Zabıtalar, belediye ile vatandaş arasında köprü görevi görür. Sokak sokak gezer, gözleriyle görür, kulaklarıyla duyar; şehrin kültürünü korur, düzeni sağlar. Amaç cezai işlem kesmek değil; vatandaşa, esnafa ve kente doğruyu göstermek, şehir kültürünü sahiplenmektir.
Ne var ki, Bakırköy’de özellikle Ebuzziya Caddesi bunun tam tersi bir tabloya sahne oluyor. Akşam saatlerinde yapılan gözlemlerde; esnafın yaya yoluna masa, sandalye, koltuk attığı, ürünlerini caddeye serdiği, reklam brandalarıyla kaldırımları kapattığı görülüyor. Üstelik bazı dükkân sahipleri, müşterilerini dükkâna davet etmek yerine yaya yolunu adeta bir “sohbet alanına” çevirmiş durumda. Vatandaşlar, ürün sergilerinden ve motorlu araçların işgalinden dolayı ana yoldan gelen trafiği beklemek zorunda kalıyor. Yaya yolu, esnafın keyif alanı hâline gelmiş.
Esnafa Çağrı
Dükkan kiralıyorsanız, yatırımınızı içeride yapın. İçeriye müşteri çekin, vitrininizi güzelleştirin. Yaya yolunu masa ve sandalye ile işgal etmek, sigara içme alanına çevirmek, hem şehre hem de müşteriye saygısızlıktır. Müşterinin aradığı şey güvenli, huzurlu ve düzenli bir cadde ortamıdır.
Zabıtaya Çağrı
Zabıta sadece şikayet olduğunda harekete geçen bir birim değildir. Göreviniz sokaklarda dolaşmak, yanlışları uyarmak, doğruları anlatmak ve şehrin kültürünü korumaktır. Ancak zabıtanın görev başında sosyal medyada vakit geçirdiği, masa başında saat doldurduğu yönünde ciddi eleştiriler var. Eğer gerçekten görev yapılmazsa, yaya yolları işgal altında kalır, şehir kültürü yok olur.
Bakırköy halkı açıkça soruyor: Zabıta kimin yanında olacak? Esnafın keyfi mi, vatandaşın hakkı mı?