Ardahan doğumluyum. İlkokul ve ortaokul eğitimimi Esenyurt’ta tamamladım. Lise eğitimimi Vali Muammer Güler Anadolu Lisesi’nde tamamladıktan sonra üniversite eğitimimi Trakya Üniversitesi’nde bitirdim.
Babam Özkan Bey, annem ise Cumhuriyet kadını Selma Hanım’dır.
Annem Selma Hanım; yardımseverliği, güçlü duruşu ve Kars-Ardahan kültürünün örf, adet ve geleneklerine bağlılığıyla çevresinde sevilen ve saygı duyulan bir kadındır. Annemden insanlara yardım etmeyi, büyüklerimize saygı göstermeyi ve sahip olduğumuz değerleri gelecek nesillere aktarmayı öğrendim.
Ardahan-Kars kültürünün örf, adet ve geleneklerine bağlı bir ailede yetiştim. Aynı zamanda Azerbaycan kültürünün değerleriyle büyüdüm. Bu kültürlerin bana kazandırdığı çalışkanlık, dürüstlük, misafirperverlik, dayanışma ve büyüklere saygı gibi değerleri hayatım boyunca kendime rehber edindim.

İstanbul’da eğitim alma imkânını bana sağlayan babamın desteğiyle iyi okullarda ve iyi şartlarda eğitim gördüm. Bu nedenle kendimi şanslı hissediyorum.
Babam benim için yalnızca bir baba değil; aynı zamanda öğretmenim, yol göstericim ve gerektiğinde akıl danıştığım en önemli insanlardan biri oldu. Kendisinden çok şey öğrendim.
Bugün geldiğim noktada onun emeğini, desteğini ve bana verdiği öğütleri hiçbir zaman unutmuyorum.
Bekârım. Ancak işimle adeta evliyim. İşimi seviyorum ve İstanbul’da insanların güvenerek başvurabileceği, aranılan ve güvenilen bir kurum olmak için çalışıyorum.
Ardahan-Kars insanı mücadelecidir, çalışkandır, azimlidir, yardımseverdir ve misafirperverdir. İnsan ilişkilerine büyük önem verir. Zorluklar karşısında yılmadan çalışır ve hedeflerine ulaşmak için elinden gelen gayreti gösterir.
Kars’ta âşıklık ve ozanlık geleneğinin de çok önemli bir yeri vardır. Âşıklar ve ozanlar halkın içinden çıkar; yaşadıkları dönemin sorunlarını, güzelliklerini ve değerlerini şiirleriyle anlatırlar. İnsanları düşündüren, eğiten ve duygulandıran önemli kültür insanlarıdır.
Bu kültürün içerisinde yetişmek benim için adeta ayrı bir üniversitede eğitim görmek gibidir.
Ben de bu anlayışla yetişmiş biri olarak doğduğum topraklara ve ülkeme değer katmayı hedefliyorum.
Seyreden değil üreten, yalnızca eleştiren değil çözüm üreten ve bulunduğu her yere katkı sağlamaya çalışan bir Ardahan evladı olmayı amaçlıyorum.
Hayaller kurduk, projeler ürettik. Her sabah erken kalkarak plan yaptık, hedefler belirledik ve çalışmalarımıza disiplinle devam ettik.
Başta İstanbul’un Esenyurt, Beylikdüzü, Avcılar, Bahçeşehir, Başakşehir, Bakırköy ve Bahçelievler ilçeleri olmak üzere bulunduğumuz her yerde çevremize faydalı olmak için çalışıyoruz.
Fabrikaların öğle yemekleri, dostlarımızın ve ailelerimizin mevlit yemekleri, vefat yemekleri ve çeşitli organizasyonlar için yemek hizmetleri sunuyoruz.
Bir gıda mühendisi olarak insanların yemek konusunda güvenebileceği bir hizmet anlayışı oluşturmak, dostlarımın ve müşterilerimin yanında olmak için çalışmaya devam ediyorum.
Bizim için yemek yalnızca karın doyurmak değildir. Yemek; sağlık, hijyen, güven, emek ve insan hayatına verilen değerdir.
Çalışmak, üretmek ve hayalleri gerçeğe dönüştürmek hayatımın en büyük motivasyonudur.
İnandığım bir söz vardır:
“Birilerinin ödediği bedeller, başkalarına yol gösterir. Onların hikâyelerini dinleyin ve ders çıkarın.”
Ben de hayatım boyunca dinlemeyi, öğrenmeyi ve öğrendiklerimi uygulamayı ilke edindim.
Alın teriyle kazanmayı, dürüstlüğü, güvenilirliği ve büyüklerimizin öğütlerini hayatımızın rehberi yaptık.
Hayatınız boyunca sahip olduğunuz imkânlar bazen sınırlı olabilir. Ancak başarıya giden yolda en önemli güç, insanın kendisine olan inancıdır.
Hedefiniz ne olursa olsun önce kendinize güvenin, çalışın ve elinizden gelenin en iyisini yapmaya gayret edin.
Atalarımızın güzel bir sözü vardır:
“Yuvarlanan taş yosun tutmaz.”
Hayatta sürekli yön değiştirmek yerine sahip olduğunuz yetenekleri geliştirmeli, kararlı adımlarla ilerlemelisiniz.
Bence insanın en büyük sermayesi yalnızca para değildir.
En büyük sermayemiz dürüstlük, güven ve itibardır.
Bugüne kadar iş hayatımızda ve sosyal çevremizde bu değerlere bağlı kalarak güçlü bir güven ortamı oluşturmaya çalıştık.
Bizim büyüklerimizden öğrendiğimiz güzel bir söz vardır:
“Ekmeği ekmekçiye ver, bir de fazladan ver ki ziyan etmesin.”
Bu sözün benim için anlamı, işi ehline teslim etmektir.
İşi bilen, deneyimli ve güvenilir insanlarla çalışmanın başarı için büyük önem taşıdığına inanıyorum.
İş hayatındaki hedefimiz; güvenilir, kaliteli ve hijyenik hizmet anlayışıyla insanların yanında olmak, özellikle toptan yemek hizmetlerinde müşterilerimize güven vermek ve onların ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap verebilmektir.
Nova Catering Tablot Yemek Fabrikası olarak dostlarımızın, kurumların, fabrikaların ve çeşitli organizasyonların yemek ihtiyaçlarına çözüm üretmeye devam ediyoruz.
Bir gıda mühendisi olarak amacım; sadece yemek üretmek değil, sağlıklı, güvenilir ve kaliteli yemek hizmetini insanlarla buluşturmaktır.
Çünkü biliyorum ki sofraya gelen her yemek, aynı zamanda bir güven meselesidir.
Hepinize sağlıklı, huzurlu, güvenli ve mutlu bir yaşam diliyorum.
Saygı ve sevgilerimle.
Dilan Yılmaz
Diyetisyen
Nova Catering Yemek Fabrikası
Tel: 0539 910 42 36