• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Yaşadığı Alanda Dağınıklığı Evli Erkeklere ve Bekâr Gençlere Çağrımızdır

Yaşadığı Alanda Dağınıklığı Evli Erkeklere ve Bekâr Gençlere Çağrımızdır

Yaşadığı Alanda Dağınıklığının Haberi

Dağınıklığınıza Bir Ayna Tutmak İster misiniz?

Daha önce dağınık çocuklar konusunda anneleri dinledik. Şimdi de erkek çocuklara, evli erkeklere ve bekâr gençlere seslenmek istiyorum.

Bir erkek, evinde eşine yardımcı olmalı, çocuklarına da düzen konusunda örnek olmalıdır. Çocuklar, anne ve babalarını izleyerek büyür. Siz dağınıksanız, çocuğunuzun da sizi örnek alabileceğini unutmayın.

Ben sizin arkanızdan konuşmak istemiyorum. Tam tersine, arkanızda bıraktığınız izlere bir ayna tutmak istiyorum.

Belki anneniz yıllarca arkanızı topladı. Belki eşiniz bugün sizin dağınıklığınızı sessizce toparlıyor. Ama bu durum onların görevi değildir. Evin düzeni herkesin ortak sorumluluğudur.

Bu nedenle gelin, kendi kendimize bazı sorular soralım.

Unuttuklarınızı Hatırlamak İster misiniz?

  • Yemek yaptıktan sonra tencerede kalan yemeğin kokusunu hiç fark ettiniz mi?
  • Banyodan çıktığınızda kullandığınız eşyaları yerlerine bırakıyor musunuz?
  • Tıraş olduktan sonra makinenizi temizleyip yerine koyuyor musunuz?
  • Banyodaki lavabonun durumuna hiç baktınız mı?
  • Dolaptan aldığınız suyu içtikten sonra bardağı yerine koyuyor musunuz?
  • Yemek yediğiniz tabağı kim kaldırıyor?
  • Kaşıkları ve diğer mutfak eşyalarını kullandıktan sonra yerlerine koyuyor musunuz?
  • Kahve içtikten sonra fincanınızı kim temizliyor?
  • Yemek yaptığınız ocağın üzerini temiz bırakıyor musunuz?
  • Odanıza girdiğinizde darmadağın kıyafetlerinizden hiç utanmıyor musunuz?
  • Ayakkabılarınızın dışarıdan evin içine taşıdığı kiri hiç düşünüyor musunuz?
  • Banyoda bıraktığınız ayakkabı izlerini hiç fark ettiniz mi?
  • Odanızda gereksiz yere yanan lambaların elektrik tükettiğini düşünüyor musunuz?
  • Kullandığınız peçeteleri ve çöpleri çöpe atıyor musunuz?
  • Havlularınızı yerine asıyor musunuz, yoksa bulunduğu yerde bırakıp gidiyor musunuz?
  • Tıraş makinenizi temizliyor musunuz?
  • Açık bıraktığınız camdan yağmur yağdığında içeri su girebileceğini düşünüyor musunuz?
  • Şiddetli rüzgârın açık camlara zarar verebileceğini hiç düşündünüz mü?
  • Giydiğiniz kıyafetleri kirli sepetine mi atıyorsunuz, yoksa odanızın bir köşesinde mi bırakıyorsunuz?
  • Odanızda sigara içiyorsanız, odanın temiz ve kokusuz kalması gerektiğini düşünüyor musunuz?
  • Buzdolabından aldığınız bir eşyayı kullandıktan sonra tekrar yerine koyuyor musunuz?
  • Eve geldiğinizde tertemiz bir ev görmek sizi mutlu ediyor mu?
  • Tuvaleti kullandığınızda, evde başka insanların da yaşadığını düşünüyor musunuz?
  • Tuvaleti temiz bırakmak sizin de sorumluluğunuz değil mi?

Bunlar küçük gibi görünen ama aslında kişiliğimizi, sorumluluk anlayışımızı ve başkalarına verdiğimiz değeri gösteren davranışlardır.

Aslan Yattığı Yerden Belli Olur

Atalarımız boşuna, “Aslan yattığı yerden belli olur” dememiş.

Bir insanın karakteri yalnızca dışarı çıktığında kullandığı güzel sözlerle, sürdüğü parfümle veya giydiği kıyafetlerle belli olmaz.

Asıl karakter, insanın kendi yaşam alanında ortaya çıkar.

Odanız darmadağınsa, kullandığınız eşyaları yerine koymuyorsanız, arkanızı başkalarının toplamasını bekliyorsanız, burada biraz durup düşünmek gerekir.

Siz gerçekten sadece kendinizi mi düşünüyorsunuz?

Eşyalarınızın kıymetini biliyor musunuz?

Bir erkeğin ütü yapması neden garip olsun?

Bir erkeğin bulaşığını yıkayıp yerine koyması neden ayıp olsun?

Bir erkeğin evini temiz tutması neden başkasının görevi olsun?

Tam tersine, bunlar sorumluluk sahibi olmanın göstergesidir.

Çocuklarınıza Nasıl Örnek Oluyorsunuz?

Bir baba olarak çocuğunuzun sizi nasıl gördüğünü hiç düşündünüz mü?

Çocuğunuz sizin dağınıklığınızı, sorumsuzluğunuzu ve başkalarının arkanızı toplamasını normal kabul ederse, ileride aynı davranışları kendi evinde de sürdürebilir.

Çocuklara sadece konuşarak eğitim verilmez.

Davranışlarımızla da eğitim veririz.

Çocuğunuz sizi eşinize yardım ederken görsün.

Sizi evin düzenine katkı sağlarken görsün.

Kullandığınız eşyaları yerine koyduğunuzu görsün.

Temizliğe önem verdiğinizi görsün.

Sorumluluk aldığınızı görsün.

Çünkü çocuklar, söylediklerimizden çok yaptıklarımızı hatırlar.

Bir çocuğun yanında sigara içmek, kötü söz söylemek, dağınık yaşamak veya sorumluluklardan kaçmak da birer örnektir. “Çocuk anlamaz” demeyin. Çocuklar çok şeyi görür, çok şeyi fark eder.

Annenizi ve Eşinizi Yormayın

Belki anneniz yıllarca sizin arkanızı topladı.

Belki eşiniz bugün sizin bıraktığınız dağınıklığı topluyor.

Ama onların bunu yapmak zorunda olduğunu düşünmeyin.

Annenizin yıllarca sizi büyütürken ne kadar emek verdiğini düşünün.

Eşinizin de evin içinde ne kadar sorumluluk üstlendiğini görün.

Sizin arkanızı toplamak onların kaderi değildir.

Ev ortak yaşam alanıdır. Sorumluluk da ortak olmalıdır.

Kendinize Bir Ayna Tutun

Bu yazıyı evli erkeklere, bekâr gençlere ve çocuklarına örnek olmak isteyen bütün babalara bir ayna olsun diye kaleme aldım.

Bugün eve gittiğinizde arkanıza bir kez bakın.

Odanıza bakın.

Banyonuza bakın.

Mutfağa bakın.

Kullandığınız eşyalara bakın.

Ve kendinize şu soruyu sorun:

“Ben arkamda nasıl bir iz bırakıyorum?”

Belki bazı fotoğraflar da paylaşacağız. Amacımız kimseyi küçük düşürmek değil; hep birlikte düşünmek ve ders çıkarmaktır.

Unutmayın:

Düzenli olmak, temiz olmak ve sorumluluk almak insanın değerini düşürmez; aksine karakterini gösterir.

Yiğit insan, kendisine laf söyletmeyen değil; kendi eksiğini görebilen ve düzeltebilen insandır.

Dağınıklığınızla, verdiğiniz sözleri tutmamanızla, kötü sözlerinizle ve sorumluluk almamanızla yeni insanlar kazanacağınızı düşünmeyin.

Önce kendinize bakın.

Arkanızı dönün ve bıraktığınız yere bakın.

Eğer orada düzeltilmesi gereken şeyler görüyorsanız, başkasının sizi uyarmasını beklemeyin.

Kendiniz düzeltin.

Çünkü iyi bir eş olmak da, iyi bir baba olmak da, iyi bir insan olmak da önce kendimize çeki düzen vermekle başlar.

 

ANNENİZİN MUTLU OLMASINI İSTİYORSANIZ, DAĞINIK OLMAYIN!

Bir yiğidi yetiştiren annelerimizden güzel sözler duymak istiyorsanız, önce onlara güzel bir evlat olduğunuzu gösterin.

Evlilikte de hayat uzun bir yolculuktur. Eşinizle çıktığınız bu uzun yolda birbirinize olan sevginizi, ilginizi ve saygınızı tüketmeyin. Aksine, bunları her gün biraz daha biriktirin.

Sevginizi biriktirin, ilginizi biriktirin, saygınızı biriktirin. Birbirinize güzel hikâyeler yaşatın ve güzel sözler söyleyin.

EVLİLERE BİR REÇETE

Evinizde küçük dokunuşlarla birbirinizi mutlu edebilirsiniz.

Kirli sepetine çamaşırlarınızı atarken, eşinizin cebine küçük bir not bırakın. Birkaç güzel kelime bile yüzünü güldürebilir.

Banyodaki aynaya, eşinizi gülümsetecek güzel bir söz yazın.

Mutfakta uygun bir yere küçük bir not bırakın ve eşinizin güne tebessümle devam etmesini sağlayın.

Evden çıkarken ayakkabılığın üzerine eşinizi mutlu edecek bir söz bırakın.

Bunlar çok küçük şeyler gibi görünebilir. Ancak evlilikte mutluluk çoğu zaman büyük şeylerden değil, küçük ve samimi davranışlardan oluşur.

Evlilikte sevgi kredinizi tüketmeyin.

Tam tersine, her gün sevgi hesabınıza biraz daha yatırım yapın.

Daha toparlı, daha düzenli olun. Hem eşinize hem de çocuklarınıza güzel bir örnek olun.

Çocuklar söylediklerimizden çok, yaptıklarımızı öğrenir. Evde sevgi, saygı, düzen ve anlayış varsa çocuklarımız da bunları hayatlarına taşır.

BEKÂR GENÇ ERKEK EVLATLARA BİRKAÇ SÖZ

Anneniz sizi büyütür, evinizi temizler, sizin için elinden geleni yapar. Ancak bu, annenizi üzmeye hakkınız olduğu anlamına gelmez.

Artık büyüdüğünüzü annenize göstermek istiyorsanız, temizliğinizle, düzeninizle ve saygınızla annenizin üzerinde güzel bir iz bırakın.

Anneniz siz eve gelene kadar merak eder. Onu merakta bırakmayın, üzmeyin.

Evdeki büyükleriniz geldiğinde selam vermeden, elini öpmeden veya sarılmadan doğrudan odanıza çekilmeyin. Birkaç dakikanızı ayırın, hâlini hatırını sorun.

Anne ve babanıza zaman ayırın.

“İşim var, yoğunum, çok doluyum.” diyerek onları sürekli ertelemeyin.

Unutmayın; onlar da bir zamanlar gençti. Çalıştılar, yoruldular, hayatın zorluklarını yaşadılar ve sizi bugünlere getirmek için emek verdiler.

Dersleriniz, işiniz ve hayatınız hakkında elbette kendi kararlarınızı verebilirsiniz. Ancak büyüklerinizi dinlemeyi de ihmal etmeyin.

Çünkü büyüklerin tecrübesi, bazen insanın hayatında önemli bir yol gösterici olabilir.

Anne ve babanızın kıymetini, onlar yanınızdayken bilin.

Bir gün “Keşke daha fazla zaman ayırsaydım, keşke daha çok konuşsaydım.” dememek için bugün sevginizi ve saygınızı göstermeye başlayın.

Dağınık olmayın, düzenli olun.
Sevginizi tüketmeyin, biriktirin.
Saygınızı eksiltmeyin, çoğaltın.
Ailenize güzel sözler söyleyin ve evinizde güzel hatıralar biriktirin.

Son Sözümüz

Dağınık evli erkeklere, dağınık gençlere ve çocuklarına örnek olmak isteyen herkese çağrımızdır:

Annenizi ve eşinizi yormayın.

Arkanızı kendiniz toplayın.

Eşyalarınıza sahip çıkın.

Evinize sahip çıkın.

Çocuklarınıza güzel örnek olun.

Ve en önemlisi, kendinize bir ayna tutun

Yazar: Ayson Karabağ

Bakırköy’den Haber Gazetesi – Köşe Yazısı

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Bakırköy Haber