Tüccar Adil Seyhan: Benim İdareciliğimde Küslük Yoktur
Kızarım ama kimseye küsmem.
İdarecilik sürem boyunca birlikte çalıştığım arkadaşlarıma zaman zaman kızarım; ancak asla küsmem. Yapılan eksik işlere, ihmal edilen sorumluluklara kızarım. Müşterilere verilen sözlerin unutulmasına kızarım. İşini sıkı takip etmeyenlere kızarım. Çünkü herkes sorumluluğunu bilmek zorundadır.
İşlerde yaşanan aksaklıklara kızarım; çünkü müşteri olmazsa ben olmam, çalışan olmaz, iş olmaz. Hepimiz ekmeğimizi bu işten kazanıyoruz. Her gün işimize gidebiliyorsak, sağlıklıysak, bu bize verilen bir nimettir. Bu yüzden verilen görevlerin daha dikkatli, daha bilinçli ve daha sevgiyle yapılmasını isterim. İşini sahiplenen, sorumluluk bilinciyle çalışan herkes benim başımın tacıdır.
Genç girişimcilerin ve çalışanların önü açılmalıdır. Bazı insanlar vardır; potansiyeli çok yüksektir ama bunun farkında olmayabilir. İşte burada yöneticinin görevi başlar. İyi bir idareci, çalışanındaki gizli potansiyeli fark eder ve onu ortaya çıkarır. Bu yüzden yöneticiler çok okumalı, çok araştırmalı, seminerlere katılmalı ve kendilerine akıl hocaları edinmelidir.

İşinde kariyer yapmak isteyen, yükselmek isteyen, yaptığı işin fark edilmesi için çabalayan ve işini sıkı takip eden gençleri gördükçe çok mutlu oluyorum. Gözlerim doluyor, gururlanıyorum.
Kızdığım kişilerin sonrasında gönlünü almasını da bilirim. Kırılanı onarmayı bilirim. Maaşı asla bir tehdit unsuru olarak kullanmam. Elime fırsat geçse bile, her zaman kendimi karşımdaki kişinin yerine koyarım. Empati yaparım. O maaşla ev geçindirdiğini, çocuk okuttuğunu, ailesine baktığını hiçbir zaman aklımdan çıkarmam.
Bu yüzden çalışanlarıma kızarım ama asla küsmem. Asla düşmanlığa taşımam. Onların büyüğü, hatta bir baba gibi görülmeyi isterim. Baba evladına kızar, bağırır ama küsmez; kırmaz, gönlünü alır.
Ben de onlardan biriyim.
Bakırköy’den Haber Gazetesi