Kars Merkez Cumhuriyet Köyü doğumluyum. İlkokul ve ortaokul eğitimimi Eyüp Topçular’da, lise eğitimimi Bakırköy Çavuşoğlu Koleji’nde tamamladım. Üniversite eğitimimi ise Yıldız Teknik Üniversitesi’nde bitirdim.
Babam Hamza Bey, Alman teknolojisinin disiplin ve çalışma anlayışını öğrenerek Türkiye’ye dönmüş ve sarı pirinç imalatına başlamış bir girişimciydi. Babamın kurduğu işin devamını getiren oğlu olmak benim için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağıdır.
Annem Sebah Hanım ise yardımseverliği, güçlü duruşu ve Cumhuriyet Köyü’nün değerlerine bağlılığıyla tanınan bir kadındı.
Kars kültürünün örf, adet ve geleneklerine bağlı bir ailenin evladı olarak yetiştim. Aynı zamanda Azerbaycan kültürünün değerleriyle büyüdüm. Bu kültürlerin bana kazandırdığı çalışkanlık, dürüstlük, misafirperverlik, dayanışma ve büyüklere saygı gibi değerleri hayatım boyunca kendime rehber edindim.
İstanbul’da eğitim alma imkânını bana sağlayan babamın desteğiyle iyi okullarda, iyi şartlarda eğitim gördüm. Bu nedenle kendimi şanslı hissediyorum. Babam benim için yalnızca bir baba değil; aynı zamanda öğretmenim, yol göstericim ve gerektiğinde akıl danıştığım en önemli insanlardan biri oldu. Kendisinden çok şey öğrendim.

Evliyim ve üç erkek çocuk babasıyım.
İş hayatımda babamdan devraldığım sarı pirinç imalatı ve pazarlama faaliyetlerinin yanı sıra inşaat sektöründe de çalışmalarımı sürdürüyorum.
Benim için iş hayatında en önemli değerler; güven, dürüstlük, kaliteli işçilik ve verilen sözün arkasında durmaktır.
Köklerine ve geleneklerine bağlı, Kars-Cumhuriyet Köyü kültürüyle yetişmiş bir ailenin evladı olmaktan gurur duyuyorum.
Kars; iş insanları, akademisyenleri, doktorları, mühendisleri, öğretmenleri, gazetecileri, sanatçıları, avukatları ve siyasetçileriyle ülkemize önemli değerler kazandırmış şehirlerden biridir.
Eğitime verilen önem, çalışkanlık ve dayanışma kültürü sayesinde Kars topraklarından çok sayıda başarılı insan yetişmiştir. Ben de bu kültürün bir evladı olmaktan her zaman gurur duydum.
Kars’ın verimli toprakları, Kars kaşarı, çeçili, ketesi, haşili, yöresel yemekleri, oyunları ve gelenekleriyle büyüdüm.
Kars insanı mücadelecidir, çalışkandır, azimlidir, yardımseverdir ve misafirperverdir. İnsan ilişkilerine önem verir. Zorluklar karşısında yılmadan çalışır ve hedeflerine ulaşmak için elinden gelen gayreti gösterir.
Kars’ta âşıklık ve ozanlık geleneğinin de çok önemli bir yeri vardır. Âşıklar ve ozanlar, halkın içinden çıkarak yaşadıkları dönemin sorunlarını, güzelliklerini ve değerlerini şiirleriyle anlatmış; insanları düşündüren, eğiten ve duygulandıran önemli kültür insanları olmuşlardır.
Bu kültürün içinde yetişmek, benim için adeta ayrı bir üniversitede eğitim görmek gibidir.
Karslılar nerede yaşarlarsa yaşasınlar, doğdukları toprakları unutmazlar. Fırsat buldukça memleketlerine dönerek hemşehrilerine ve doğdukları topraklara hizmet etmeyi bir görev bilirler.
Ben de bu anlayışla yetişmiş biri olarak, doğduğum topraklara ve ülkeme değer katmayı hedefliyorum.
Seyreden değil, üreten; yalnızca eleştiren değil, çözüm üreten; bulunduğu her yere katkı sağlamaya çalışan bir Kars evladı olmayı amaçlıyorum.
Hayaller kurduk, projeler ürettik. Her sabah erken kalkarak plan yaptık, hedefler belirledik ve çalışmalarımıza disiplinle devam ettik.
Başta İstanbul’un Bakırköy ve Bahçelievler ilçeleri olmak üzere bulunduğumuz her yerde çevremize faydalı olmak için çalıştık.
Alın teriyle kazanmayı, dürüstlüğü, güvenilirliği ve büyüklerimizin öğütlerini hayatımızın rehberi yaptık.
Çalışmak, üretmek ve hayalleri gerçeğe dönüştürmek hayatımın en büyük motivasyonudur.
İnandığım bir söz vardır:
“Birilerinin ödediği bedeller, başkalarına yol gösterir. Onların hikâyelerini dinleyin ve ders çıkarın.”
Ben de hayatım boyunca dinlemeyi, öğrenmeyi ve öğrendiklerimi uygulamayı ilke edindim.
Hayatınız boyunca sahip olduğunuz imkânlar bazen sınırlı olabilir. Ancak başarıya giden yolda en önemli güç, insanın kendisine olan inancıdır.
Hedefiniz ne olursa olsun önce kendinize güvenin, çalışın ve elinizden gelenin en iyisini yapmaya gayret edin.
Atalarımızın güzel bir sözü vardır:
“Yuvarlanan taş yosun tutmaz.”
Hayatta sürekli yön değiştirmek yerine sahip olduğunuz yetenekleri geliştirmeli, kararlı adımlarla ilerlemelisiniz.
Bence en büyük sermayemiz para değil; dürüstlük, güven ve itibardır.
Bugüne kadar iş hayatımızda ve sosyal çevremizde bu değerlere bağlı kalarak güçlü bir güven ortamı oluşturmaya çalıştık.
Bugün Bahçelievler’de yaşamama rağmen İstanbul’un birçok ilçesinde iş insanları ve ailelerle bir araya geliyor, onların ihtiyaçlarını ve hayallerini dinliyorum.
Kentsel dönüşüm projeleri, yazlık hayalleri, çiftlik kurmak isteyenler, fabrika binası yapmak isteyenler veya depolama alanına ihtiyaç duyanlarla bir araya gelerek çözüm üretmeye çalışıyoruz.
İhtiyacı olan insanlara destek olmak, doğru yerde doğru yatırımı yapmalarına yardımcı olmak ve güven içerisinde işlerini tamamlayarak teslim etmek en büyük hedeflerimizden biridir.
Bizim bir sözümüz vardır:
“Ekmeği ekmekçiye ver, bir de fazladan ver ki ziyan etmesin.”
Bu sözün anlamı benim için işi ehline teslim etmektir.
İşi bilen, deneyimli ve güvenilir insanlarla çalışmanın başarı için büyük önem taşıdığına inanıyorum.

Silivri Selimpaşa’da gerçekleştirdiğimiz iki villa projesini tamamlayarak oturuma hazır hâle getirdik. Villalarımız şu anda sahiplerini bekliyor.
Bizim için önemli olan yalnızca bir bina yapmak değil; insanların güvenle yaşayabilecekleri, emeklerinin karşılığını alabilecekleri ve yıllarca huzur içinde kullanabilecekleri yapılar ortaya koymaktır.
İş hayatında hedefimiz; güvenilir, kaliteli ve sağlam işler yaparak insanların hayallerini gerçeğe dönüştürmelerine katkı sağlamaktır.
Hepinize sağlıklı, huzurlu, güvenli ve mutlu bir yaşam diliyorum.
Saygı ve sevgilerimle.
Yener SELAMCI
Erbak İnşaat Yapı
0532 582 36 80