Bakırköy Haber, Bakırköyden Haber
Nebras Yemek Market’in Genel Müdürü Memet Güner ile Gazeteci Ayson Karabağ Röportajı
Sosyal Medyada Paylaş

Nebras Yemek Market’in Genel Müdürü Memet Güner ile Gazeteci Ayson Karabağ Röportajı

Nebras Yemek Market Genel Müdürü Memet Güner’in Biyografisi

15 Nisan 1962 tarihinde Elazığ’ın Sivrice ilçesinde dünyaya geldim. Babam çiftçi İsmail Bey, annem ise yardımsever Bakiye Hanım’dır. Yedi kardeşiz ve Eleğizin eşsiz havasını soluyarak büyüdük. Bu topraklarda geleneklerimizi ve örflerimizi öğrenerek mücadeleci bir yapıya sahip olduk. Babamızın nasırlı ellerinden geçen çalışkanlık, bizim için en büyük örnek oldu.

Elazığ, tarih kokan, yeşil ağaçları ve çiçek kokularıyla huzur veren bir şehir. Pek çok sanatçı, şair, profesör, iş insanı, yazar, ozan, politikacı, doktor ve avukat yetiştiren bu bereketli topraklarda doğmuş olmak, benim için büyük bir gurur kaynağı. Evliyim ve üç çocuk babasıyım.

Elazığ’da büyüyen her çocuğun hayalinde öğretmen olmak vardır. Bu şehir, yerinde durmayan, sürekli mücadele eden, araştıran ve girişimci bireyler yetiştirir. Biz de bu özellikleri içimizde taşıyoruz. Ancak eğitim hayatım ortaokuldan sonra sonlandı. Genç yaşta gurbet yollarına düşerek İstanbul’a geldim. Çalışıp aileme destek olmak tek hedefimdi.

Okumak ve eğitim hayatına devam etmek nasip olmadı; ancak okul eksikliğimi başka yollarla telafi etmeye çalıştım. Müşterilerimden, gazete sayfalarından, takvim yapraklarından, kitaplardan ve dergilerden öğrendim. Tecrübeli büyüklerimi dinleyerek hayat tecrübelerimi artırdım. Gün geçtikçe okumanın ve bilginin ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi anladım.

Bugün geldiğim noktada, eğer başarıdan söz ediliyorsa, bu başarıyı müşterilerime borçluyum. Onlar benim için adeta birer “aspirin” gibi bilgi kaynağı oldu. Çalışmalarımda beni destekleyen herkese şükranlarımı sunuyorum.

İstanbul’a Neden Geldin?

Elazığ’dan İstanbul’a gelip çalışanlar zaman zaman köye dönerdi. Üzerlerinde güzel kıyafetler olur ve İstanbul’u anlatırlardı. Onları dinledikçe hayaller kurmaya başladım. Okumak için de şehre gitmek gerekiyordu. Ancak babamın maddi durumu uygun değildi. “Ben İstanbul’a gideyim, çalışayım, anne ve babama para göndereyim,” düşüncesiyle 14 yaşında yola çıktım.

İlk işim komilikti. Hem karnımı doyuruyor hem de sıcak bir ortamda çalışıyordum. Zaman zaman çalıştığım yerde kalıyordum ve hiç para harcamadan kazandığım maaşı olduğu gibi aileme gönderiyordum. Para gönderdikçe çok mutlu oluyor ve sanki annemle babam dualarını hissediyordum. Bu motivasyonla çalışmaya devam ettim.

Kendi kendime, “Çalışır, para biriktirir, köyüme dönerim,” diye düşünüyordum. Ama bir türlü köye dönemeden yıllar geçti. Gurbette kaldık, burası bizim yuvamız, yerimiz ve köyümüz oldu.

Gazeteci Ayson Karabağ ile Nasıl Tanıştım?

Kadıköy’de çalıştığım dönemde müşterilerimden biriydi. Aynı zamanda hocalarımdan biriydi. Gelir giderdi, Çektiği Filmleri  biliyordum. Merinos Halı, Şahin Sucukları, Deotak, Arko, İpek Mobilya, Ağaoğlu, Gecem Yatakları ve Pames Ayakkabı gibi markalar .

Bugün Türkiye’de bu markaların tanınmasında vesile olduğunu biliyordum. Sekreter dergisini çıkarıyordu,

Ali Ağaoğlu ,Kendisi bizim komşumuzdu. Bir gün “Buradan daire al,” dedi. Ancak o zamanlar bu öneriyi dikkate almadık. İleriyi görmek çok önemli, bunu sonradan daha iyi anladım.

Bir gün yemeğe geldiğin ‘de , çok hoş ve zarif giyinmişti. “Her zaman çok şık giyiniyorsunuz. Bu bana bir sözü hatırlatıyor: ‘Giysilerinizle karşılanır, bilginizle uğurlanırsınız.’

O gün bana, “Bir takım elbise reklamında oynamak ister misin?” diye sordu. Ben de, “Sizin için hayır demek olmaz. Uygun gördüğünüz bir şekilde çekimlere katılırım,” dedim.

Reklam çekimleri için belirlenen gün geldi. Takım elbiseler, gömlekler ve pardösü gibi kıyafetlerle çekimler yaptık. Çok güzel bir gündü. Kıyafetlere uygun makyajlar yapıldı, ışıklar hazırlandı. Yönetmen Ayson Karabağ olunca her şey daha düzenli ve keyifliydi. Makyaj sanatçıları, kuaför, ışıkçı ve kameramanlar, zaten sürekli yemeğe gelen insanlardı. Hiç zorlanmadan, güzel çekimler gerçekleştirdik.

Bu çalışmanın ardından hep dua ettim. “Bu giyim firması için uğurlu olayım,” diye dileklerde bulundum. Bu işbirliği bizi hiç koparmadı. Her bayramda kendisini arar, hal hatır sorardım.

Birkaç kez dizi ve film projeleri için öneriler geldi. Ancak vakit bulamadım. Çalıştığım işyerinde izin almak zordu, çünkü ben olmayınca işlerde sıkıntı yaşanırdı. İşyerime faydalı olmak için hep bencil olmamaya çalıştım. Bu duygu ve düşüncelerle işime odaklandım. Hep işlerimi düşündüm; kendimi ise arka plana attım. Çünkü işyerim varsa, ben de var olurum inancıyla hareket ettim.

Sizin Döneminizde Sakallı Ustalar ve Garsonlar Var mıydı?

Bizim dönemimizde her sabah tırnak bakımı, kıyafet temizliği, ter kokusu gibi her detay kontrol edilerek eğitim verilirdi. Uygun kıyafetlerimizi giymeden salonda dolaşmaz, müşterinin karşısına çıkmazdık. Çünkü hem mekânı hem de firmayı temsil ettiğimizi bilirdik. Bu nedenle temizlik ve düzen konusunda çok dikkatliydik.

Patronlarımız da bu disipline önem verirdi. Biz, o kıyafetleri severek ve gururla giyerdik. Bu sevgi ve sorumluluğu bize ustalarımız ve patronlarımız eğitimlerle aşılamıştı. Tek bir doğru vardı: Kurallara uymak zorundaydık.

Şimdilerde ise kurallara önem vermeyen, eğitimsiz kişilerin dağınık ve rahat tavırları mutfağa kadar girmiş durumda. Bu, mesleğimiz için zararlı bir durum. Kendi mesleğimizin geleceğini baltalıyoruz. İleride bunun ağır bedelini ödeyeceğiz. Bu nedenle mesleğimize sahip çıkmamız gerekiyor.

“Nebras Yemek Market: İsrafı Önleyen Yenilikçi Bir Anlayış”

Sizin kahvaltı veren bir kafeniz vardı?
Evet, serpme kahvaltı hizmeti veriyorduk. Tüm kahvaltılık ürünleri masaya koyuyorduk; fakat toplama sırasında hiç yenilmeyen ya da el değmemiş birçok ürün çöpe gidiyordu. Bu durumu fark ettikçe rahatsız olmaya başladık ve israfa karşı daha duyarlı olmamız gerektiğini düşündük. Patronumuz Atakan Urun bir gün sabah toplantısında bizimle “Nebras Yemek Market” fikrini paylaştı.

Toplantıda neler konuşuldu?
Atakan Bey bize şöyle dedi:
“Çorba çeşitlerinden kahvaltılık ürünlere, öğle yemeklerinden sebzeli yemeklere, mezelerden et ve tavuk yemeklerine kadar ustalarımızın lezzetli tariflerini vitrinde sergileyelim. Müşterilerimiz, ihtiyaçları kadar alıp, tükettiklerinin ücretini ödesinler. Böylece hem israfı önleriz hem de müşterilerimizin bütçelerine destek oluruz. Ayrıca tabakta kalan yiyecekleri de en aza indiririz. Bu sistemle, müşterilerimizi bilinçli bir şekilde yiyeceklerini seçmeye teşvik ediyoruz.”

Bu sözlerden sonra odada derin bir sessizlik hâkim oldu. 35 yıllık sektörde ilk kez böyle farklı düşünen, yenilikçi bir patronla karşılaştık. Hepimiz bu fikre saygı duyduk ve Atakan Bey’in yanında yer aldık. Şimdi bu anlayışla Pendik, Kartal ve Bakırköy’deki üç şubemizde hizmet vermeye devam ediyoruz. Hedefimiz, bu sistemi Ankara, Bursa, Antalya, İzmir ve hatta Azerbaycan’a taşımak. Gelecekte Almanya ve Fransa gibi ülkelere de açılmayı planlıyoruz.

Memet Güner, pek çok patronla çalıştınız. Atakan Urun sizi nasıl etkiledi?
Atakan Bey, dürüstlüğü, çalışkanlığı, çalışanlarına ve müşterilerine verdiği değerle ön plana çıkan bir lider. İşine olan titizliği ve çalışanlarını sürekli geliştirme çabası takdire şayan. Atakan Bey, “Biz bir orkestra gibiyiz. Ortak hedefimiz, müşterilerimizi memnun bir şekilde uğurlamaktır. Hepimiz işimizi sevgiyle yapmalı, bakımlı ve güler yüzlü olmalıyız. Eğitim alarak hizmet kalitemizi her zaman daha ileriye taşımak zorundayız,” der.

Peki, Nebras Yemek Market nasıl ortaya çıktı?
Atakan Bey, vizyoner bir lider. Yeniliğe açık, insan odaklı bir anlayışı var. Kendisi bize her zaman şunu söyler:
“Müşterilerimiz kim olursa olsun, onlara bir kral veya bir bebek nasıl karşılanırsa öyle davranmalıyız. İlk olarak güler yüzle ‘Hoş geldiniz’ demeyi bilin. Sonra çay veya su ikram etmeyi ihmal etmeyin. Çünkü burası, müşterilerimiz olmadan var olamaz. Onlar bizim krallarımızdır.”

Bu anlayışla Nebras Yemek Market’i sektörde fark yaratan bir marka haline getirdik.

Nebras Yemek Marketi Hizmetlerini Anlatır mısınız?

Her sabah kahvaltı çeşitlerimiz, öğle yemeklerimiz, tatlılarımız, meze çeşitlerimiz ve akşam yemeklerimizle müşterilerimize hizmet veriyoruz. Ustalarımızın titiz çalışmalarıyla hazırlanan ürünlerimizi özenle vitrinlerimize yerleştiriyoruz.

  • 80 çeşit zeytinyağlı yemek
  • 100 çeşit kahvaltılık
  • 20 çeşit ev yemeği
  • 20’ye yakın tatlı
  • 4 ila 6 çeşit çorba (her gün)

Ayrıca, büyük bardakta çay, küçük bardakta çay ya da çok çay tüketen müşterilerimiz için özel sürahilerde servis imkanı sunuyoruz.

Yemek Marketi Müşterilere Ne Öğretiyor?

Hotel kültüründe, genellikle önce peynir çeşitlerinden alınır ve tabağa bırakılmadan tüketilir. Ardından az miktarda menemen, yumurta ya da patates kızartması gibi seçenekler denenir. Yemek sonlandırılırken ise bir tatlı ya da meyve ile final yapılır.

Nebras Yemek Marketi olarak müşterilerimize şu alışkanlığı kazandırmayı hedefliyoruz:

  • İlk olarak doymak için değil, ne yiyeceğine karar vermek için tabaklarını incelemeleri.
  • Ardından yalnızca ihtiyaçları kadar yiyecek almaları.
  • Aldıkları yiyeceklerin tartılarak ücretlendirilmesi.

Bu yöntemle israfın önüne geçiyor, hem tabağınızda yemek kalmıyor hem de çöpe gidecek paranız olmuyor.

İsrafı Önlemek İçin İyi Bir Yöntem mi?

Pendik, Kartal ve Bakırköy gibi farklı bölgelerde bu kültürü insanlara anlatmayı görev edindik. İsrafın önüne geçmek için bireyleri bilinçlendirmeliyiz. Çöpe paramızı atmak yerine yalnızca yiyebileceğimiz kadar almaya dikkat etmeliyiz.

Bu önemli alışkanlığı özellikle gençlere, hanımlara ve dernek başkanlarına anlatmak, onları bu konuda bilinçlendirmek istiyoruz. İsrafı önlemek bir düşünce ve seçim meselesidir. Hep birlikte bu kültürü yaygınlaştırabiliriz.

Değerli Mehmet Bey,

35 yıldır insanlara hizmet ediyorsunuz ve bu süre zarfında birçok kişiye rehberlik ettiniz. Ancak toplum olarak, maalesef yemek konusunda kendimize zarar veriyoruz.

İnsanlarımız çoğu zaman aceleci bir tavırla gelip sipariş veriyor. Yemekler hazırlanıyor ama birçoğu tabakta kalıyor. Bu durum hem israfı artırıyor hem de sağlığımızı olumsuz etkiliyor. Peygamber Efendimiz’in şu sözlerini hatırlatmak isterim: “Az ye, az konuş, az uyu.”

Nebras Yemek Market’e gelen misafirlerimize birkaç öneride bulunmak istiyorum:

  1. Acele etmeyin: Yemeklerinizi seçerken ve yerken aceleci davranmayın.
  2. İhtiyacınız kadar alın: İki kaşık yemek yerine bir kaşık alın, yetmediğini düşünüyorsanız yeniden alın. Böylece tabağınızda yemek kalmaz, israfı önlemiş olursunuz.
  3. Yavaş yiyin: Yemeklerinizi yavaş yavaş çiğneyerek yiyin. Dişlerinizin görevini yapmasına izin verin ve yediğiniz lokmayı mideye hazırlayın.
  4. Sağlığınızı düşünün: Yemekleri yutmak yerine çiğnemek, sindirimi kolaylaştırır ve kilo alımını önler.

Bu ufak alışkanlıklar, hem sağlığınız hem de toplumsal bilinç açısından büyük bir fark yaratacaktır. Sağlıklı ve bilinçli beslenmek dileğiyle…

Çalışmalarınızı Annelerle Nasıl Paylaşmayı Düşünüyorsunuz?

Annelerle kahvaltı etkinlikleri düzenleyerek onlara projelerimizi anlatmayı, aynı zamanda fikirlerini almayı planlıyoruz. Bu toplantıları Bakırköy, Pendik ve Kartal gibi farklı bölgelerde düzenleyerek kadınlara yönelik yönetim toplantıları yapacağız.

Dernek Başkanları İçin Bir Çalışmanız Var mı?

Evet, dernek başkanları için de bir çalışma planlıyoruz. Toplantılarda otellerde yaşanan israf sorunlarını gözlemliyor ve bu durumu paylaşıyoruz. Başkanlarımızı bir kahvaltıda ağırlayarak israf karşıtı duruşumuzu ve çevreye duyarlılığımızı göstermek istiyoruz. Bu buluşmalarda fikir alışverişi yaparak ortak bir bilinç oluşturmayı hedefliyoruz.

Öğrenciler Neden Daha Önemli?

Öğrenciler bizim için çok önemli. Çevremizdeki okullardan öğrencileri öğle yemeklerinde ağırlayıp, onlara projelerimizi anlatmayı ve fikirlerini dinlemeyi planlıyoruz. Amacımız, yemek israfını önlemek ve “yemediğimiz her şeyin çöpe gitmemesi gerektiği” bilincini kazandırmak.

Mehmet Bey, Müşteri Nedir?

40 yıl önce, müşteriyi sadece para kazanılacak bir kaynak olarak gören bir dönemde İstanbul’da çalışmaya başladım. Ancak zamanla aldığım eğitimlerle müşteri ilişkilerinin önemini kavradım. Hocalarım, “Müşteriyi ya bir kral ya da bir bebek gibi düşünün. Onlara bu sevgi ve ilgiyle yaklaşın,” derdi. Bu anlayışla, güler yüz, tatlı dil ve doğru iletişim becerileriyle çalışmaya başladım.

Müşteriler Sana Neler Kazandırdı?

Müşterilerim benim öğretmenim oldu. Onların davranışlarından, konuşmalarından ve nezaketlerinden çok şey öğrendim. Siyaset liderlerinden sanatçılara, iş insanlarından sporculara kadar pek çok kişiden bilgi ve deneyim kazandım. Elleri sıkarak onların bilgilerinden faydalandım. Bugün eğer müdür unvanına sahipsem, bunu müşterilerime borçluyum. Diplomanı onlar verdi diyebilirim.

Unutamadığın Bir Anın Var mı?

Rahmetli Fahrettin Aslan, bize “Canlı yayında olduğunuzu asla unutmayın,” derdi. Spikerler yayına çıkmadan önce hazırlık yapar, giyinir, makyajını tamamlar ve halkın karşısına çıkar. Biz de işimizin başında aynı özeni göstermeliyiz. Duruşumuzdan vücut dilimize, konuşmamızdan tavırlarımıza kadar profesyonel bir imaj sergilemeliyiz. Bu tavsiye, çalışma hayatımda bir alışkanlık haline geldi ve beni hep motive etti.

Şansını Artırmanın Yolu Ne?

İyi niyet, hayatımda çok önemli bir yere sahip. İçimdeki bilgiyi gözlerime ve dilime yansıtmayı öğrendim. Hayata esnek ve sakin bakarak yeni deneyimlere açık oldum. Sezgilerime güvendim, iç sesimi dinledim ve çevremde güçlü bir iletişim ağı kurmaya özen gösterdim. Karamsarlıktan uzak durup her güne umutla başladım. Çevremdeki olumsuz düşünceleri görmezden gelerek işime odaklandım.

İnsanları İkna Etmek İçin Ne Yaptın?

Her zaman rahat olmaya çalıştım ve karşımda bir insan olduğunu asla unutmadım. Karşımdaki kişiye ismiyle hitap etmek, sakin ve güven veren bir ses tonu kullanmak, açık ve anlaşılır bir dil ile konuşmak benim temel prensiplerim oldu.

Mehmet Bey’in İş Ahlakı Kuralları Nelerdir?

  • İyi huylu ve güzel ahlaklı olmak
  • Sözünün eri olmak ve verdiği sözü tutmak
  • Güler yüzlü ve tatlı dilli olmak
  • Hataları yüzüne vurmamak, dostluğa önem vermek
  • Tevazu sahibi olmak
  • Müşterilere hizmet etmeyi bir görev bilmek
  • Dedikodudan uzak durmak
  • Komşulara iyilik etmek
  • Sabırlı ve anlayışlı olmak
  • Daima hakkı gözetmek
  • Sır saklamayı bilmek
  • Suçluya dahi yumuşak davranmak
  • Kötü söz ve hareketlerden sakınmak

İletişimin Önemi Nedir?

İletişim, yaşantımızdaki her işin can damarıdır. İlişkilerin başarısı, karşıdaki kişinin kendini rahat hissetmesine ve aradaki benzerlik köprüsüne bağlıdır. İletişim, karşılıklı kopyalama ve yansıtma sürecidir.
Konuşma tarzı, ses tonu, mimikler ve fiziksel görünüm, iletişimde başarıya doğrudan katkı sağlar.

Sevgi Sizin İçin Neyi İfade Eder?

Sevgi kötülüğü yok eder, iyilikleri yayar ve katı kalpleri yumuşatır. Sevgi, iki yönlü bir duygudur:

  • Sevgisini veren kişi için mutluluk kaynağıdır.
  • Sevilen kişi için şefkat ve huzur duygusu yaratır.

Yıllardır Aynı İşi Yapan Biri Olarak “Günün Menüsü” Nedir?

Günün Menüsü:

  • 1 ölçü insanlık
  • 2 ölçek “Günaydın”
  • Biraz ilgi
  • 1 tutam anlayış
  • Normal ölçüde nezaket
  • 1 tatlı kaşığı tolerans

Malzemeleri içinizden alın; tertemizdir, yıkamanıza gerek yok. Gönül teknenizde karıştırın, hayat tabağına boşaltın. Üzerine sevgi marmeladı serpin ve gökkuşağı renkleriyle süsleyin. Bu menüyü sadece kendiniz yemeyin, çevrenizdekilerle de paylaşın. Afiyet olsun!

Mehmet Bey, Gençlere Neler Söylemek İstersiniz?

  • Azimli ve dürüst olun.
  • Yeniliklere her zaman açık olun.
  • Asla pes etmeyin, bıkmayın, usanmayın.
  • Her şey bir anda olmaz, başarı zaman ve sabır gerektirir.
  • Her tecrübeyi bir fırsat olarak görün ve öğrenmeye devam edin.

Mehmet Bey, Sürekli İş Değiştirenlere Ne Dersiniz?

Bizde bir atasözü vardır: “Yuvarlanan taş yosun tutmaz.” Sürekli iş değiştiren kişilere güven duyulmaz. Eğer başarıya ulaşmak istiyorsanız:

  • Bir işe çırak olarak başlayın.
  • Sabırlı olun, öğrenin.
  • Daha sonra ustalaşın ve işinizin uzmanı olun.

Bir işte kök salmak için kalıcı olmanız gerekir. Sürekli iş değiştiren kişi, kendi becerilerini törpülemiş ve kimseye uyum sağlayamaz hale gelmiş demektir. Bu durum en çok kendisine zarar verir, başkalarına değil.

Dostlarım ve Müşterilerim  İletişimiz  kesilmesin 0535 2175796 

  • Hazırlayan:
    Ayson Karabağ, Yazar-Gazeteci

Bir Yorum Bırak

Tüm Hakları Saklıdır © 2026 Bakırköyden Haber Bakırköy Haber