• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Sevdiği Anıları Gözünün Önünde Yaşatan İnsan: Bahaddin Karabağ

Sevdiği Anıları Gözünün Önünde Yaşatan İnsan: Bahaddin Karabağ

Bazı insanlar vardır; geçmişini sadece hatırlamaz, onu yaşatır. Bahaddin Karabağ da böyle insanlardan biriydi.
Hayatı boyunca çok sevdiği insanların fotoğraflarını özenle büyütür, çerçeveletir ve evinin salonunun duvarına asardı. Onun için her fotoğraf bir hatıra, her çerçeve bir sevgi nişanesiydi. Çocuklarını en güzel kıyafetleriyle fotoğraf çektirir, daha sonra aynı özeni torunlarına da gösterirdi. Torunlarına asker kıyafetleri alır, onların bu kıyafetlerle fotoğraf çektirmesini isterdi. Çünkü Türk askerine büyük bir sevgi ve güven duyardı.
Yaklaşık 50 yıl Fransa’da yaşayıp çalışmasına rağmen, hiçbir zaman köklerini unutmadı. Atatürk devrimlerine gönülden bağlıydı. Özellikle şapkasını hayatının sonuna kadar hiç çıkarmadı. Fransa’da yaşayan birçok kişi ona, “Artık bu şapkayı bırak.” dese de o her zaman şu cevabı verirdi:
“Bu şapka bana nereden geldiğimi hatırlatıyor. Geçmişimi, yürüdüğüm yolları unutmamamı sağlıyor. Benim kim olduğumu bana hatırlatan en değerli simgelerden biridir.”
Belki o şapkanın içinde nice sırlar, nice hatıralar vardı. O sırları öğrenemedik ama onun şapkasına duyduğu saygıyı ve bağlılığı hep gördük.
Çevresindeki bazı insanlar onu eleştirirdi. “Fransa gibi bir ülkede çalışıyor ama aldığı maaşla yüzünü bile yıkayamaz.” diyenler olurdu. Oysa o maaşla altı çocuğunu büyüttü, eğitimlerini tamamlamalarına destek oldu ve evlenmelerini sağladı. Büyük emeklerle birikim yaptı, İstanbul’da üç ev sahibi oldu. Ancak hayat şartları nedeniyle o evleri de elden çıkarmak zorunda kaldı.
Bugün geriye dönüp baktığımda en çok içimi acıtan şeylerden biri, yıllarca büyük emek vererek duvarlara astığı fotoğrafların değerini yeterince anlayamamış olmamızdır. O fotoğrafların her birinin ayrı bir hikâyesi, ayrı bir anlamı, ayrı bir sevgisi vardı. Kimi özlemi anlatıyordu, kimi hasreti, kimi ise aile bağlarının ne kadar güçlü olduğunu…
Ne yazık ki yılların birikimi olan o fotoğraflar sadece birkaç dakika içinde toplanıp çöpe atıldı. Oysa çöpe atılan sadece birkaç çerçeve değildi; geçmiş, emek, sevgi ve anılardı.
Bugün elimizde o günlerden yalnızca birkaç video, birkaç fotoğraf ve kalbimizde yaşayan hatıralar kaldı.
Bu yüzden herkese bir çağrım var:
Anne ve babanızın, büyüklerinizin ve sevdiklerinizin hatıralarına sahip çıkın. Onlarla bol bol fotoğraf çektirin. Sarılın, ellerini öpün, sevgilerinizi ertelemeyin. Biriktireceğiniz en değerli miras; para, mal veya mülk değil, birlikte yaşadığınız güzel anılardır.
Çocuklarınıza ve torunlarınıza büyüklerinizin hikâyelerini anlatın. Geçmişini bilen insanlar geleceğe daha güçlü yürür. Çünkü anılar, insanın en kıymetli hazinesidir.
Bakırköy’den Haber Gazetesi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Bakırköy Haber
Mobil Sürüme Geç