• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Kars Çamlık Balı Kurucusu Yücel Üzeyir ve Altın Damlalar: Doğanın Gizli Mirası Hikayesi 

Kars Çamlık Balı Kurucusu Yücel Üzeyir ve Altın Damlalar: Doğanın Gizli Mirası Hikayesi 

Kars Çamlık Balı Kurucusu Yücel Üzeyir ve Altın Damlalar: Doğanın Gizli Mirası Hikayesi 

Yıllar önce, Kars’ın Çamık dağlarının eteklerinde, dedem ve nenem, taş evlerinde geceleri duydukları tuhaf uğultulara kulak vermeye başladılar. Başlangıçta bunu çatıdaki rüzgarın bir oyunu sandılar, ancak zamanla bu sesin doğanın onlara fısıldadığı bir sır olduğunu fark ettiler. Uğultu, geceleri evin içinde dalgalanıyor, görünmeyen bir varlık gibi evin her köşesinde dolaşıyordu.

Bir gece nenem, odanın ortasına damlayan bir sıvıyı fark etti. Parmaklarıyla dokunduğunda, tatlı ve yapışkan bir hisle karşılaştı. Bu, baldı! Dedem ve nenem, bu olayın sıradan olmadığını anlamışlardı. Dedem, sabahın ilk ışıklarıyla hemen çatıya çıktı.

Çatıya çıktığında gördükleri inanılmazdı: Evin çatısı, dev bir arı kovanına dönüşmüştü. Yüzlerce Kafkas arısı, çatıya yuva yapmış, evin her köşesini bal ile doldurmuştu. Tavan o kadar doluydu ki bal damlaları aşağıya sızıyordu. Doğa, onlara adeta bir altın hazine sunmuştu.

Dedem o gün bir arıcı dostunu çağırdı. Birlikte, çatının içindeki kovanlardan kova kova bal topladılar. O gün dört kova dolusu bal elde ettiler. Arıları ise özenle yeni yuvalarına taşıdılar. Bu sadece bir bal hasadı değil, doğanın sunduğu bir mucizeydi.

Bu olaydan sonra dedem arıcılığa başladı. Arıcılık, onun için sadece bir iş değil, doğayla kurduğu kutsal bir bağdı. Her sabah kovanlarının başına geçtiğinde, doğanın ona sunduğu bu bereketin farkındaydı. Arılarla olan bağı, arıcılığı bir sanat haline getirdi. Her bal damlası, doğanın ona duyduğu sevginin bir sembolüydü.

Dedemin bu mesleği babama devretmesiyle, arılar bu kez onunla aynı bağı kurdular. Babam, dedemden öğrendiği gelenekleri modern tekniklerle birleştirerek arıcılığı daha da büyüttü. Arılar, ona da bereketlerini sundular.

Ve şimdi sıra bende. Üç kuşaktır süregelen bu miras, artık benim ellerimde. Dedemden babama, babamdan bana geçen bu bağ, yalnızca bal üretmekle sınırlı değil; doğanın sunduğu mucizelere saygı duymanın bir simgesi oldu. Arılarla kurduğum bağ, her hasatta kovanlarımın altın damlalarla dolmasını sağladı. Dedemin mirası, modern üretim teknikleriyle birleşerek Kars’ın eşsiz çiçeklerinden toplanan altın balı sofralara taşıyor.

Ancak hikaye burada bitmedi. Arılarla kurduğum bağ, zamanla sanatla birleşti. Arılar bana yalnızca üretim değil, ilham da verdiler. Arılarla ilgili heykeller yaptım, resimler çizdim. Onlar, hayatımın her alanına nüfuz ederek bir ilham kaynağı oldular. Bu eserler sosyal medyada ve haberlerde ilgi çekti. Halk arasında bana “arılarla fısıldayan adam” demeye başladılar.

Bugün ÇAMİK adıyla tescillenen markamız, dedemin çatıda bulduğu o ilk balın heyecanıyla yoluna devam ediyor. O gün sadece bir başlangıçtı; bugün bu altın damlalar, organik sertifikamızla dünya çapında sofralara ulaşıyor. Her damla bal, o çatıdan sızan ilk damla kadar değerli ve anlamlı.

Bu hikaye, sadece bir iş değil; doğayla kurduğumuz dostluğun, arıların sessiz emeğinin ve üç kuşak boyunca devam eden bir mirasın öyküsüdür. Arılar, sizi severse, bereketlerini sunar. Ve bizim hayatımızın özü, bu dostluktur. O ilk bal damlası, bugün de her sofraya ulaştırdığımız balda yaşamaya devam ediyor.

  • 1.200 gram bal: 1000 TL
  • 1kg…                        750  TL
  • 250 Gr  Polen        200 Tl
  • 50 Gr Ham Propolıs  570

Sipariş için: 0541 336 36 47

Siz de bu lezzetli ve faydalı baldan birini alın! Her gün aç karina bir kaşık bal tüketin, İstanbul’da Oturanlara adres elden teslim ediliyor.

Hazırlayan:
Ayson Karabağ, Yazar-Gazeteci

Çamik organik bal Entegre tesisi İnönü mah. Şeyh Şamil sok.No 1/1 Susuz/Kars   0541 336 36 47

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Bakırköy Haber