Bakırköy Bize Öğretti: Göçmen Bir Çocuğun Dersleri
Azerbaycan göçmeni bir ailenin çocuğu olarak İstanbul’a geldik. Eksiklerimiz vardı; dilimiz, alışkanlıklarımız, şehir kültürüne yabancıydık. Ancak Bakırköy, kısa sürede hem öğretmenimiz hem de yol göstericimiz oldu.
Bakırköy bize yalnızca bilgi vermedi; yaşamı sevdirdi. Sokakta çöp atılmayacağını, kamu alanlarına saygı gösterileceğini öğretti. Yaya yollarının araç parkına kapalı olduğunu, sarı çizgilerin görünmeyen engellerle dolu olmadığını anlattı. “Ne bulursan oku” dedi; büyükleri dinlemeyi, hikâyesi olan insanların deneyimlerinden ders çıkarmayı öğretti. Atasözlerini okumayı ve üzerinde düşünmeyi öğretti; insanların bilgisine saygı göstermeyi öğretti.
Burada öğrendiklerim şunlar oldu:
Günaydın demenin, selamlaşmanın insan ilişkilerini güçlendirdiği;
Karşındakini gözlerine bakarak dinlemenin, gerçek iletişimin kapısını açtığı;
Her konuda bilgi sahibi olmaya çalışmanın, ama bilginin yükünü başkasına yıkmamanın önemi;
İyi ile kötüyü ayırt etmenin, sağlıklı olmanın ve akla güvenmenin değeri;
Farklı insanları tanımanın ve onlara iyilik yapmanın toplumsal bağları güçlendirdiği.
Bakırköy, bana şehir kültürünü aşıladı; duyarlı, paylaşmayı bilen ve sevgiyle bağlı bir vatandaş yaptı. Bugün burada edindiğim değerleri, öğrendiklerimi Bakırköy için harcamak istiyorum.
Ayson Karabağ
Yazar-Gazeteci