Genç Kızlara Çağrımızdır
Nenem der ki: “Evlenmek için koca terbiye etmekle zaman harcamayın. Terbiyelilerin içinden seçin.”
Unutmayın, bir kişiyle evlenmek demek onun ailesiyle de evlenmek demektir. Bu yüzden aile ilişkilerinde dikkatli olun. Fazla samimiyet bazen suistimal edilir; sınırlarınız her zaman olsun.
Yeni bir aile kuruyorsanız, bu ailenin içinde emeklerinizin karşılığını görmek istiyorsanız dilinize dikkat edin. Dilinize zehir değil, bal sürün. Eşinizle konuşurken “Balım, bunu da alalım mı?”, “Balım, hoş geldin” demeyi ihmal etmeyin.
Eşinizin anne ve babasına, kardeşlerine saygı gösterin; hürmet edin. Yedirin, içirin ama aşırı samimiyet kurmayın. Her zaman kırmızı çizgileriniz olsun.
Hayır nettir, evet nettir; ortası olmaz.
Dost uyur, düşman uyumaz.
Unutmayın: “Düşmanı uzakta arama.”
Kimseyle düşman olmayın ama kimseyle gereğinden fazla samimi de olmayın. Fikirlerinizi herkese söylemeyin, herkesle her şeyi paylaşmayın. Her eleştiri size geri döner, arkanızdan konuşulmasına sebep olur.
Kendinizi ve ailenizi korumayı bilin. Çok açık sözlü olmayın. Sırlarınız hedefiniz olsun.
Unutmayın; suyun ortasındasınız. Durursanız boğulursunuz. Yılmayın, kıyıya çıkmak için çabalayın. Eşiniz sizin yönünüzdür, sizin de ona destek olduğunuzu unutmayın.
Ama bunu yaparken emir vermeyin, bağırmayın, çağırmayın. Öfkeyle kalkmayın.
Evlilikte sevgi büyüdükçe alevlenir; yakınlık ve birlik arttıkça güzelleşir. Daha iyisini düşünün, daha iyisine çalışın. Kalbinizde güzel izler kalsın.
Bir evde çocuk varsa o evin neşesi artar.
Bir evde yaşlı varsa o evin duası ve bereketi artar.
Her hafta komşularınızı, akrabalarınızı sabah kahvaltısında ağırlayın. Evde huzur ve bereket çoğalsın. Unutmayın: Yediren el, alan elden üstündür.
Kimse eleştirilmeyi sevmez. Siz de sevmeyeceğiniz için eleştirmeyin. Açık sözlülük her zaman erdem değildir; bazen zarar verir. Kendinizi ve ailenizi düşünün.
İnsan olmanın yolculuğunda komşu, akraba, çocuk ve aile olmazsa yaşam da eksik kalır. Herkes sizi sevmek zorunda değildir; gül bile dikensiz değildir.
Kimse size iğne batırmak için fırsat kollamasın diye dikkatli olun.
Boş laflara kafa yormayın. Ailenizle gününüzün, vaktinizin tadını çıkarın.
Ağzınızdan çıkan her kelime değerlidir. “Balım nasılsın?” demek sizin bal gibi olduğunuzu çevrenize gösterir. Gül gül gösteriyorsa siz de bal tarafınızı gösterin; diken tarafınızı gizleyin.
Kendinizi geliştirmek için okuyun, düşünün, hikâyelerden ders alın. Ailenizi büyütün, güçlendirin. Torunlarınızı görün, eşinizle birlikte zorlukları nasıl aştığınızı hatırlayın. Fırtınalara rağmen yolunuzu kaybetmeyip sabırla devam ettiğinizi unutmayın.
Her konuyu konuşabilirsiniz, buna itirazım yok. Ama zaman geldiğinde ders vermeyi de bilin. Uzlaşmayı da cebinizde saklayın.
Unutmayın:
Evlilik akıl oyunu değil, istek oyunudur.
Yolda birbirinize sıkıca sarılmayı bilin.
Fırtına ayırmasın, birbirinize düşmeyin.
İyilik sizden başlar, kötülük de sizden başlar. Hangisini seçerseniz onu yanınıza çağırmış olursunuz. Mutluluğunuzun kendi elinizde olduğunu asla unutmayın. Ayson Karabağ Yazar-Gazeteci