• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
İnsan Yaşamında Kapı ve Önemi

İnsan Yaşamında Kapı ve Önemi

İnsan Yaşamında Kapı ve Önemi
Kapı bir yere girip çıkmayı sağlayan ve içinde açılıp
kapanma düzeni bulunan duvar boşluğu. Genel üzere iki
ana öğeden oluşur. Kapılar bulundukları yere işlevlerine,
kullanılışlarına yapıldıkları malzemeye, yapılışlarına göre
adlandırılır. İhtiyaca göre hazırlanabildiğinden çeşitlilik
yönünden oldukça zengin olup özel mülkiyetin de sınırları belirlemektedir. Bir nevi giriş hakkı olan ile olmayanın
ayrıştığı, kontrolün sağlandığı yerlerdir.
O nedenle kapının geçmişi çok eskilere dayanır. Mezopotamyalıların kapılarını perdelerle örttüğü bilinmektedir.
Geçmişi bu kadar eski olan kapılar aslında kanat ve kasa
olmak üzere iki ana öğeden oluşur. Hemen her kapının
arkasında demirden yapılmış bir de sürgü bulunur. Bu
sürgünün bir ucu kapının duvarına veya kasnağına sabitleştirilir. Bu sürgü ileri itildiğinde kilit görevi görür ve kapının
açılmaması sağlanmış olur.
Eski dönem kapıların dış yüzünde iki süslü tokmak
bulunurdu. Bu tokmaklardan biri ev halkı diğeri gelecek
misafirler için kullanılırdı. Misafir olarak gidenler bu tokmakların nasıl kullanılacağını bilirdi.
Osmanlılarda özellikle oyma kapılar, fildişi ve sedef kakmalı ahşap kapılar çok yaygın kullanılırdı. Bugünde yurdumuzun çeşitli yörelerinde bulunan saray, köşk, han, hamam
ve kale kapılarına rastlamak mümkündür. O kapıların bir
Abdulkadir Dikme
24
diğeri özelliği de bulunduğu binada yaşayanların sosyoekonomik durumlarını az da olsa dışarıya yansıtır olmalarıdır.
Bu özenle hazırlanan kapılar ayrıca önemli yapıların giriş
bölümünü göstermek içinde kullanılmıştır. Örneğin, cami,
medrese gibi yapıların özenle yapılmış kapıları buna örnektir.
Kapı sözcüğü deyim olarak bir çok yapıya isim babası
olmuştur. Eskiden hükûmet
konaklarına paşa kapısı, yeniçeri ağalığı dairesine ise ağa
kapısı denilirmiş. Osmanlı
döneminde sadrazam konağına büyük giriş kapısından dolayı baba-ı âli denmiş,
sadrazam hükûmet konağı
olarak değiştirilmiş. Bugün
İstanbul’da Topkapı, Edirnekapı Mevlana kapı; Diyarbakır kalesi üzerinde Urfa Kapısı,
Mardin Kapı kullanımı hâlâ devam etmektedir. Kente giren
mallar bu kapılarda denetlendiği için gümrük kapısı olarak
da bilinmektedir. Semt isimleri olarak da kullanılmış; bunlara
örnek olarak Yenikapı, Demirkapı, Azap kapı sıralanabilir.
Ayrıca kapısız yerden mi çıktın? Kapıyı yüzüme kapadın
gibi deyimler hâlen kullanılmaktadır.
Kapı sözcüğü Türk sanat müziği, Türk halk müziği ve
edebiyatımıza konu olmuştur. İşte onlardan birkaç örnek;
Gönül kapım açıktır, Çalmadan gir içeri…
Kapıyı çalan kimdir? Aç bakam gelen kimdir? Yaram derine
düştü, Belki gelen hekimdir,
dizeleri duyguları ne de güzel açıklamaktadır.
Yalnız kapıların en makbul olanları huzura açılanlarıdır.
Huzura açılmayan kapıların ardında sıkıntılar ve gizli saklı
sırlar vardır ki bu da insanı merak etmeye sevk eder. İnsanın
bir şeyi merak etmesi normal sayılırken aşırısı zarar getirir.
Kapıların en makbul
olanları huzura
açılanlarıdır…
Huzura açılmayan
kapıların ardında
sıkıntılar ve gizli saklı
sırlar vardır…
Dede’den Torunlara
25
Bir şeyi merak etmesi normal sayılırken aşırısı zarar
getirir.
İslam inancında kapılar hâkimiyetin tescilidir. Birkaç kapıdan geçilmeden vuslata erişmek mümkün değildir. Nefsin
mertebeleri olduğu gibi tasavvufi manada da kapılar vardır.
Tasavvufta bir kapı daha vardır ki adına gönül kapısı
derler. Gerçek mutluluğun ilahi yolu ve anahtarıdır. Kişiyi
hakka kavuşturur. Amacı insanı karanlıktan aydınlığa çıkarmaktır.
İnsan hayatında bu kadar önemli olan kapıların dün
olduğu gibi bugün de çok daha güzelleri yapılacaktır, manevi anlamda kendini geliştirmek isteyenler başka kapılara
erişecektir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Yeter ki
insan insan olsun, insan olmayana ne gerek

Kadir Dikme

Öğretmen Emeklisi

Akba Yayınlarından

Dededen Torunlara Kitabın Yazar  Kitapçılarda

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Bakırköy Haber