Kimse Kimseyi Dinlemiyor Mu?
Günümüzde sanki kimse kimseyi dinlemiyor…
Çalışan yöneticisini dinlemiyor, evlat anne babasını dinlemiyor.
Öğrenci öğretmenini dinlemiyor, evde anne baba birbirini dinlemiyor.
Apartmanda komşu komşuyu duymuyor, sokakta adres soran kişi karşısındakini dinlemiyor.
Bir dükkâna girdiğinizde sizi gerçekten dinleyen bir satış temsilcisi bulmak bile zorlaşıyor.


Kısacası, dinlemeye kapalı bir iletişim çağında yaşıyoruz.
Oysa gerçek dinlemek; sadece duymak değil, yürekten anlamaktır.
Yürekten dinleyen, bilgiyi toplayandır.
Yürekten dinleyen, karşısındakinin kalbine dokunur.
Yürekten dinleyenle sağlıklı iletişim kurulur.
Yürekten dinleyen, satış yapar.
Yürekten dinleyen, sevgi kapılarını aralar.
Yürekten dinleyen, öğrenmeye açık olur.
Yürekten dinleyen, başarıyı yakalar.
Unutmayalım…
Dinleyen kazanır, sadece konuşan ise kendini tüketir.
Gelin, kendimizi tüketmeyelim.
Konuşmaktan çok dinleyelim, bilgiyi toplayalım.
İletişim kuralım, başarıyı yakalayalım, yaptığımız işten keyif alalım.
Kendimizi bir uydu anteni gibi düşünelim;
Bilgiyi çeken, toplayan ve doğru zamanda kullanan olalım.
Topladığımız bilgileri biriktirelim; yazarken, konuşurken, seminer verirken bize güç katsın.
Kaliteli kelimeler kullanmayı, etkili cümleler kurmayı,
doğru yerde doğru ifadeler seçmeyi öğrenelim.
Çünkü bu da başlı başına bir sanattır.
Ayson Karabağ
Yazar-Gazeteci