Cemal Aydeğer, ileri görüşlü, büyük hayalleri olan, insanları seven ve misafirperver biriydi. Kayış Dağı’ndan Erenköy’e yürüyerek gidip gelen, işinde dürüst, helal kazanç peşinde koşan, tam bir dost canlısı ve akrabalık bağlarına önem veren bir insandı. Nerede hayır işleri ya da acı içinde biri varsa, üşenmeden yardıma koşardı.
Köylülerine sürekli, “Birlik olun, derneğinize sahip çıkın, çocuklarınıza çevrenizdeki değerleri öğretin. Şehir kültürüne çocuklarınızı kaptırmayın, gelenek ve göreneklerinize sıkı sıkıya sarılın. Bir dernek kurarsanız, sevinçte de acıda da birbirinizin yanında olun, dayanışma içinde yaşayın.” diyerek öğütler verirdi. Öyle ki, köyün mezarlık alanını almak için öncülük etmiş ve büyük bir dayanışma ruhuyla köy halkını bir araya getirmişti. İstanbul’da Karakale Köyün Mezarlığı olan bir Kars merkezi köyü.
Cemal Aydeğer, akrabalarına sahip çıkan, her zaman arayan, soran ve ilgilenen özel bir insandı.
Peki, enişte kime denir? Enişte kelimesi özellikle kız kardeşin ve diğer kadın akrabaların eşleri için kullanılır. Halanın, teyzenin veya kız kardeşin eşi “enişte” olarak adlandırılır. Kan bağı olmamasına rağmen, enişteler yakın akraba olarak kabul edilir.
Cemal Aydeğer benim eniştemdi, en yakın bacanağımdı ve hayatımdaki en iyi hocalardan biriydi. Onun bilgeliğinden, sohbetlerinden ve sevgisinden mahrum kaldık. O, gerçek bir Karslıydı. Kars kaşarını İstanbul’da tanıtan, “Bu tadı dene, beğenirsen al” diyerek Kars kaşarının ve Kars çecil peynirinin tanınmasına büyük katkılar sunan bir insandı.
Misafirperverliğiyle tanınırdı. Nerede bir vefat haberi alsa oradaydı, nerede bir hasta varsa ilk ilgilenenlerden biri olurdu. Telefon açar, sorar, ilgilenirdi. Onun varlığı, bizim için güven ve dayanışmanın bir simgesiydi.
Cemal eniştem, içimizi yakarak gittin… Yüreğimizde derin bir sızı bırakarak aramızdan ayrıldın. Mekânın cennet olsun, nurlar içinde uyu.
Allah rahmet eylesin, ruhu şad olsun.
çocukları ve tüm akrabalarına sabır diliyorum.