Sayın Bakırköy Belediye Başkanım,
Yaptığınız reklamlarda, samimiyet ve güven hissi bulmakta zorlanıyoruz. Acaba biz mi yanlış düşünüyoruz yoksa bu işlerin özü gerçekten böyle mi? Kartaltepe Parkı’nın içinde küçük bir köşe ayırıp buna “yeşil alan” diyerek büyük bir iş yapılmış gibi göstermek, ne yazık ki inandırıcı gelmiyor.

Bir adam hayatını tamamlayıp öteki dünyaya varmış. Ne büyük bir günah işlemiş ne de faydalı bir iş yapmış. Cennet ve cehennem arasında kalmış. “Bu sorumluluğu nasıl taşıyabilirim?” diye kendi kendine düşünmeye başlamış. En sonunda kararını vermek üzere her iki yere de göz atmaya karar vermiş.
Cennete gitmiş; huzur dolu, sessiz, yemyeşil bir yer. Çiçekler açmış, kuşlar ötüyor. Ardından cehenneme geçmiş; davullar çalıyor, zurnalar eşliğinde insanlar eğleniyor, sokak satıcıları canlı bir ortam yaratmış. Adam, “Kararımı verdim, davul zurnanın olduğu yere gideyim, orada canım sıkılmaz,” demiş.
Peki, ne olmuş? Cehenneme girmiş ve kendini yangınların ortasında bulmuş. Acı içinde bağırırken şunu sormuş:
“Ben burayı istememiştim! Davul zurna olan yeri istemiştim!”
Ona şöyle cevap verilmiş:
“Onlar sadece reklamdı.”
Sayın Başkanım, sizin de reklamlarınız bu hikayeye benziyor. İnsanları yanıltmaktan kaçının ve daha inandırıcı, gerçekçi işler yaparak bize güven verin.
Hazırlayan:
Ayson Karabağ, Yazar-Gazeteci