Bana “Dünyadaki en büyük yaran nedir?” deseler,
“Babam…” derim ve susarım.

Babam giderse;
dağın gider,
atan gider,
sırtın gider,
yolun gider,
elin gider,
canın gider…
Işıkların söner.
Akıl danışacağın baban gider.
Çocukluğun gider.
Öpülecek elin gider.
Bayramın gider.
Yaşlandığında yaslanacağın çınarın gider.
Arkadaki dağın gider.
Evindeki çıra söner.
Bulutların gider.
Gökyüzündeki yıldızların söner.
Bir kuş gibi uçtu gitti elimden…
Ama babam;
ölse de sözünden caymazdı.
Aç gezer, dik dururdu.
Zalime boyun eğmezdi.
Her insana insan olduğu için değer verirdi.
Yerdeki böceğe bile kıyamazdı.
İşte benim babamdan hissettiklerim bunlar…
Babanızla vakit geçirin.
Onunla sohbet edin.
Bir sınava gider gibi hayat yolunda yan yana yürüyün.
Onunla eğlenin.
Sevdiklerini birlikte ziyaret edin.
Okul arkadaşlarıyla buluşmasına eşlik edin.
Doğduğu köye birlikte gidin.
Mutluluğunu çoğaltın.
Ama zamanı ertelemeyin…
“Yaparım, ederim, bir ara giderim” demeyin.
Vakit bulamamak en büyük pişmanlıktır.
Elinizden kayıp gitmeden kıymet bilin.
Bakırköy’den Haber Gazetesi
