Bakırköy için daha büyük, daha parlak bir gelecek inşa edileceğini umut ediyorduk.
Bu ilçede;
Doğayla uyum içinde bir yaşam kurulacağını hayal ettik.
Yaşam odaklı bir belediyecilik anlayışı olacağını düşündük.
Şeffaf ve hesap verebilir bir yönetimin hayata geçeceğine inandık.
Herkesi kapsayan bir belediyecilik olacağını bekledik.
Katılımcı bir yönetim anlayışı olacağını düşündük.
Herkes için adil davranılacağını hayal ettik.
Eşitlik çizgisinden ayrılınmayacağını düşündük.
Yenilikçi projeler üretileceğine inandık.
Verimliliğin esas alınacağını düşündük.
Her mahallenin bir danışmanı olacağını hayal ettik.
Tertemiz bir ilçede yaşayacağımızı düşündük.
Trafik sorununun çözüleceğine inandık.
Sokak hayvanları için barınaklar yapılacağını hayal ettik.
Binaların görüntüsünün güzelleştirileceğini düşündük.
Problemli alanlar için değerlendirme projeleri yapılacağını bekledik.
Yol ve kaldırımların kalıcı olarak düzenleneceğini hayal ettik.
Geri dönüşüm projelerinin başlatılıp geliştirileceğini düşündük.
Yeni yeşil alanlar yaratılacağını hayal ettik.
Parklarımızın daha güvenli, bakımlı ve işlevsel olacağını düşündük.
İhtiyaçlara yönelik atölyeler kurulacağını hayal ettik.
Okulların ve öğrencilerin yanında olunacağını düşündük.
Camilerdeki tuvaletlerin belediye tarafından ücretsiz hizmet vereceğini hayal ettik.
Sporun ve sporcunun koşulsuz destekleneceğini düşündük.
Yaşlı bakım evlerinin açılacağını hayal ettik.
Restoran ve kafelerde kitap–gazete köşelerinin zorunlu olacağını düşündük.
Enerji ve su problemlerinin çözüleceğine inandık.
Masal Park projelerinin hayata geçeceğini hayal ettik.
Her mahallede kadınlar için örgü evleri açılacağını düşündük.
Yaşlılarımızın deneyim ve tecrübelerinin kitaplaştırılacağını hayal ettik.
Gençlerimize istihdam yaratılacağını düşündük.
Sivil toplum kuruluşları için ofisler verileceğini hayal ettik.
Aşevinin daha etkin ve doğru hizmet vereceğini düşündük.
Sağlık denetimlerinin sıklaştırılacağını hayal ettik.
Ücretsiz ambulans hizmeti verileceğini düşündük.
Bakırköy’de kuryeler için ayrı yollar yapılacağını hayal ettik.
Kentsel dönüşümün daha yapıcı ve çözüm odaklı olacağını düşündük.
Deprem ve afetlere karşı halkın örgütlenip eğitileceğini hayal ettik.
Belediyenin tiyatro ekibinin dünyaya açılacağını düşündük.
Belediye müzik ve sanat ekiplerinin Türkiye’ye ve dünyaya tanıtılacağını hayal ettik.
Bakırköy kültür ve yayın organlarının gelişeceğini düşündük.
Gazeteciler için çalışma alanları sağlanacağını hayal ettik.
Kooperatifler kurularak ucuz ve taze gıdanın vatandaşa sunulacağını düşündük.
Parklarımızda çiçek üreten, bakım yapan görevli annelerin olacağını hayal ettik.
Emeklilerimizin sohbet edip çay içeceği, seminerlere katılacağı alanlar oluşturulacağını düşündük.
Bakırköy için hayallerimiz vardı.
Bülent Kerimoğlu döneminin bittiğini sanıyorduk ancak o zihniyetin kırıntıları hâlâ belediyede devam ediyor.
Göreve gelir gelmez eski düzenin değişeceğini, liyakatli ve üreten kadroların iş başına geleceğini hayal etmiştik.
Ancak içeride hiçbir değişiklik yok.
Başkan yardımcılarına ulaşmak mümkün değil. Kapılar kapalı, arada asistanlar, sekreterler ve güvenlikler var. Vatandaş içeri giremiyor, muhatap bulamıyor. Bakırköy yerinde sayıyor.
Temizlik sorunu giderek artıyor.
Yaya yolları işgal altında, sokaklar seyyar satıcılarla dolu.
Kentsel dönüşümde yıkımlar var ama önlem yok; açık alanlar tehlike saçıyor.
Denetim yok, takip yok, işin başında eğitimli ve bilinçli kadrolar yok.
Bakırköy Belediyesi’nden beklediğimiz hayallere kavuşamadık.
Başımızı yere eğdikçe, Bakırköy’de somut bir çalışma göremiyoruz.
Duymuyoruz, görmüyoruz, sevinebileceğimiz bir hizmetle karşılaşamıyoruz.
Bakırköy’den Haber Gazetesi