Lezzet Ustasından: Kardeşliğin Tarifi
Anı, tat, adalet — kardeşlik bunların birleşimidir.
Fransa’ya gittiğimde yedi, dokuz yaşlarındaydım. Hem memleket sevgisi hem de aile, akraba hasreti içimizde hep vardı. O hasreti türkülerle, ozanlarla, eski filmlerle, yemeklerle yaşattık; Türk mutfağının kokusu, tadı bizi kimliğimizle bağladı. Zorluklarla, yoklukla pişen bir çocukluk bizi olgunlaştırdı; tıpkı kısık ateşte uzun süre pişen bir yemeğin lezzetini oluşturması gibi.
Kardeşliğin temel taşları
Anılar, yolculuk ve paylaşılan lezzetler
Yanımda olan Alirza, Türkiye’de rehberliğiyle bana yol açtı; nerede ne var bilir, plan yapar. Beraber gezerken kardeşim video çekti, fotoğraflar aldı — bir gazete gözüyle montajı bilen bir el emeğiyle harika videolar çıktı. Fransa’da, Azerbaycan’da, Kars’ta, İstanbul’da dolaştık; bu görüntüler annemi, abimi, kardeşlerimi, eşimi ve çocuklarımı da sevindirdi. Gezilerimizde gördüklerimizi, tattığımız lezzetleri paylaşmak bana derin bir keyif verdi. Akrabalarımızı, büyüğümüzü ziyaret etmek, dualar etmek; bunlar yolculuğun ruhunu tamamladı. Bu yolculukta bize yardımı dokunan kardeşlerime ve abilerime minnettarım.

Bir teklif — birlikte dolu dolu yaşamak
Geçmiş yok, gelecek var. Gelin, bu hayat içinde bir araya gelelim; içimizi dolduralım; hikâyelerimiz, yaşanmışlıklarımız olsun. Önerim şu: Ağustos ayı babamın tatil ayı; 1 Ağustos’ta başlayacak beş günlük bir buluşma düzenleyelim — sadece kardeşler olarak; sohbet edelim, birlikte yemek yiyelim, beş günü dolu dolu yaşayalım. İlk toplantımızı uygun bir noktada (örneğin Antalya veya katılımcıların kolay ulaşabileceği bir yerde) yapalım. Bu fikri uygun görenlerden öneri ve katılım teklifleri bekliyorum.
Sevgi ve saygıyla,
Lezzet Ustası Ali Asker Karabağ