Eşlerin Sessiz Çığlığı: Birlikte Yola Çıkıp Yolda Unutulan Değerler
Evlilik, el ele verilerek çıkılan uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta kimi zaman maddi sıkıntılar, kimi zaman da hayatın türlü engelleri çiftlerin karşısına çıkar. Nice aileler vardır ki yokluk içinde büyümüş, sofralarında kısıtlı imkânlarla misafir ağırlamış, yaşlılara hürmet göstermiş, acı günlerinde dua etmeyi ihmal etmemiştir.
Eskiden eşler, çalışarak yuvalarını kurar, çocuklarını büyütür, birbirine destek olurdu. Evde sorumluluk paylaşılır, biri dışarıda ekmek kavgası verirken diğeri yuvayı yönetirdi. O dönemlerde “Baba bilir”, “Anne bilir” denir, saygıdan taviz verilmezdi.
Bugünse çoğu ailede tablo değişmiş durumda. Hayat şartları kolaylaşsa da eşler arasında saygı ve değer verme duygusu giderek zayıflıyor. Kitap okuyan, gazete takip eden, mesleğinde ilerleyen eşine “Aferin” demek yerine, küçümseyen, “Sen bilmezsin” diyerek azarlayan bir anlayış yaygınlaşıyor.
Oysa unutulmamalıdır ki:
Eşler şunu hatırlamalıdır: Aynı sofrayı paylaşmak, aynı hayali büyütmek, aynı çileyi çekmek… Bütün bunlar kıymetini bilenler için hayatın en büyük zenginliğidir. Yol arkadaşını kırmak yerine onore etmek, aileyi güçlendirir.
Bugün ders çıkarmamız gereken nokta şudur: Yol arkadaşınıza haksızlık etmeyin. Maddi sıkıntıda el ele verdiyseniz, bollukta da birbirinizi onurlandırın. Çünkü gerçek güç, beraber yürünen yolda birbirine değer vermekten geçer.
Ayson Karabağ
Yazar-Gazeteci-Yönetmen