Kars Çamlık Balı Kurucusu Yücel Üzeyir ile Gazeteci Ayson Karabağ’dan Röportaj
Kars Organik Çamlık Balı Kurucusu Yücel Üzeyir Biyografisi
1 Ocak 1973 tarihinde, Kars’ın Susuz ilçesine bağlı eski adıyla Çamik, şimdiki adıyla Doyumlu köyünde doğdum. Babam çiftçi Ali Osman Bey, annem ise yardımsever Cumhuriyet kadını Gülcamal Hanım’dır.
Doyumlu Köyü, palamut ağaçlarıyla çevrili, vadilerde meşe ağaçlarının bulunduğu, doğanın güzellikleri ve zenginliğiyle sarılı değerli bir köydür.
Çilavuz, Türkiye’de aydın, ilerici, mücadeleci insanların yetiştiği ve eğitim aldığı bir yer olarak bilinir. Böyle bir yerde doğmuş olmanın ayrı bir gururu ve güzelliği vardır.
Dokuz kardeşiz. İlkokulu Susuz’da, ortaokulu Kars’ta, liseyi ise Kars Cumhuriyet Lisesi’nde okudum. Babam dedi ‘ki Üniversite’ mi Ticarete’ mı Bende Ticaretle Uğraşmayı Tercih ettim.. Zaman kaybetmemek adına, içimdeki üniversite eksikliğini şimdi müşterilerimden öğreniyorum.
Dokuz kardeşiz ve ben yedinci sıradayım. Kars’ın Susuz ilçesinde, doğa ve kaplıcaların şifalı sularıyla beslenen, Aras Nehri’nin başlangıcında bulunan bu topraklarda çiftçi bir babanın evladı olarak dünyaya geldim. İlçemiz Kars, Ardahan ve Arpaçay ile komşudur. Tarihi geçmişi ve doğal güzellikleriyle doğunun şirin bir ilçesidir. Susuz Şelalesi ve çeşitli kaplıcaları görülmeye değerdir.
Susuz, pek çok sanatçı, şair, profesör, iş insanı, doktor, avukat ve politikacı yetiştirmiştir. Bu yeşillikler içinde, dağların vadisinde büyümenin ayrı bir anlamı vardır. Susuz’da yetişen her çocuğun hayalinde öğretmen olmak vardı. Çilavuz Köy Enstitüsü, Susuz’da yaşayan insanların eğitimine büyük katkı sağlamış, topluma faydalı bireyler yetiştirmiştir.
Sevgili arkadaşlar, yaşam boyunca elinizdeki imkanlar bazen yeterli olmayabilir. Ancak bundan çok daha önemli bir şey vardır: inanmak. Başarıya giden yolun ilk ve en önemli basamağı inanmaktır. Hedefiniz ne olursa olsun, önce başaracağınıza inanın, ardından elinizden gelenin en iyisini yapın. Bir atasözü der ki: “Bir yıl çalışacaksan ağaç ek, beş yıl çalışacaksan arpa ek, elli yıl çalışacaksan insan yetiştir.” Ben de Kars ile İstanbul arasında bir köprü kurarak gençlerin sağlıklı beslenmesi için Kars’ın balı, kaşarı, çeçil peyniri, sarı yağı, ketesi ve lavaşını hizmetinize sunuyorum. Kars’ın alışkanlıklarını ve doğanın sunduğu bu değerleri İstanbul’a taşıyarak hemşerilerimin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorum. Artık yabancılar da Kars kaşarını ve balını severek tüketiyorlar. Kars ürünlerini İstanbul’da tanıtarak insanlara güven veriyor ve satışlarımı bu şekilde gerçekleştiriyorum. Bu işi yaptığım için mutluyum. Kars ve İstanbul yollarında gidip geliyorum ve müşterilerime ürünlerimi kargo ile ulaştırıyorum. Yücel Üzeyir ulaşmak için 0541 3363647

“Bal üretimindeki gücümü, Allah’ın bize emanet ettiği Kafkas arılarından alıyorum. Çevreme şifalı balın nasıl kullanılması gerektiğini anlatarak bu yolda ilerlemeye devam ediyorum. Kafkas arısını ve balımızın değerini bildiğim için ismimize güvenen, bizi referans yoluyla tanıyanlar balımızı tercih etsin. Her gün bir kaşık bal tüketerek sağlığına fayda sağlamak isteyenler, bu şifalı balı bilinçli şekilde kullansın. Balımız aç karnına tüketildiğinde vücuda büyük fayda sağlıyor. Sağlığını önemseyenler, polen ve ham propolis gibi doğal ürünleri de kullansın. Bizim kültürümüzde kadınlar bal, erkekler ise polen tüketir. İkisini karıştırarak yemek, sağlığa büyük fayda sağlar.”
“Karslıları, şapkalarından ve kadınlarını başörtülerinden tanırım. Konuşma şiveleri hemen fark edilir. Karslılar yolda değil, kaldırımda yürür, her zaman güvenli yolu seçerler. Kurallara uyar ve yere çöp atmazlar. Ellerinde kitapla dolaşan Karslılara sıkça rastlarsınız. Yaşlılarına ve emeklilerine büyük saygı gösterirler. Yolda bir kadının elindeki yükü taşımaya yardım ederler. Çocuklara büyük sevgi ve saygı gösteren bir millettir Karslılar. Hele o ‘buyur’ deyişleri yok mu, kurban olurum. Kars kızları da, ‘Gülgen’i yanımdan, ayakkabını kapımdan eksik etme’ diyen, ailesine sahip çıkan kızlardır.”
“Büyüklerimiz sabah ilk uyandıklarında bir kaşık bal alarak tüketirler. Bu hem tokluk verir hem de balın vücuda sıcaklık ve şifa kattığına inanılır. Biz, balın vücudu içeriden beslediğine inanıyoruz, bu yüzden sabahları aç karnına bir kaşık bal tüketiriz.”
Çamçavuş köyü, toplam 62 haneye sahip olup köyde bir ilkokul, köy odası ve cami bulunmaktadır. Köyün eski adı 1928 yılı kayıtlarında “Çamik” olarak geçmektedir. Köy, Kars il merkezine 44 km, Susuz ilçe merkezine ise 24 km uzaklıktadır. Merkez ilçeye bağlı 23 mahalle ve 72 köy bulunmaktadır. Kültürel zenginlikleriyle dikkat çeken bir yerleşimdir.

Yücel Üzeyir: Arıcılık Serüveniniz Nasıl Başladı?
Bu bir meslek değil, dedemize verilen bir görevdi. Rabbim arıları dedeme teslim etmiş sanki,
Çamık Bal’in Hikayesi Yücel Üzeyir Anlatıyor, ve Altın Damlalar: Doğanın Gizli Mirası
Yıllar önce, Kars’ın Çamık dağlarının eteklerinde, dedem ve nenem, taş evlerinde geceleri duydukları tuhaf uğultulara kulak vermeye başladılar. Başlangıçta bunu çatıdaki rüzgarın bir oyunu sandılar, ancak zamanla bu sesin doğanın onlara fısıldadığı bir sır olduğunu fark ettiler. Uğultu, geceleri evin içinde dalgalanıyor, görünmeyen bir varlık gibi evin her köşesinde dolaşıyordu.
Altın Damlalar: Allah’ın Dedeme Verdiği Görev
Bir gece nenem, odanın ortasına damlayan bir sıvıyı fark etti. Parmaklarıyla dokunduğunda, tatlı ve yapışkan bir hisle karşılaştı. Bu, baldı! Dedem ve nenem, bu olayın sıradan olmadığını anlamışlardı. Dedem, sabahın ilk ışıklarıyla hemen çatıya çıktı.
Çatıya çıktığında gördükleri inanılmazdı: Evin çatısı, dev bir arı kovanına dönüşmüştü. Yüzlerce Kafkas arısı, çatıya yuva yapmış, evin her köşesini bal ile doldurmuştu. Tavan o kadar doluydu ki bal damlaları aşağıya sızıyordu. Doğa, onlara adeta bir altın hazine sunmuştu.
Dedem o gün bir arıcı dostunu çağırdı. Birlikte, çatının içindeki kovanlardan kova kova bal topladılar. O gün dört kova dolusu bal elde ettiler. Arıları ise özenle yeni yuvalarına taşıdılar. Bu sadece bir bal hasadı değil, doğanın sunduğu bir mucizeydi.
Bu olaydan sonra dedem arıcılığa başladı. Arıcılık, onun için sadece bir iş değil, doğayla kurduğu kutsal bir bağdı. Her sabah kovanlarının başına geçtiğinde, doğanın ona sunduğu bu bereketin farkındaydı. Arılarla olan bağı, arıcılığı bir sanat haline getirdi. Her bal damlası, doğanın ona duyduğu sevginin bir sembolüydü.
Dedemin bu mesleği babama devretmesiyle, arılar bu kez onunla aynı bağı kurdular. Babam, dedemden öğrendiği gelenekleri modern tekniklerle birleştirerek arıcılığı daha da büyüttü. Arılar, ona da bereketlerini sundular.
Çamik Köyünün İsmini Bal Markamızla Yaşatıyoruz
Ve şimdi sıra bende. Üç kuşaktır süregelen bu miras, artık benim ellerimde. Dedemden babama, babamdan bana geçen bu bağ, yalnızca bal üretmekle sınırlı değil; doğanın sunduğu mucizelere saygı duymanın bir simgesi oldu. Arılarla kurduğum bağ, her hasatta kovanlarımın altın damlalarla dolmasını sağladı. Dedemin mirası, modern üretim teknikleriyle birleşerek Kars’ın eşsiz çiçeklerinden toplanan altın balı sofralara taşıyor.
Arılardan İlham Alarak Heykeller ve Resimler Yapıyorum
Ancak hikaye burada bitmedi. Arılarla kurduğum bağ, zamanla sanatla birleşti. Arılar bana yalnızca üretim değil, ilham da verdiler. Arılarla ilgili heykeller yaptım, resimler çizdim. Onlar, hayatımın her alanına nüfuz ederek bir ilham kaynağı oldular. Bu eserler sosyal medyada ve haberlerde ilgi çekti. Halk arasında bana “arılarla fısıldayan adam” demeye başladılar.
Bugün ÇAMİK adıyla tescillenen markamız, dedemin çatıda bulduğu o ilk balın heyecanıyla yoluna devam ediyor. O gün sadece bir başlangıçtı; bugün bu altın damlalar, organik sertifikamızla dünya çapında sofralara ulaşıyor. Her damla bal, o çatıdan sızan ilk damla kadar değerli ve anlamlı.
Bu hikaye, sadece bir iş değil; doğayla kurduğumuz dostluğun, arıların sessiz emeğinin ve üç kuşak boyunca devam eden bir mirasın öyküsüdür. Arılar, sizi severse, bereketlerini sunar. Ve bizim hayatımızın özü, bu dostluktur. O ilk bal damlası, bugün de her sofraya ulaştırdığımız balda yaşamaya devam ediyor.


Süzme çiçek balımız, dünyada arıcılıkta önemli bir yere sahip olan Kafkas arısı tarafından üretilmektedir. Bu arı ırkı, uzun dili sayesinde endemik çiçeklerden nektar toplayarak Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Kars ili Susuz ilçesinin eski adıyla “Çamik” olan Doyumlu köyünün yüksek rakımlı çayır ve meralarında bal üretmektedir. Bu bölgede, yaklaşık 700 farklı ballı bitki türü bulunmaktadır. Kars balı, bu endemik bitkilerden elde edilmesi ve Kafkas arı ırkı tarafından üretilmesi nedeniyle çok değerlidir ve Kars ilinin en tanınan yöresel ürünlerinden biri olarak öne çıkar.
Kars (Çamik) balı, yüksek rakımlı ve soğuk iklimli tepelerde yetişen kır çiçeklerinden alınır. Bu çiçekler, tarımsal faaliyetlerden uzak, doğal kırsal alanlarda yetişmektedir. Bölgede tarım yapılmaması, balın kimyasal maddelerden arınmış olmasını sağlar ki bu, balın kalitesi açısından büyük bir önem taşır. Ayrıca, saf çiçek balının doğal yapısı gereği zamanla beyaz ve krem renk alarak kristalize olabilir. Bu, doğal bir süreçtir ve balın yapısını bozmaz. Kristalize olan bal, 43°C’de ısıtıldığında değerini kaybetmeden eski haline döner. Bu durum, gerçek ballarda sıkça rastlanan bir özelliktir.
Kars’ın Susuz ilçesi, eski adıyla Çamik olan Doyumlu köyünde, yüksek rakımlı Kafkas Dağları eteklerinde özenle üretilen Kara Kovan Balı, tamamen doğal peteklerde üretilir ve katkı maddesi içermez. Kafkas arıları, uzun dilleri sayesinde derin tüplü çiçeklerden nektar alabilir, bu da balın diğer ırkların ürettiklerinden daha farklı ve değerli olmasını sağlar. Kara Kovan Balı, 700’den fazla çiçek çeşidinden derlenerek üretilir ve kendine özgü aroma ile tat profiline sahiptir. Bu balın sağlıklı ve doğal olması, bölgedeki zirai ilaç kullanımının azlığı ile de desteklenir.

Çamik poleni, arıların bitkilerin üreme organlarından topladığı, yavru arıları beslemek ve arı sütü salgılayan işçi arıların beslenmesi için kullandığı değerli bir besindir. Polen, protein, yağ, karbonhidrat, lif, mineraller ve vitaminler açısından zengin olup, insan sağlığına pek çok fayda sağlar. Özellikle bağışıklık sistemini güçlendiren polen, bilimsel olarak da birçok yararı kanıtlanmış bir üründür.
Propolis, arıların bitki ve ağaç kabuklarından çiğneyerek elde ettiği, çeşitli enzimler ekleyerek oluşturduğu bir üründür. Yüksek antibiyotik etkileri ile bilinen propolis, enfeksiyonları tedavi etme, bağışıklık sistemini güçlendirme, diş sağlığı, cilt hastalıkları ve sindirim sistemi sorunlarına çözüm sağlama gibi birçok faydaya sahiptir. Propolis, aynı zamanda kanserle mücadelede de etkin olarak kullanılmaktadır.
Kültür Balımız Teknoloji Desteğiyle Hızla Yol Alıyor
Kars’ın şifalı balı, ilimizi aşarak Türkiye’ye ve dünyaya yayıldı. Kıymetini bilen kişilerden güvenle alınıyor. Bu bal, orijinal ve doğal bir üründür ve kendi alanında yarışmaya devam ediyor. Bal severlere tavsiyem, güvenilir kaynaklardan, emin olduğunuz kişilerden orijinal bal alın. Para hırsıyla bozulmuş, sahte ürünlerden uzak durun.
Bal Konusunda Sınırları Zorluyor musunuz?
Doğa, bir yer sorduğunda biz de doğanın orijinaline en uygun yeri sunuyoruz. Kafkas arıları çalışkan arılardır, sadece Kars iline özgü çiçeklerle beslenirler. Bu çiçekler her yerde bulunmaz, sadece Kars’ın kendine has doğasında yetişir. Hava soğuk da olsa, arılar sabah erkenden işe koyulur, uzak mesafelere ulaşır ve beslenirler. Bir gece kalıp sonra geri dönerler. Bu arılar gerçekten içten, doğal ve üretken çalışırlar. Onlara yanlış yapılmasına kimse izin veremez. Bu arılar bize emanet, onların orijinalliğine kimse dokunamaz. Doğal ortamlarında, kendi ritimlerinde çalışmaya devam ederler.
Bu İşi Babanızın Yanında Öğrendiniz ve Hayata Erken Atıldınız, değil mi?
Lise biter bitmez üniversiteyi kazandım, fakat babam bana, “Oğlum, üniversite burada, doğadan gelen ve bize emanet edilen bu işin başına geçmek senin görevin” dedi. Çocukluğum hep arılarla oynayarak geçtiği için bu dünyaya çok yabancı değildim. Babam hep yanında olduğumdan arıcılığın içine doğdum. Babamın kararına saygı gösterdim ve bal işine odaklanmayı tercih ettim. Arıcılık emek, sevgi ve sorumluluk isteyen bir iş. İşin aksamasından hep korktum ve babamdan azar işitmemek için daha sıkı çalıştım. Şükürler olsun, İstanbul’daki dostlarımıza ve müşterilerimize ürettiğimiz balları ulaştırmaya devam ediyoruz.
Karslı Bir Ailenin Çocuğu Olarak Nasıl Bir Ortamda Büyüdünüz?
Çocukluğum, babam ve dedemin yanında arılarla geçti. Onların arılarla olan ilişkisini gördükçe ben de sevdim. Babam hep işin başındaydı, arılarla ilgilenirdi. Arılarla zaman geçirmek bana büyük bir keyif verdi. Bir yandan okul okudum, bir yandan araştırmalar yaptım ve bir yandan resim ve heykel yapma yeteneğimi keşfettim. Arıların resimlerini çizmek, onların hikayelerini çocuklara anlatmanın yollarını düşünmek bana ilham verdi. Arılarla aramızda bir bağ var. Onları üzerimde hissetmek, sanki bir gömlek giymişim gibi bir his yaratıyor. Tamamen köy kültürü içinde büyüdüm.
Arılarda Yaratıcılığınızı Kullandığınızı Söylüyorsunuz, Neler Yaptınız?
Arıların heykellerini yaptım, doğada yağlı boya ile resimlerini çizdim. Bu Allah’ın mucizesini çocuklara sevdirmek, onlarla arıların arasındaki bağı kurmak için birçok hikayem var. Çocuklara arıların faydalarını anlatmayı ve onlarla nasıl bir bağ kurmaları gerektiğini öğretmek istiyorum.
Kafkas Arılarıyla İlgili Bir Müze Düşünceniz Var mı?
Kafkas arılarıyla ilgili birçok hikaye var. Bölgemizin coğrafi özelliklerini de göz önünde bulundurarak, bu kültürü geliştirip bir arı müzesi kurmayı düşünüyorum. Bu Allah’ın mucizesi olan balın şifasını ve arılarla olan ilişkileri çocuklara ve gelecek nesillere anlatmanın çok önemli olduğuna inanıyorum. Kars’ta arılarla ilgili pek çok hikaye var, bunları bir arada toplamak ilçemize büyük katkı sağlayabilir. Bu konuda üzerime düşeni seve seve yaparım, çünkü dedemden gelen bir hikayeye sahip bir ailenin ferdiyim.
Gençler Bal Pazarına İlgi Gösteriyor mu?
Ürettiğimiz balı 1 kg’lık özel ambalajlarda paketliyoruz. Süzme ballarımız 1 kg ve 450 gramlık paketlerde hazırlanıyor. Ayrıca 250 gram polen ve 50 gram ham propolis de sunuyoruz. Bu kıymetli ve sağlıklı besinleri çocuklarımın beslenmesinde kullanıyorum. Vatandaşlar da sabahları aç karnına düzenli olarak bu bal ve poleni tüketirlerse, en iyi yatırımı kendilerine yapmış olurlar. Bizim insanlarımız arasında 99 yaşına, hatta 110 yaşına kadar sağlıklı yaşayanları görebilirsiniz; bunda balın da büyük payı vardır.
Bal Stresi Azaltır ve Hayat Kalitesini Artırır mı?
Evet, balın pozitif bir ruh haline katkı sağladığı söylenir. Beslenmenin ve düzenli uyku saatlerinin bu süreçte önemli olduğunu da biliyoruz. Bizim Kars insanları akşam saat 11’de yatar, sabah 5’te kalkar. Kalktıklarında bir kaşık polenle balı karıştırıp yerler, bu da vücudu besleyen, güçlendiren, enerji veren ve tok tutan doğal bir besin kaynağıdır. Düzenli tüketildiğinde hayat kalitenizi artırır.
Asıl İsraf Nedir?
İşime erken başlarım, günlük 12-16 saat çalışırım ve işlerimi sıkı takip ederim. Verdiğim sözlere çok önem veririm. Bana göre asıl israf zamandır.
Anne Nedir? Annenizi Tanımak İsterim
Anne, cennet kapısıdır. Anne, öğretmenimdir. Beni hiç yalnız bırakmadı. Dokuz çocuk büyüten, her biri için mücadele eden, onları kollayan, koruyan, sevgi dolu bir kadındı. Hayatıma güç veren, sihirli bir insandı. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun, ışıklar içinde uyusun.
Kardeş Nedir?
Aynı odada, aynı yatakta büyüdüğün, hayaller kurduğun, birlikte güldüğün, ağladığın kardeşler… Abilerim benim vitaminim, dermanım, ilaçlarımdır. Onlar benim hayatta duruşum, sevincim, gücüm, yaslandığım dağdır. Kardeş, can demektir. Kardeş, hayatın zenginliğidir. Kardeşle konuştuğunda, eksiklerini kapatan, el veren, yol gösteren olmalıdır. Kardeş, baş tacı edilmeli, ona sevgiyle ve saygıyla yaklaşılmalıdır.
Vatandaşlara Mesajınız Var mı?
Emanetler bize emanettir. Zaman gaflete, ihmal ve ihanete düşme zamanı değil. Sağlık, bize verilen bir nimet; ona sahip çıkmalıyız. Sabahları aç karnına bir kaşık bal alın, ağzınızda eriyip vücudunuza yayılacak, sizi dışarıdan gelebilecek her türlü tehlikeye karşı koruyacaktır. Sağlığınıza dikkat edin, beslenmeye özen gösterin, okumayı ihmal etmeyin, spor yapın ve zamanında uyuyun. Sağlığınıza sizden başka kimse sahip çıkamaz.
Baba Nedir? Babanızı Anlatır mısınız?
Babam çalışkan, mücadeleci, geri vitesi olmayan, engelleri aşan, sabırlı ve azimli bir insandı. Kafkas arılarıyla ilgilenen bir arıcıydı, bu mesleği babasından devraldı. “Üniversiteye gerek yok,” derdi, “Kafkas arılarıyla çalış, becerilerini gençlere öğret.” Benim babam, gözümde bir kahramandı. Babalarınızın kıymetini bilin. Onların bilgisinden, tecrübelerinden faydalanın, sevgi ve saygıyla yaklaşın. Bana dünyada en büyük hazine nedir diye sorarlarsa, babam derim ve susarım. Babam gidince dağım, yolum, elim gitti. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
Güven Nedir?
Güven çekirge gibidir, bir kez kaçarsa bir daha geri gelmez. Güven ve sevgiye önem verelim. Vatandaşı içtenlikle kucaklayalım, iletişim kurarken samimi olalım. Göz temasıyla kalbe dokunalım.
Bakkallara Nasıl Sahip Çıkmak İstersiniz?
Biz bakkal kültüründe büyüdük. Evin anahtarını bile bakkala emanet ederdik. Bakkallar, marketlerin ürünlerini satmamalı, biz onlara yöresel ürünler verelim; Kars balı, peyniri satarak fark yaratabilirler. Doğru ürünü doğru şekilde anlatmalı, insanlara faydalı ürünler sunmalı ve nasıl kullanılacağını öğretmeliler. Ucuz mala kanmayın, kaliteli ürün satmayı tercih edin.
Sevgi Nedir?
Sevgi kötülüğü yok eder, iyiliği yayar. Katı kalpleri yumuşatır, insanı insan yapan sevgidir. İçimizdeki ateşi ortaya çıkaran güçtür. Sevgi bittiği yerde cehennem başlar. İlahi aşk ve dünya aşkı olmak üzere iki çeşit aşk vardır. İşinizi sevgiyle yapın, selamınızı sevgiyle verin, müşterinizi de sevgiyle karşılayın.
Başarıda Altın Kural Nedir?
Öncelikle kendinizi sevin, kendinize inanın. Hedef belirleyin ve başaracağınıza inanın. İş hayatınızla özel hayatınız arasında denge kurun, her gün yeni bir şey öğrenmeye açık olun. Çevrenizi ve insanları dinleyin, dinleyen kazanandır. Bilgi topladıkça, paradan daha değerli bir kazanç elde edersiniz.
Kars Gönül Dili Önemli mi?
İnsan ne yediyse dilinden o dökülür. Sevgi varsa sevgi, kötülük varsa kötülük dökülür. Kelimeler gönülden gelirse, tesiri de o kadar güçlü olur. Biz, balımızla ve iletişimimizle gönüllerde yer etmeye devam ediyoruz.
İletişim Nedir?
Her işin can damarıdır. İyi bir iletişim, karşılıklı uyum gerektirir. Konuşma tarzı, ses tonu, mimikler ve fiziksel görünüm, iletişimde büyük rol oynar. Biz işimizi sevgiyle yapıyoruz, telefona çıktığımızda iyi dinleriz, not alırız ve siparişleri dikkatle takip ederiz. Bu da bizi başarıya taşıyor.
Bu Yıl Ticaret Zor Geçecek, Siz Ne Düşünüyorsunuz?
Bu yıl ticaretin zor geçeceğini söylüyorlar, siz ne düşünüyorsunuz? Daha dün virüsün etkisindeydik, şimdi ise kriz dönemi yaratılıyor. Umutları kıran bir söylem yayılıyor. Şayet duyduklarımı dinlesem, hiçbir şey yapmadan evde oturmak daha iyi olurdu. Ancak biz, dedemiz ve babamızın bıraktığı işi planlıyoruz. Kendimizi arıların yaşamına göre yönlendiriyoruz ve mücadelemizi de ona göre veriyoruz. İşimizi yaparken dışarıdan gelen olumsuz seslere kulak asmıyoruz. Her krizde yeni alanlar, boşluklar ve hedefler ortaya çıkıyor. Yeni ekonomik fırsatlar doğacak. Şu bir gerçek ki, soğukkanlılık ve kararlılıkla mücadele etmek gerekiyor.
Zor bir dönemden geçiyoruz, siz ne düşünüyorsunuz? Bu süreçte soğukkanlı olmak gerekir. Biz tek bir sektördeyiz, arıcılığa odaklıyız. İşimizi düşünerek yapmaya çalışıyoruz. Benim için zor bir iş yok. Her ülkenin kendine has özellikleri var ve bu beni daha fazla heyecanlandırıyor, yeniliklerin peşinden düşünmeye itiyor. Düşündürüyor ama ayaklarımın yere sağlam basması gerektiğini de hatırlatıyor.
İşe Babanızın Yanında Başladınız, Hayata Erken Mi Atıldınız?
Çocukluğum hep babamın yanında geçti. Babam arılarla ilgilenirdi, onların getirdiği balı çevresindeki dostlarına satardı. Babamın yanında görerek, duyarak ve yaşayarak öğrendim. “İşin hazır” diyerek bana fırsat tanıdı ve ağabeylerim de destek oldu. Bu işi bir meslek ve görev olarak gördüm. Balımızı kendi markamızla özel ambalajlara koyup üretiyor ve İstanbul’da satıyoruz. Web sitemiz üzerinden de müşterilerimize sunuyoruz. Artık interneti bir dükkân gibi kullanıyoruz. Devletin bize verdiği imkânlar çerçevesinde kurallara uyarak, balımızı özel ambalajlara koyarak satışa sunuyoruz. Babamın döneminde şişe yoktu, kutu yoktu, marka yoktu. Arıdan aldığı gibi dostlarına teslim ederdi. Biz ise bu balı incelettirip daha bilinçli bir şekilde işimizi yapıyoruz. Bu da babamın yanında öğrendiğim için daha rahat olmama vesile oluyor ve işimi severek yapıyorum.
Hiçbir Başarı Emeksiz Gerçekleşmez, Katılıyor Musunuz?
Çocukluk nedir bilmedik, çocukken çalıştık. Bal ve arılarla büyüdüm. Arılarla oynadım, onlardan ilham aldım. Şimdi ise bu işi daha iyi yapmayı hedefliyorum. Büyük düşünerek, İstanbul pazarında ve dünya pazarında balın değerini bilen insanlara ulaşmaya çalışıyorum. Bu da bana mutluluk veriyor.
Geriye Dönüp Baktığınızda Hangi Fırsatları Yakaladığınızı Düşünüyorsunuz?
Bence ben hâlâ fırsatın içindeyim. Arıların dilinden anlayan, arıları tanıyan biri olarak, ileride belki arı müzesi yapma veya arılarla ilgili bir müzik klibi oluşturma gibi hayallerim var. Bu fırsatları zamanla gerçekleştirebileceğime inanıyorum.
Yurt Dışı Çalışmalarınız Var mı?
İstanbul’da bulunmamın bir amacı da ülkemizde faaliyet gösteren 130 ülkenin iş adamlarıyla tanışmak. Onlara balı sevdirmek, sabahları aç karna bal tüketmenin faydalarını öğretmek istiyorum. Sağlıklı iş insanlarının, ülkemize katma değer kazandırmasını, gençlerimize iş imkânları sunmasını arzuluyorum. Bu insanlara doğal mucize olan balımızı tanıtarak, sevdirmek ve tüketmelerini sağlamak için çalışmalarım devam ediyor.
Hedefiniz Nedir?
Kendime 5 milyar dolar hedef koydum. Çalışarak, üreterek, köyüme yatırım yapmak istiyorum. Ülkemize gelip yatırım yapan, buradan dünyaya ürün satan insanlar gençlere iş imkânı tanıyor. Ben de sağlıklı gençlerin olması için sağlıklı beslenmeye teşvik etmeyi, onların hayallerinin peşinden koşmalarını arzuluyorum. Doğanın mucizelerini gençlere anlatarak, onların korkularını yenmeleri için rehber olmayı hedefliyorum.
Çamik organik bal Entegre tesisi İnönü mah. Şeyh Şamil sok.No 1/1 Susuz/Kars 0541 336 36 47