• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Nazar ve Nazar Boncuğu

Nazar ve Nazar Boncuğu

Nazar ve Nazar Boncuğu

Nazar, evrende var olduğuna inanılan pozitif ve güçlü bir enerjidir. Buna rağmen çoğu kişinin açıklayamadığı, insanların çevresine yayılan bir etki olarak da bilinir. Halk arasında nazar, bilinç dışı gözlerden çıkan ve canlı ya da cansız varlıkları etkileyerek bozulmalara veya kırılmalara neden olan bir enerji olarak tanımlanır. Bu nedenle herhangi bir olumsuzluk yaşandığında ilk akla gelen söz genellikle “Nazar değdi.” olur.

İnsanlar bu etkiyi önlemek için yüzyıllardır nazar boncuğu kullanmışlardır. Nazar inancının kökeninin insanlığın yaratılışına kadar uzandığı, Anadolu’ya ise Tevrat ve İncil’e inanan topluluklar tarafından getirildiği söylenir. Nazarın en etkili olduğu organın göz olduğu kabul edilir. Bilhassa mavi ve yeşil gözlü insanların nazar konusunda daha güçlü etkiye sahip olduklarına inanılır.

Tarihte Hun Hükümdarı Atilla’nın bile atına nazar değmemesi için “munçuk” adını verdiği bir obje kullandığı bilinir. En çok bebeklerin, hamile kadınların, ekinlerin, hayvanların ve özellikle yarış atlarının nazardan etkilendiği düşünülür. Bu nedenle konuşmalarımızda sıkça “Maşallah”, “Allah nazardan korusun”, “Nazar etme ne olur, çalış senin de olur” gibi ifadeleri kullanırız.

Zamanla bu sözler de yeterli görülmemiş; kurşun dökme, avuca konan tuza dua okuyup etrafa serpmek gibi uygulamalar da nazara karşı korunma yöntemi olarak yayılmıştır. Kurşun dökme işi oldukça tehlikelidir ve bunu yapacak kişinin “ocaklı” olması gerektiğine inanılır. Aksi halde zarar verebileceği düşünülür.

Nazar boncuğunun ise mutlaka mavi renkte olması gerektiği kabul edilir. Tarih boyunca birçok kültürde göz figürü koruyucu bir sembol olarak benimsenmiştir. At nalı şeklinde, balık şeklinde veya el yapımı farklı tasarımlar da nazarlık olarak kullanılmıştır. Özellikle köylerde genç kızların dağlardan topladıkları malzemelerle yaptıkları “güzellik” adı verilen süsler de bir tür nazarlık olarak görülmüştür.

İslam inancında da nazar vardır ve buna yönelik dualar bulunur. Yaşlılarımız bir yerde ansızın hoş olmayan bir durumla karşılaştıklarında hemen bu duayı okur ve nazar değdiğine inandıkları kişiye üfleyerek rahatlamasına yardımcı olurlar.

Nazar, edebiyatımıza ve müziğimize de konu olmuş, birçok atasözüne ve türküye ilham vermiştir. Örneğin:
“Nazar mı değdi, düştük bu hâle;
Kaderimiz böyleymiş, ayrıldık istemeden…”

Yine “Ağzım de gitme pazara, uğratırlar seni nazara” gibi sözler güzel duyguları ifade eder.

Bugün eskisi kadar yaygın olmasa da nazara olan inanç hâlâ devam etmektedir. Bilhassa ninelerimiz bu konuda birçok öğüt verir. Hatta “Evinizdeki kediyi bile fazla övmeyin, nazar değer.” derler. Yeni bir şey alındığında ya da bir başarı elde edildiğinde hemen duyurulmamasının, ya da kurban kesilmesinin nedeni de nazardan korunma isteğidir.

Nazarın etkisinden kurtulmak için çeşitli tılsımlar, muska ve nazarlıklar kullanılır. Nazar testi yapmanın farklı yöntemleri vardır; en bilinenlerden biri yağ testidir. Bir bardak suyun üzerine bir damla zeytinyağı damlatılır; yağ yüzeyde kalırsa nazar olmadığına, yağ batarsa nazar olduğuna inanılır.

Her ne olursa olsun, kimseye nazar değmesin; herkes mutlu, sağlıklı ve huzurlu yaşasın.

Abdulkadir Dikme

Emekli Öğretmen-Yazar

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Bakırköy Haber