“Yolculukta Suskunluğun ve Dayanışmanın Dersleri”
Hayat bir yolculuktur. Yola çıktığınızda yanınıza doğru yol arkadaşları alırsınız; bazen imkânlar kısıtlıdır, ama ileriyi görebiliyorsunuzdur. Cesaretiniz vardır, mücadele ruhunuz vardır ve arkanızda size inanan, güvenen bir eş, bir destekçi bulunur. Ancak bu yolculukta en büyük sınavınız, dışardan gelen sözlerin, kıskançlığın ve ihanetin yarattığı yaralardır.
Yolculuğun başında kurduğunuz hayaller, kendi ellerinizle ördüğünüz çadır gibidir. Ne var ki bazıları, bu çadırın ortadaki direğini kırmaya, parçalamaya çalışır. Sözcükler bazen zehire dönüşür; “zehir kelime” olarak adlandırdığımız ifadeler insanın iç dünyasını yıpratır, moralini bozar. Yukarı bakarsınız, aşağı bakarsınız; en doğru tavır çoğu zaman susmaktır. Çünkü düşüncelerinizi dinlemeyen, empati kurmayan, aynaya bakmayı reddeden insanlar vardır.
örgüt kültürü:
Bir örgüt kültüründen gelmiş olanlar bunu bilir: Örgüt, sır tutar; sıkıntıları paylaşır, omuzlar; yükü tek başına taşır, arkadaşı satmaz. Ancak toplumda bazen işler tersine döner: İşine gelince “canı ciğeriniz” olanlar, iş bittiğinde sizi yalnız bırakabilir. Kendi ayakları üzerinde durdukça “düşman” görülebilirsiniz. Yakınınızda sizi desteklediğini iddia edenler, aslında sizi köreltmeye çalışabilir — içeriden gelen düşman en tehlikelisidir.


Ders verici, eğitici çıkarımlar:
Susmak bir güçtür: Her tartışmayı cevaplamak zorunda değilsiniz. Susmak, haklı olsanız bile huzuru korumanın bir yoludur.
Sözcüklerin gücünü küçümsemeyin: Kırıcı sözler derin yaralar açar; konuşmadan önce düşünün, konuşurken empatiyi elden bırakmayın.
Örgüt kültürünü ve dayanışmayı önemseyin: Güvenilir bir çevre kurmak, yalnız yürümekten daha güçlü bir stratejidir.
İçerideki tehdide dikkat edin: Düşman her zaman dışarıda değildir; yakın çevrenizdeki niyetleri gözlemleyin.
Kendinize ve emeğinize sahip çıkın: Ayakta kalmak, bazılarının rahatsız olmasına sebep olabilir; bu durum sizi yolunuzdan alıkoymamalı.
Ayna tutmayı öğrenin: Başkalarını eleştirirken önce kendi davranışınızı gözden geçirin; değişim önce kendinizde başlar.
Hayat yolculuğunda yara almak kaçınılmaz olabilir; ama yara almakla yanmak farklıdır. Yanan taraf siz olmayın. Suskunluğun, örgütsel dayanışmanın ve bilgelikle hareket etmenin önemini unutmayın. İçerideki ve dışarıdaki tehditleri ayırt edin; sözün gücünü doğru kullanın. Böylece hem kendinizi korur, hem de etrafınızdakilere örnek olursunuz.
Siz Ne Düşünüyorsanız?
Fikirlerinizi Bizimle Paylaşan Ve Fikirlerinizi Yorumlarınızı Başka İnsanlara Işık Olsun.
Ayson Karabağ
Yazar-Gazeteci





