WOW Hotel İstanbul’da düzenlenen iftar programında, Bakırköy İlçe Kaymakam Recai Karal öncülüğünde şehit ailelerimiz ve gazilerimizle aynı sofrada buluşmanın huzurunu yaşadık. Ramazan-ı Şerif’e kavuşmanın manevi mutluluğunu hep birlikte paylaştık.
Recai Karal Konuşmasında Ramazan-ı Şerif; Yüce Rabbimizin rahmet ve mağfiretinin üzerimize sağanak sağanak yağdığı, bereket ve inayetinin evlerimizden sokaklara taştığı müstesna bir zaman dilimidir. Günlük hayatın koşuşturması içinde yıpranan gönüllerimizi onaran, ruhumuzu arındıran bir mekteptir.
Bu mübarek ay; gönüllerimize inşirah vermek, kulluğumuzu sırat-ı müstakim üzere güçlendirmek için bizlere sunulmuş büyük bir nimettir. Rabbimize, ailemize ve çevremize karşı sorumluluklarımızı hatırlatan kıymetli bir hazinedir.

Bu anlamlı sofrada şehit ailelerimiz ve gazilerimizle birlikte olmak; el sıkışmak, sarılmak, sohbet etmek adeta bir sevgi ilacıydı. O akşam salonda hissedilen huzur, mutluluk ve kardeşlik duygusu tarifsizdi.
Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun. Gazilerimize sağlıklı, huzurlu ve bereketli ömürler temenni ediyorum. Sizler bizim için çok kıymetlisiniz, çok değerlisiniz. Ramazan’ın ikinci gününde böyle anlamlı bir birlikteliği yaşamak benim için büyük bir mutluluktu. Soframızı şereflendirdiğiniz için teşekkür ediyorum.
Ramazan; İslam’ın evrensel hakikatlerini ve bizi biz yapan değerleri yeniden hatırlama zamanıdır. Bu huzur veren manevi iklimden ne kadar istifade edebilirsek, özümüze o kadar yaklaşır; kulluk şuurumuzu o denli diri tutabiliriz.
Çocuklarımızın zihin ve gönül dünyasında Ramazan’a dair güzel hatıralar bırakabilirsek, geleceğe daha güvenle bakmalarına vesile olabiliriz.
İnsanlık bağı; camide, evde, sokakta, hayatın her alanında birbirimize destek olmakla güçlenir. Bizleri yaratan Rabbimizin bizden istediği; sadece ibadet değil, kalp kazanmak, gönül yapmak, iyiliği çoğaltmaktır.
Kalp kırmadan, gönül yaparak, birbirimize destek olarak bu dünyayı daha güzel kılabiliriz. Okuyarak, öğrenerek, hikmeti ve bilgiyi hayatımıza katarak; kulluk bilinci, sorumluluk duygusu ve kardeşlik şuuruyla hareket edebiliriz.


Kamer Toprak da duygularını şu sözlerle ifade etti:
“Bugün devletimizin evinde, bu güzel ortamda bir araya gelmek, arkadaşlarımı görmek, sarılmak ve sohbet etmek bana adeta vitamin gibi geldi. Yemekten daha kıymetlisi; dostluk, muhabbet ve göz göze konuşabilmektir.
Bir araya geldiğimizde düzenli bir masa etrafında, yüz yüze, göz teması kurarak sohbet edebilsek birlik ve beraberliğimiz daha da güçlenir. Biraz erken gelip hikâyelerimizi paylaşmak, tecrübelerimizi aktarmak, bilgi ve hatıralarımızı çoğaltmak çok kıymetlidir.
Uzun bir masa etrafında toplanmak; büyük birliğin ve kardeşliğin simgesi olur.

Ramazan İftar Soframızın Yıldızı: Kıbrıs Gazimizin Torunu
Ramazan iftar soframızın en güzel ışığı sevgili kızımız oldu. Soframıza neşe kattı, çevresine duyduğu ilgi ve güler yüzüyle herkesin gönlünü fethetti. Kameraya olan sıcaklığı, güçlü iletişimi ve samimiyetiyle adeta salonun yıldızıydı.
İftar sofralarında torunların yeri bir başkadır. Ceviz gibi kıymetli, tatlı mı tatlı, güzel mi güzel, cana yakın mı yakın…
Güzel kızım,
Kelebek, kendini taşıyacak gücü kanatlarında bulduğunda kozasından çıkar. Sen de bu eğitim yolculuğunda bilgiyi annenden, babandan, dedenden, kitaplardan ve büyüklerini dinleyerek topla. Öğrendiklerini biriktir, kendini geliştir. Gün gelecek anne evinden, baba evinden uçup gideceksin. İşte o zaman kendi kanatlarınla özgürce uçacaksın.
Unutma, baba evinde bir misafirsin. İstediğin kadar şımar, iste; çünkü baba gönlü kırmaz, misafir incitilmez. Ama büyüdüğünde ayaklarının üzerinde duracak gücü de yine sen kazanacaksın.
Bahtın açık olsun. Kitapları severek oku; kitaplar insana yol gösterir. Ben de sana kitap hediye etmek istiyorum. Seni ofisimde ağırlamak ve bu mutluluğu benimle paylaşmanı diliyorum. Bana bu şerefi tattırmanı isterim.
Bakırköy’den Haber gazetesi
