Sevgili Okuyucularım,
Alın teriyle kazanmanın, emek vermenin ve dürüst yaşamanın değerini unutmayalım. Çünkü işin içinde emek varsa bereket, dürüstlük varsa güven vardır.
Kazan kapılarını açan, iyiyi ve kötüyü gören, seni de beni de bilen bir Allah var. İnsan, yaşarken yaptıklarını, kazancını ve davranışlarını unutmamalıdır. Çünkü bu dünyada her insanın kendi vicdanına vereceği bir hesap vardır.
Alın teri, bütün terlerin şahıdır!
Alın terinin kokusu insanı rahatsız etmez. Çünkü o terin içinde emek, mücadele, dürüstlük ve helal kazanç vardır. İnsan, kendi emeğiyle kazandığı paranın değerini bilmeli, kazancının bereketini aramalıdır.
Kardeşim, bir anda büyük bir servete kavuşan birini gördüğümüzde insanın aklına şu soru gelebilir: “Kardeşim, sen bu defineyi nereden buldun?”
Elbette insanın zenginleşmesi, başarılı olması ve güzel bir hayat kurması kötü değildir. Önemli olan, bu kazancın nasıl elde edildiğidir. Bir insanın kazancının kaynağını sorgulamak, başkasının hakkını gözetmek ve emeğe saygı duymak hepimizin sorumluluğudur.
Başkalarının hakkına girerek, insanları aldatarak veya haksız kazanç elde ederek zenginleşmeye çalışmak, insana gerçek huzuru getirmez. Haksız kazanç, bugün bir kazanç gibi görünse de yarın insanın karşısına büyük sorunlar çıkarabilir.
Onun için gözünü başkasının kolay kazandığı parada değil, alın teri dökerek kazandığın helal kazançta tut. Emek ver, çalış, üret ve dürüstçe kazan. Az kazan ama kazandığının kıymetini bil. Tasarruf etmeyi öğren, elindekinin bereketini gör ve huzurla yaşamaya çalış.
Göreceksin ki alın teriyle kazanılan para, insana yalnızca maddi imkân sağlamaz; aynı zamanda güven, huzur ve gönül rahatlığı da verir. Bazen az para bile insana yeter. Çünkü o kazancın içinde emek, helallik ve bereket vardır.
Define bulmakla zengin olunur mu, bunu bilemem. Ancak şunu biliyorum ki asıl zenginlik, insanın gönül huzurunda, dürüstlüğünde ve helal kazancındadır. Başkasının hakkına girmeden, kimseye zarar vermeden kazanılan para insana daha büyük bir mutluluk verir.
Sevgili okuyucularım, bizi gören, yaptıklarımızı bilen, iyiliğimizi de kötülüğümüzü de bilen bir Allah olduğuna inanarak yaşamalıyız. İnsanların ne düşündüğünden önce kendi vicdanımızın sesini dinlemeliyiz. Çünkü insanın en büyük sınavlarından biri, kimse görmüyorken de doğru olanı yapabilmesidir.
Bu dünyada iyilikte yarışalım, yardımlaşmada yarışalım. İnsanlara faydalı olmaya, ihtiyaç sahiplerinin elinden tutmaya ve kimsenin hakkını yememeye çalışalım. Unutmayalım ki insanın arkasında bırakacağı en güzel miras; malı, mülkü veya parası değil, dürüstlüğü, iyiliği ve güzel ahlakıdır.
Kardeşim, unutma! Alın teriyle kazan, helal lokma ye, iyilik yap ve bereketin kıymetini bil. Çünkü emeğin olduğu yerde umut, dürüstlüğün olduğu yerde güven, paylaşmanın olduğu yerde ise bereket vardır.
Ayson Karabağ