• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Reklam Yönetmeni Ayson Karabağ, Merhum Atilla Arcan ile Reklam Çalışmalarını Konuştu?

Reklam Yönetmeni Ayson Karabağ, Merhum Atilla Arcan ile Reklam Çalışmalarını Konuştu?

 Merhum Atilla Arcan ile Reklam Çalışmaların Haberi ?

Merhum Sanatçı Atilla Arcan’ı Yakından Tanıyalım?

Türk tiyatrosunun, sinemasının ve televizyon dünyasının sevilen isimlerinden Atilla Arcan, gerçek adıyla Ali Atila Gürses, 21 Eylül 1945 tarihinde İstanbul’da doğdu. 16 Kasım 2015 tarihinde, 70 yaşında hayatını kaybetti.

Yeşilçam’ın tanınmış yönetmen ve oyuncularından Muharrem Gürses’in oğlu, karikatürist Kemal Gökhan Gürses’in kardeşi olan Atilla Arcan, sanat hayatına çok küçük yaşlarda başladı. Tiyatro eğitiminin bir bölümünü İngiltere’de aldı.

Özellikle 1990’lı yıllarda yaptığı “Binbir Surat” programları ve birbirinden farklı siyasetçi taklitleriyle büyük bir iz bıraktı. Süleyman Demirel ve Turgut Özal gibi siyasi isimlerin taklitleriyle geniş kitleler tarafından tanındı.

Tiyatro ve sinemanın yanı sıra televizyon dizilerinde de rol alan Atilla Arcan, “Cennet Mahallesi” ve “Ah Polis Olsam” gibi yapımlarda izleyiciyle buluştu.

16 Kasım 2015’te geçirdiği kalp krizi sonrasında hastaneye kaldırılan sanatçı, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Cenazesi Küçükyalı Mezarlığı’na defnedildi.

Atilla Arcan Reklam Tekliflerinde Nasıl Bir Sanatçıydı?

Atilla Arcan’a bir reklam filmi teklif ettiğimiz zaman kendisine önce ürün ve firma hakkında bilgi verirdim.

O ise bilgileri aldıktan sonra hemen karar vermezdi. Firmanın adresine gider, iş yerini görür, araştırır, insanlarla konuşur ve ürünün gerçekten güvenilir olup olmadığını anlamaya çalışırdı.

Bana sık sık şöyle derdi:

“Bana güven. Vatandaşı kandıramam. Ben inanmadığım bir firmanın reklamında oynamam.”

Bu sözleri zaman içinde benim için çok önemli bir ders hâline geldi.

Atilla Arcan’ın derdi yalnızca reklamdan para kazanmak değildi. Onun asıl düşüncesi, vatandaşa güven vermek ve insanları yanıltmamaktı.

Çünkü bir sanatçı reklamda konuştuğu zaman vatandaşın o kişiye güvenebileceğini düşünürdü. Bu nedenle söylediği sözlerin arkasında durmaya, araştırmadan hiçbir ürünü tanıtmamaya büyük önem verirdi.

Bugün geriye dönüp baktığımda, Atilla Arcan’ın bana yalnızca reklamcılığı değil, aynı zamanda güven duygusunu ve mesleki sorumluluğu da öğrettiğini daha iyi anlıyorum.

Atilla Arcan Randevusuna Çok Bağlıydı

Atilla Arcan ile ne zaman sanat veya reklam çalışmaları hakkında konuşsak, belirlediğimiz yere her zaman beş dakika önce gelirdi.

Reklam çalışmalarında metni dikkatle okur, doğal konuşmaya önem verirdi. Çekim sırasında bazen karakterine ve kişiliğine uygun yeni bir slogan veya fikir aklına gelir, onu da bizimle paylaşırdı.

Hatta bazen:

“Sizin istediğiniz çekimi yapalım. Bir de benim içimden geleni yapayım. Uygun görürseniz değerlendirirsiniz, elinizde dursun.”

derdi.

Bu yaklaşımı onun ne kadar üretken ve işine bağlı olduğunu gösteriyordu.

Reklam çekimlerinde ve fotoğraf çalışmalarında yalnızca sanatçı olarak görevini yapmakla kalmaz, reklam ekibinden daha fazla çalışır, metni tekrar tekrar inceler ve sürekli fikir üretirdi.

Onun düşüncesi çok açıktı:

“Firmaya faydamız olsun, ürün daha iyi tanıtılsın, firma başarılı olsun.”

Hatta bazen kendisini firma sahibinin yerine koyarak düşünürdü:

“Bana güven. Bu ürün artık benim ürünüm gibi. Bu ürünü sevdirmek, tanıtmak ve satışına katkı sağlamak için elimizden geleni yapmalıyız.”

Atilla Arcan Bir Sanatçıdan Daha Fazlasıydı

Atilla Arcan yalnızca oyuncu değildi.

Bir yönetmen gibi düşünür,
bir editör gibi üretir,
bir metin yazarı gibi fikir geliştirirdi.

Bu nedenle onunla çalışmak benim için büyük bir destekti.

Montaj sırasında da yanımda olur, fikirlerini söyler, gördüğü eksikleri paylaşır ve çalışmanın daha iyi olması için yardımcı olurdu.

Birlikte reklamını yaptığımız firmaların ve ürünlerin televizyon kanallarında, gazetelerde ve çeşitli yayınlarda görünmesine katkı sağlamaya çalışırdık.

Atilla Arcan, yaptığı işin karşılığında yalnızca ücretini düşünmeyen; karşısındaki insanı ve firmanın başarısını da önemseyen bir sanatçıydı.

İşin hakkından fazlasını vermek, yardımcı olmak ve karşısındakini düşünmek onun kişiliğinin önemli bir parçasıydı.

Atilla Arcan ile Azerbaycan Yolculuğumuz

Atilla Arcan ile birlikte Azerbaycan’ın Bakü şehrine de gittik.

Bakü’de yaklaşık 5 bin iş insanının katıldığı bir yemek ve eğlence programında birlikte bulunduk.

Uçakta pilotun yaptığı bazı anonslar sırasında bile Atilla Arcan esprileriyle yolcuları kahkahaya boğuyordu.

Havalimanında güvenlikten geçerken bile Azerbaycan’daki görevlilerin ve çevresindekilerin dikkatini çekiyor, kendine özgü mizah anlayışıyla insanları güldürüyordu.

İş insanlarının katıldığı gece programında da yaptığı taklitlerle salonu kahkahaya boğdu.

Onun anlattığı konular, yaptığı espriler ve olaylara bakış açısı sadece güldürmezdi; aynı zamanda düşündürür ve insana bir şeyler öğretirdi.

Türk Konsolosluğu’nun Akşam Yemeği Daveti

Bakü’de bulunduğumuz günlerde Türk Konsolosluğu’nun akşam yemeği davetine de katıldık.

Programımız oldukça yoğundu. Radyo programları, canlı yayınlar, televizyon çalışmaları, iş yeri ziyaretleri, sahil gezileri, akşam yemekleri ve çeşitli etkinlikler birbirini takip ediyordu.

Konsolosluk yetkilileri bizlerle yakından ilgileniyor, misafir sanatçıların Bakü’de güzel zaman geçirmesi için ellerinden geleni yapıyordu.

Atilla Arcan’ın bazı alışkanlıkları vardı. Ancak protokol kurallarına da dikkat ederdi. O gece yaşanan bazı küçük olayları bile kendi mizahıyla renkli hâle getirdi.

Bugün düşündüğümde, o geceyi özel ve unutulmaz yapan şeylerden biri de Atilla Arcan’ın bulunduğu her ortamı neşelendirmesiydi.

Bakü’de sanatçı arkadaşlarımızla birlikte Hazar Denizi çevresinde yürüyüş yaptık, balık yedik, kebap yedik ve güzel sohbetler ettik.

Bir otel programında sucuk ikramı yapılmış, sucuklar getirilip birlikte pişirilmişti. Atilla Arcan da reklam yüzü olduğu ürünle ilgili esprileri ve konuşmalarıyla ortama ayrı bir renk katmıştı.

O gün, hepimizin hafızasında güzel bir anı olarak kaldı.

Bakü Yolculuğumuzdan Güzel Anılar

Bakü yolculuğumuzda birçok dostumuz ve iş insanımız da bizimle birlikteydi.

İsmail Hazar, İnci Baharat’ın sahibi Emin Demirci, 5 Yıldız Sucuk’un sahibi Celal Bey, Oya Karabağ ve Atilla Arcan’ın sevgili eşi Gül Arcan ile birlikte çok güzel günler yaşadık.

Bugün o günleri hatırladığımda, Atilla Arcan’ın yalnızca bir sanatçı değil, aynı zamanda bulunduğu ortama değer katan çok özel bir insan olduğunu bir kez daha düşünüyorum.

 

Uşak’ta Reklam Çekimlerine Gittik?

Sevgili Okurlarımız,

Bugün sizlere reklam yönetmenliği yaptığım yıllardan güzel bir anımı anlatmak istiyorum. Uşak’ta Osmanlı sabunları üreten bir firmaya reklam çekimleri yapmak için gittik. Bu çalışma bizim için yalnızca bir reklam filmi değildi; aynı zamanda doğal sabunların tanıtılması ve Türkiye genelinde duyurulması açısından da önemli bir çalışmaydı.

Uşak’a gittiğimizde Osmanlı dönemini yansıtan kıyafetler giyerek reklam çekimleri gerçekleştirdik. Ürünlerin özellikleri hakkında sorular soruldu, doğal sabunların kullanım alanları anlatıldı ve izleyiciye çeşitli mesajlar verildi.

Reklam filmlerinin yanı sıra afişler ve el ilanları da hazırlandı. Böylece Uşak’ta üretilen Osmanlı sabunlarının Türkiye genelinde tanıtılmasına katkı sağlamaya çalıştık.

Osmanlı Sabunlarının Çeşitleri

O dönemde farklı doğal sabun çeşitlerinin isimleri daha fazla duyulmaya başlanıyordu. Çekimlerimizde;

  • Acıbadem sabunu
  • Ardıç sabunu
  • Avokado sabunu
  • Bıttım sabunu
  • Buğday sabunu
  • Elma sabunu
  • Gül sabunu

gibi çeşitli ürünlerin tanıtımını yaptık.

Osmanlı sabunlarının sahibi İlhan Bey ve Hürriyet Hanım’ın misafiri olduk. Uşak’ta bulunduğumuz süre içerisinde çeşitli ziyaretler gerçekleştirdik. Belediye başkanını ziyaret ettik, yöresel televizyon kanallarında canlı yayınlara katıldık. Bölgesel televizyonlarda ve haberlerde de çalışmalarımız yer aldı.

Bütün bunlar, Uşak’ta üretilen sabunların Türkiye genelinde duyulmasına katkı sağladı.

Atilla Arcan’ın Reklama Desteği

Bu çalışmada merhum sanatçı Atilla Arcan da bizimle birlikteydi. Atilla Arcan, Osmanlı sabunlarının Türkiye genelinde yaygınlaşması gerektiğini söylüyor ve insanların doğal sabunları kullanmasını tavsiye ediyordu.

Onun kendine özgü esprileri ve renkli kişiliği, reklam çekimlerine ayrı bir hava katıyordu.

Atilla Arcan’ın düşüncesi şuydu:

“Bu sabun Türkiye’ye yayılmalı, her insan kullanmalı.”

Bu sözler, onun reklama verdiği önemi ve projeye olan desteğini gösteriyordu.

Osmanlı Sabununu Tıraş Olurken Kullanırdım

O dönem öğrendiğim bir bilgiyi yıllar boyunca kendi hayatımda da uyguladım.

Sabahları tıraş olmadan önce Osmanlı sabununu yüzüme sürer, yüzüme masaj yaparak iyice yedirirdim. Daha sonra tıraş olurdum.

Benim için o dönemde bu bilgi yeniydi. Zamanla sabunu kullanmak bir alışkanlık hâline geldi.

Bugün geriye dönüp baktığımda, cildime gösterdiğim bu bakımın benim için faydalı olduğuna inanıyorum. Ancak herkesin cilt yapısı farklı olduğu için doğal sabunların kullanımında kişinin kendi cildine uygun ürünü seçmesi önemlidir.

Uşak’tan Güzel Dostluklar Kazandık

Uşak’tan yalnızca güzel reklam anılarıyla değil, güzel dostluklarla da ayrıldık.

Özellikle televizyoncu kardeşim Mesut Bey’e buradan selam gönderiyorum. Kulakların çınlasın Mesut Bey…

Canlı yayınlarda birbirinden güzel sorular soruluyor, Atilla ağabey de kendine özgü esprileriyle programa renk katıyordu. O günlerde Uşak’ta güzel izler bıraktığımıza inanıyorum.

Aradan yıllar geçmesine rağmen bugün hâlâ Uşak’ta Atilla Arcan ile gerçekleştirdiğimiz reklam çalışmalarının konuşulduğunu duymak beni mutlu ediyor.

Bazı reklamlar yalnızca ürün tanıtmaz; geride dostluklar, anılar ve güzel hikâyeler bırakır.

Bizim Uşak’ta Osmanlı sabunları için yaptığımız reklam çalışması da işte böyle bir hikâyeydi.

Atilla Arcan’ın Yeri Dolmadı

Atilla Arcan’ın yeri benim için hiçbir zaman dolmadı.

Cana yakınlığı, duyarlılığı, öğretici yönü, iş takipçiliği ve verdiği destek onu farklı bir insan yapıyordu.

Bazen akşam uyumadan önce aklına gelen bir fikri ertesi gün paylaşırdı. Reklam çalışmalarımızda, sahne çalışmalarında ve canlı yayınlarda her zaman yeni bir fikir üretirdi.

Onunla yaptığımız her çalışma, benim için ayrı bir hatıra oldu.

Nereye gitsek, birlikte mutlaka unutulmaz bir anı yaşardık.

Atilla Arcan benim için değerli bir sanatçı, iyi bir dost ve unutulmaz bir ağabeydi.

Kendisini rahmetle ve saygıyla anıyorum.

Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Rabbim kendisini Peygamber Efendimiz’e komşu eylesin.

Atilla Arcan’ın sanat dünyasındaki yeri ve bizim hayatımızda bıraktığı iz hiçbir zaman unutulmayacaktır.

Ayson Karabağ
Reklam Yönetmeni
Bakırköy’den Haber Gazetesi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Bakırköy Haber