Bir çocuğun eline çanta verip dershaneye ya da özel okula göndermek; cebine üç beş kuruş para koyup okul köşesine bırakmakla eğitim tamamlanmaz.
Daha doğrusu, anne babanın görevi burada bitmez, aksine asıl burada başlar.
Anne ve baba, çocuğun ilk öğretmenidir.
Eğer çocuk özel okula ya da dershaneye yazdırılacaksa, anne-baba araştırıcı, sorgulayıcı ve takipçi olmalıdır.
Okula birlikte gidilmeli, önceden sorular hazırlanmalı ve bilinçli tercihler yapılmalıdır.
Okulunuzda spor alanları var mı?
Sosyal etkinlikler nelerdir?
Teneffüslerde öğrenciler nerede ve nasıl vakit geçiriyor?
Öğretmenlerinizin mesleki ve insani özellikleri nelerdir?
Çocuklara kitabı nasıl sevdireceksiniz?
Programlı ve disiplinli olmayı öğretmek için neler yapıyorsunuz?
Derste dikkat ve dinleme alışkanlığı nasıl kazandırılıyor?
Evde ders tekrarının faydaları çocuğa nasıl anlatılıyor?
Çocuğun alanında başarılı olması için nasıl motive ediliyor?
Öğretmenlerin becerileri nelerdir ve bu becerileri çocuklara nasıl aktarıyorlar?
Tembel çocuk yoktur.
Hatalı çocuk yoktur.
Suçlu çocuk yoktur.
Çocuklara kitabı sevdirmek, derslerin hayatlarındaki faydasını anlatmak, bilginin gelecekte hangi kapıları açacağını göstermek gerekir.
İnandırmak, sevdirmek, güven vermek anne-babanın ve öğretmenin ortak sorumluluğudur.
İlk 3 yıl içinde çocuğun zihnine sağlam bir bilgi temeli yerleştirilebiliyor mu?
Bu bilgilerle çocuk, “kuyudan su çıkarabilecek” özgüvene sahip olabiliyor mu?
Soran, araştıran, düşünen, model olan;
soru sorduran, cevap aramayı öğreten;
planlı ve programlı yaşamayı kazandıran öğretmenlere çocuklar emanet edilebiliyor mu?
Evde öğretmen, dışarıda öğretmen tavrıyla hareket edebiliyor musunuz?
15 yaşına kadar çocuğun eğitim çizgisinde birlikte yürüyebiliyor musunuz?
Çocukların başarısını görmek, alın teri dökmeden olmaz.
Bu inanca sahipseniz, çocuklara tam anlamıyla model olmaya davet ediyoruz.
Ayson Karabağ
Yazar-Gazeteci