Sağlıklı bir birey olmanın temeli, yalnızca yediğimize içtiğimize dikkat etmekten ibaret değildir. Bizi yetiştiren anne ve babaların görevi; çocuklarına bilinçli beslenmeyi öğretmek kadar, dişlerine görev yaptırmayı, faydalı ve doğal yiyecekleri sevdirmeyi de öğretmektir. Spor sevgisini sabah akşam aşılamak, okuma alışkanlığını kazandırmak da bu sürecin önemli bir parçasıdır.
Okul hayatına adım atıldığında ise sorumluluk öğretmenlere düşer. Öğretmen, davranışlarıyla, giyimiyle, elinde taşıdığı kitap, ajanda ya da gazetesiyle örnek olmalıdır. Çünkü öğretmen, “okuyun” derken yalnızca bir tavsiyede bulunmaz; kendi duruşuyla da bir model oluşturur.
Ne bulursanız okuyun: broşür, ilan, gazete… Her okuduğunuz satır, düşüncenizi değiştirebilir, sizi uyandırabilir, hatta harekete geçirebilir.
Bu dünyaya sağlıklı geliyoruz, ancak sağlıklı kalmak bilgiyle mümkündür. Akıl ve hislerimizi iyi çalıştırmak, onları bilgiyle beslemek zorundayız. Okuyarak hayal gücümüzü geliştirir, becerilerimizi keşfederiz. Kimisi taklit eder, kimisi kopya çeker, kimisi çalar… Ama her bireyin becerisi farklıdır.
Kendinizi keşfetmek; kimseye zarar vermeden, düşman kazanmadan, kimsenin bedduasını almadan ilerlemektir. Ailene, çevrene, mahallene, ilçene ve ülkene faydalı bir insan olmak istiyorsan, iyi anılmak, gönüllerde kalmak istiyorsan; kendini tanı, kendini geliştir.
Okuyun, araştırın, fuarlara gidin, insanlarla iletişim kurun, ziyaretlerde bulunun. Büyükleri dinleyin; çünkü “dinleyen, toplayandır; konuşan ise tüketendir.”
Kendinizi tüketmeden, zamanınızı boşa harcamadan, içinizdeki güzelliği ortaya çıkarın. Her insanın içinde keşfedilmeyi bekleyen bir cevher vardır. O cevheri bulmak için tek yapmanız gereken şey, okumak, öğrenmek ve kendinizi keşfetmektir.
Ayson Karabağ
Yazar-Gazeteci