• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Ezelden İki Sevgili: Kalem ve Kâğıt

Ezelden İki Sevgili: Kalem ve Kâğıt

Ezelden İki Sevgili: Kalem ve Kâğıt

Kalem ile kâğıdın ezelden beri süren birlikteliği, insanlarda matbaa fikrinin doğmasına vesile olmuştur. Bu fikir zamanla gelişmiş ve matbaa icat edilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu başlangıçta matbaaya sıcak bakmamış olsa da, 16 Aralık 1727 tarihinde İbrahim Müteferrika tarafından ilk Türk matbaası kurulmuş, böylece o döneme ait yaşamlar, bilgiler, dergiler, mecmualar, gazeteler, kitaplar ve çeşitli yazılı belgeler günümüze kadar ulaşmıştır.

Kalemin kâğıtta bıraktığı her iz, aslında sahibinin söylemek istediklerinin bir yansımasıdır. Dün olduğu gibi bugün de pek çok kalem sahibi, ülkelerinin yönetimlerine yön vermede, yol göstermede etkili olmuştur. Bazıları bunun bedelini canlarıyla ya da kanlarıyla ödemiş, birçoğu ise sorgusuz sualsiz hapishane köşelerinde çürümüştür. Ülkeyi yönetenlerin yanında yer alıp kalemini onların çıkarları için kullananlar ise rahat ve huzur içinde yaşamaya devam etmiştir.

Rahmetli Sedat Simavi’nin şu sözü ne güzeldir:
“Kalemini kır ama satma. Gün gelir o kalem hapishanede sana arkadaş olur ama neye yarar?”

Bugün kimi zaman bir kalem, suçlu bir insanın idam fermanını imzalayan bir araç olur ve o an kalem lekelenir. Bu yüzden idam kararını veren hâkim, imza attığı kalemi kırar ve çöpe atar.
Napolyon’un şu sözü de bu gerçeği anlatır:
“Dünyada iki büyük kuvvet vardır: Biri kalem, diğeri kılıç. Gün gelir, kılıç kalemin kudretine mağlup olur.”

Elif Şafak ise adalet ve yazı üzerine şöyle der:
“Terazi adil tartması için yapılmıştır; kalem ise yazısında iz bırakması için. Kitaplar, yeni nesiller atalarının hatalarından ders alsın diye yazılmıştır.”

Gerçek şu ki kalem kâğıda âşıktır, kâğıt da kaleme. İkisi bir araya geldiğinde bir bütünlük, bir anlam, bir rüya oluşur. Tıpkı Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun, Arzu ile Kamber, Tahir ile Zühre’nin aşkları gibi…

Pir Sultan Abdal’ın dizeleri de bunu anlatır:
“Kul olayım kalem tutan ellere,
Kâtip arzuhalim yaz yâre…
Böyle şekerler ekleyim şirin dillere,
Kâtip arzuhalim yaz yâre…”

Erzurum türküsü Sarı Gelin ise şöyle der:
“Erzurum çarşı pazar,
İçinde bir kız gezer.
Elinde divit kalem,
Katlime ferman yazar…”

Kalem ve kâğıt, insanlığın hem hafızası hem de vicdanıdır. Onların aşkı sürdükçe söz de, yazı da, hakikat de yaşamaya devam edecektir.

Abdulkadir Dikme

Emekli Öğretmen-Yazar

Akba Yayınlarından Sipariş Verebilirsiniz 0532 3910934

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Bakırköy Haber