Büyük Erzurum Sofrası Kurucusu Mustafa Çağlayan Biyografisi
02 Mart 1964 tarihinde Samsun, Havza’da doğdum. Babam çiftçi Hasan Hüseyin Bey, annem ise yardımsever bir Cumhuriyet kadını olan Fatma Hanım’dır. Dört kardeşiz. Havza’nın tertemiz havasında büyüyerek, örf ve adetlerimizi öğrenip, mücadeleci bir çiftçi babanın nasırlı ellerinin emeğiyle yetiştik.
Samsun Havza, birçok sanatçı, şair, profesör, iş insanı, doktor ve politikacının yetiştiği bereketli bir yerdir. Yeşil ağaçları ve mis kokulu çiçekleriyle dolu bu ilçede büyümek, insana ayrı bir anlam ve değer katar.
Evliyim, altı çocuk babası ve üç torun sahibiyim. Samsun Havza’da büyüyen her çocuğun hayali öğretmen olmaktı. Bizler de yerinde duramayan, Karadeniz’in hırçınlığını almış, sürekli mücadele eden insanlardık. Askerlik görevimi yapmak için İstanbul Kartal’a geldim. Askerlik sonrası İstanbul’da bir arkadaşımla iş kurarak hayatımı burada devam ettirmeye karar verdim. Artık ekmeğimi İstanbul’da arama zamanı gelmişti. Biz, Samsun Havza kökenli bir aileyiz.
İlkokulu Havza’da okudum, ancak ortaokulu terk etmek zorunda kaldım. Çünkü imkanlarım kısıtlıydı. Lise için Samsun’a gitmem gerekiyordu ama bu da maddi anlamda mümkün değildi. Babama destek olmak için çalışmaya başladım. Üniversite ise nasip olmadı, ancak hayat okulunu okudum ve müşterilerim benim öğretmenlerim oldu.
Aile olarak kendi ayaklarımız üzerinde duruyor ve kimseye muhtaç olmadan yaşamımızı sürdürüyoruz. Hayallerimi gerçekleştirmek için askerlik sonrasında kendi işimi kurdum. İlk işim üç yıl sürdü, ardından marketçilik yaptım ve son olarak gıda sektörüne adım attım. 15 yıldır da Büyük Erzurum Çağ Kebabı olarak hizmet vermeye devam ediyorum.
Dünya liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi: “Bir millet, yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu ile yaşama kudretini gösterir.” Bu düşünce beni derinden etkiledi. Vatandaşa hizmet etmek ve onlara destek olmak genlerimizde var. Emeklilerimize özel menüler hazırlayarak onlara uygun fiyatlarla hizmet vermek, bizim için bir onur. 15 günde bir, emeklilerimize özel menümüzde çorba, salata, turşu, soğan, manda yoğurdu, iki porsiyon çağ kebabı, sıcak lavaş, Erzurum kadayıf dolması ve çay sunuyoruz. Üç kişi gelip 1500 TL ödüyorsunuz. Amacım emeklilerimizi Erzurum halkının sevgisiyle karşılamak, onlara sofralarımızda ağırlamak ve birlikte fotoğraflar çektirerek bu anları ölümsüzleştirmektir.

Fotoğrafın Hikayesi Nedir?
Doğudaki insanlar “Seni seviyorum” demezler, ama dostlarını ve sevdiklerini göstermenin farklı yollarını bulurlar. Fotoğraflarını büyütür, evin en güzel yerine asarlar. Böylece her sabah ve her akşam, sevdiklerini gördükçe onları gözlerinden ve gönüllerinden koparmazlar. Onlarla birlikte yaşarlar.
Biz de bu duyguyu ve bu örnek davranışı 15 yıl önce düşündük ve hayata geçirdik. Gelen misafirlerimizin fotoğrafları bizde kaldı. Ne yazık ki birçok değerli sanatçımız aramızdan ayrıldı, ancak dostlarımız geldikçe onların hikayelerini ve hatıralarını duvarlarımızda yaşatmaya devam ediyoruz. Bu bizi mutlu ediyor.
Bu düşünceyi ve fikri çevremize de göstermek ve yaşatmak istiyoruz. Müşterilerimizi seviyoruz, çünkü onlar bizim öğretmenlerimizdir. Burada, yöresel yemeklerimizi orijinal halleriyle sunarken, sıcak ve güzel ilişkilerimizi de duvarlarımızda yaşatıyoruz.
Siz de aramızda yer alın, duvarlarımızda ve kalbimizde bir iz bırakın. Sizi de bekliyoruz.

Sevgili dostlar, hayat boyunca elinizdeki imkânlar bazen yeterli olmayabilir. Bu çok doğaldır. Ancak unutmayın ki bundan daha önemli olan şey, inanmak. Başarıya giden yolun ilk adımı inançtır. Hedefiniz ne olursa olsun, önce başaracağınıza inanın ve elinizden gelenin en iyisini yapın.
Hepinize Kartal’dan Çağ Kebabı lezzeti ve güzel günler diliyorum. Yaşlı vatandaşları ve emeklileri asla unutmayın. Rezerve için 0539 573 25 25
Ayson Karabağ
Yazar-Gazeteci
