Hala Şengül Sadi’nin Kahvaltısında Aile Bağlarının Dersi
Karabağlı lezzet ustası Ali Asker Karabağ’ın Eniştesi Öztürk Sadi ve halası Şengül Sadi’nin sabah kahvaltısında buluştuk; ortaya yalnızca tabaklar değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir yaşam dersi çıktı. Öğleye veya resmi randevulara ihtiyaç duymadan bir araya gelmenin, el öpüp çay içmenin; aile içinde güven, sevgi ve dayanışma tohumları ektiğini bir kez daha gördük.
Ali Asker Karabağ, “Annemizin, halamızın eli değmiş yemekler bize şifa veriyor; güven ve kanat oluyor” sözleriyle, aile sofralarının sadece karın doyurmadığını, aynı zamanda ruhlara derman olduğunu vurguluyor. Sabah kahvaltısına çağırmak, kısa bir ziyaretin ötesinde, ilişkileri besleyen bir ritüel haline gelmiş. Şengül Hala ve Öztürk Eniştenin telefonuyla başlayan basit davet, ailenin gündemini değiştiren bir buluşmaya dönüşüyor.
Gözlemler şunu gösteriyor: misafirperverlik ve karşılıklı özen, aile içinde bereket ve huzur getiriyor. Ev sahipleri misafirleri rahat ettirebilmek, onları mutlu uğurlayabilmek için çaba harcıyor; gelen herkes değerli ve kapısı çalınan her ev bir sığınak sayılıyor. Aile fertleri, sofrada bir arada olmanın kendilerine huzur, mutluluk ve birlik duygusu kattığını söylüyorlar.
Öztürk Sadi’nin sözleri, aile büyüklerinin öğütlerine işaret ediyor: “Misafiri ağırla, bereketini bil, misafiri rahat ettir; sevgi ve istekle yapılan her misafirlik kalplerde iz bırakır.” Bu öğüt, misafirlik geleneğinin sadece görgü kuralı olmadığını, ilişkileri güçlendiren bir davranış biçimi olduğunu hatırlatıyor.
Ders Niteliğinde Çıkarımlar
Karabağ’daki bu sabah buluşması, bize gösterdi: aileyi güçlü tutan şey büyük hamasetten çok, sürekli ve samimi küçük eylemlerdir. Sofranın etrafında geçirilen dakikalar, gelecek kuşaklara aktarılacak en sağlam değerleri yetiştirir.
Ayson Karabağ
Bakırköy’den Haber Gazetesi Genel Müdürü


