SİVRİSİNEK
Bir yaz günü yorgun argın uyurken,
Davetsiz yanıma geldi bir sinek.
Merhaba demeden, selam vermeden,
Ansızın canıma daldı bir sinek.
Beni görür görmez hücuma geçti,
Heybetinden rengim sararıp soldu.
Atar damarıma hortumunu saldı,
Olanca kanımı aldı bir sinek.
Görünce korkudan dokuz doğurdum,
“İmdat!” dedim, sağa sola bağırdım.
Kolorduyu yardımıma çağırdım,
Halime baktı da güldü bir sinek.
Bundaki güç kuvvet yok imiş devde,
Kepçesi, tankeri hepsi görevde.
Gül gibi yatakta, tertemiz evde,
Derin uykumu böldü bir sinek.
Baktım ki elinde kargısı da var,
Eğesi, matkabı, burgusu da var.
Neşteri, makası, sargısı da var,
Yüzümü, gözümü deldi bir sinek.
Gergedan kanı var sanki kanında,
Atom, füze, roket sönük yanında.
Zerrece merhamet yok vicdanında,
Beni bir belaya saldı bir sinek.
Onun geldiğini henüz sezmedim,
Uyku çekip gözlerimi süzmedim.
Telgraf çekmedim, mektup yazmadım,
Nerden gelip beni buldu bir sinek?
Çok yalvardım, bir merhamet sunmadı,
Kerem bile benim gibi yanmadı.
Tükürdüm yüzüne, hiç utanmadı,
Ar ile aburu sildi bir sinek.
Bu sinekler türlü işler bitirir,
Kanadına kamyon yükleyip götürür.
Elli tane banka versen batırır,
Memleketi soydu, çaldı bir sinek.
Mürsel Sinan türkü söyler, nesi var?
Bu sineğin türlü işkencesi var.
Onda yüz beygirlik motor sesi var,
Kulağım zarını deldi bir sinek.
Mürsel Sinan
Ozan -Yazar






