi baba yarısıdır” derlerdi, pek inanmazdım. Ta ki Akın Karabağ’la yaşadığım o unutulmaz günlere kadar…
Ali Askeri Karabağ, Türkiye’ye geldiğinde beni de yanına alıp Çanakkale Altınoluk’a doğru yola çıktığımız gün, sabah saat 05.00’te yazdığı mesajlarla uyandım.
“Çıktınız mı?”
“Yolda durun, güzel bir kahvaltı yapın.”
“Yavaş gelin, yollarda radar var, dikkat edin.”
“Çanakkale’de müzeyi gezin.”
“Yolda dinlenecek bir yerde durun, bir kahve için.”
Sabahın beşinden öğleden sonra üçe kadar ya yazdı ya aradı. Yol boyunca yanımızda değilmiş gibi değildi; sesi vardı, ilgisi vardı, aklı ve yüreği bizdeydi. Bu bile onun “baba yarısı” olduğunu kanıtlıyordu.
Akın Abi sevgisini böyle gösteriyordu: İlgiyle, düşünerek, değer vererek… Bizim için hayaller kurarak, kardeşleriyle buluşacağımız anı yaklaştırarak… İstanbul’dan Altınoluk’a varana kadar, aslında bizimleydi.
Yanına vardığımızda ilk sözü şu oldu:
“Cüzdanlarınızı çıkarın, yengenize verin. Benim misafirimsiniz. Günlük planı ben yapacağım, siz bana uyacaksınız.”
O andan sonra plan tamamen Akın Abi’ye aitti. “Kalkıyorsunuz, denize gidiyoruz.” dedi, gittik. Dönüşte yemek, ardından çarşı turu… Ali Askeri’ye üzerine ismini yazdırdığı bir çakmak, bana telefon kılıfı aldı. Eve dönüşte çay, kahve, Medine hurması, mandıra yoğurdu derken günü kapattık.
Sabah altıda bizi kaldırdı. Zeytinyağına limon sıktı, içirdi, yürüyüşe çıkardı. Şelalelerden, su birikintilerinden geçerek bir saatlik yürüyüş yaptık. Köpekler bize eşlik etti, dost oldular. Kahvaltının ardından deniz keyfi… Akşam yemeği Şahin Tepe’de, ardından Altınoluk köyü, Yeşilyurt köyü… Manzara, kahve, tarihi dokular, oteller… Bir gece kalma hayaliyle ayrıldık.
Sonunda beni otobüse bindirdiler. Ayrılık vaktiydi… Akın Abime, yengem Serap’a, kardeşler Ali Asker’e kardeşliğin ve abi-kardeş bağının tadını bana yeniden yaşattıkları için minnettarım. Annemiz Feranda’nın ne kadar mutlu olduğunu gördüm. Bu, her şeye değerdi.
Şunu öğrendim: Abinizin, kardeşinizin kıymetini bilin. Geçmişi bırakın, günü yaşayın. Bir araya gelin, birlikte zaman geçirin. Asla eski kırgınlıkları deşmeyin.
Güzel günlerinizi çağırın; onlar sizi yeniden buluşturacaktır.
Ayson Karabağ
Bakırköy’den Haber Gazetesi Genel Müdürü






