Daha önce dağınık çocuklar konusunda anneleri dinledik. Şimdi de erkek çocuklara, evli erkeklere ve bekâr gençlere seslenmek istiyorum.
Bir erkek, evinde eşine yardımcı olmalı, çocuklarına da düzen konusunda örnek olmalıdır. Çocuklar, anne ve babalarını izleyerek büyür. Siz dağınıksanız, çocuğunuzun da sizi örnek alabileceğini unutmayın.
Ben sizin arkanızdan konuşmak istemiyorum. Tam tersine, arkanızda bıraktığınız izlere bir ayna tutmak istiyorum.
Belki anneniz yıllarca arkanızı topladı. Belki eşiniz bugün sizin dağınıklığınızı sessizce toparlıyor. Ama bu durum onların görevi değildir. Evin düzeni herkesin ortak sorumluluğudur.
Bu nedenle gelin, kendi kendimize bazı sorular soralım.

Bunlar küçük gibi görünen ama aslında kişiliğimizi, sorumluluk anlayışımızı ve başkalarına verdiğimiz değeri gösteren davranışlardır.
Atalarımız boşuna, “Aslan yattığı yerden belli olur” dememiş.
Bir insanın karakteri yalnızca dışarı çıktığında kullandığı güzel sözlerle, sürdüğü parfümle veya giydiği kıyafetlerle belli olmaz.
Asıl karakter, insanın kendi yaşam alanında ortaya çıkar.
Odanız darmadağınsa, kullandığınız eşyaları yerine koymuyorsanız, arkanızı başkalarının toplamasını bekliyorsanız, burada biraz durup düşünmek gerekir.
Siz gerçekten sadece kendinizi mi düşünüyorsunuz?
Eşyalarınızın kıymetini biliyor musunuz?
Bir erkeğin ütü yapması neden garip olsun?
Bir erkeğin bulaşığını yıkayıp yerine koyması neden ayıp olsun?
Bir erkeğin evini temiz tutması neden başkasının görevi olsun?
Tam tersine, bunlar sorumluluk sahibi olmanın göstergesidir.
Bir baba olarak çocuğunuzun sizi nasıl gördüğünü hiç düşündünüz mü?
Çocuğunuz sizin dağınıklığınızı, sorumsuzluğunuzu ve başkalarının arkanızı toplamasını normal kabul ederse, ileride aynı davranışları kendi evinde de sürdürebilir.
Çocuklara sadece konuşarak eğitim verilmez.
Davranışlarımızla da eğitim veririz.
Çocuğunuz sizi eşinize yardım ederken görsün.
Sizi evin düzenine katkı sağlarken görsün.
Kullandığınız eşyaları yerine koyduğunuzu görsün.
Temizliğe önem verdiğinizi görsün.
Sorumluluk aldığınızı görsün.
Çünkü çocuklar, söylediklerimizden çok yaptıklarımızı hatırlar.
Bir çocuğun yanında sigara içmek, kötü söz söylemek, dağınık yaşamak veya sorumluluklardan kaçmak da birer örnektir. “Çocuk anlamaz” demeyin. Çocuklar çok şeyi görür, çok şeyi fark eder.
Belki anneniz yıllarca sizin arkanızı topladı.
Belki eşiniz bugün sizin bıraktığınız dağınıklığı topluyor.
Ama onların bunu yapmak zorunda olduğunu düşünmeyin.
Annenizin yıllarca sizi büyütürken ne kadar emek verdiğini düşünün.
Eşinizin de evin içinde ne kadar sorumluluk üstlendiğini görün.
Sizin arkanızı toplamak onların kaderi değildir.
Ev ortak yaşam alanıdır. Sorumluluk da ortak olmalıdır.
Bu yazıyı evli erkeklere, bekâr gençlere ve çocuklarına örnek olmak isteyen bütün babalara bir ayna olsun diye kaleme aldım.
Bugün eve gittiğinizde arkanıza bir kez bakın.
Odanıza bakın.
Banyonuza bakın.
Mutfağa bakın.
Kullandığınız eşyalara bakın.
Ve kendinize şu soruyu sorun:
“Ben arkamda nasıl bir iz bırakıyorum?”
Belki bazı fotoğraflar da paylaşacağız. Amacımız kimseyi küçük düşürmek değil; hep birlikte düşünmek ve ders çıkarmaktır.
Unutmayın:
Düzenli olmak, temiz olmak ve sorumluluk almak insanın değerini düşürmez; aksine karakterini gösterir.
Yiğit insan, kendisine laf söyletmeyen değil; kendi eksiğini görebilen ve düzeltebilen insandır.
Dağınıklığınızla, verdiğiniz sözleri tutmamanızla, kötü sözlerinizle ve sorumluluk almamanızla yeni insanlar kazanacağınızı düşünmeyin.
Önce kendinize bakın.
Arkanızı dönün ve bıraktığınız yere bakın.
Eğer orada düzeltilmesi gereken şeyler görüyorsanız, başkasının sizi uyarmasını beklemeyin.
Kendiniz düzeltin.
Çünkü iyi bir eş olmak da, iyi bir baba olmak da, iyi bir insan olmak da önce kendimize çeki düzen vermekle başlar.
Bir yiğidi yetiştiren annelerimizden güzel sözler duymak istiyorsanız, önce onlara güzel bir evlat olduğunuzu gösterin.
Evlilikte de hayat uzun bir yolculuktur. Eşinizle çıktığınız bu uzun yolda birbirinize olan sevginizi, ilginizi ve saygınızı tüketmeyin. Aksine, bunları her gün biraz daha biriktirin.
Sevginizi biriktirin, ilginizi biriktirin, saygınızı biriktirin. Birbirinize güzel hikâyeler yaşatın ve güzel sözler söyleyin.
Evinizde küçük dokunuşlarla birbirinizi mutlu edebilirsiniz.
Kirli sepetine çamaşırlarınızı atarken, eşinizin cebine küçük bir not bırakın. Birkaç güzel kelime bile yüzünü güldürebilir.
Banyodaki aynaya, eşinizi gülümsetecek güzel bir söz yazın.
Mutfakta uygun bir yere küçük bir not bırakın ve eşinizin güne tebessümle devam etmesini sağlayın.
Evden çıkarken ayakkabılığın üzerine eşinizi mutlu edecek bir söz bırakın.
Bunlar çok küçük şeyler gibi görünebilir. Ancak evlilikte mutluluk çoğu zaman büyük şeylerden değil, küçük ve samimi davranışlardan oluşur.
Evlilikte sevgi kredinizi tüketmeyin.
Tam tersine, her gün sevgi hesabınıza biraz daha yatırım yapın.
Daha toparlı, daha düzenli olun. Hem eşinize hem de çocuklarınıza güzel bir örnek olun.
Çocuklar söylediklerimizden çok, yaptıklarımızı öğrenir. Evde sevgi, saygı, düzen ve anlayış varsa çocuklarımız da bunları hayatlarına taşır.
Anneniz sizi büyütür, evinizi temizler, sizin için elinden geleni yapar. Ancak bu, annenizi üzmeye hakkınız olduğu anlamına gelmez.
Artık büyüdüğünüzü annenize göstermek istiyorsanız, temizliğinizle, düzeninizle ve saygınızla annenizin üzerinde güzel bir iz bırakın.
Anneniz siz eve gelene kadar merak eder. Onu merakta bırakmayın, üzmeyin.
Evdeki büyükleriniz geldiğinde selam vermeden, elini öpmeden veya sarılmadan doğrudan odanıza çekilmeyin. Birkaç dakikanızı ayırın, hâlini hatırını sorun.
Anne ve babanıza zaman ayırın.
“İşim var, yoğunum, çok doluyum.” diyerek onları sürekli ertelemeyin.
Unutmayın; onlar da bir zamanlar gençti. Çalıştılar, yoruldular, hayatın zorluklarını yaşadılar ve sizi bugünlere getirmek için emek verdiler.
Dersleriniz, işiniz ve hayatınız hakkında elbette kendi kararlarınızı verebilirsiniz. Ancak büyüklerinizi dinlemeyi de ihmal etmeyin.
Çünkü büyüklerin tecrübesi, bazen insanın hayatında önemli bir yol gösterici olabilir.
Anne ve babanızın kıymetini, onlar yanınızdayken bilin.
Bir gün “Keşke daha fazla zaman ayırsaydım, keşke daha çok konuşsaydım.” dememek için bugün sevginizi ve saygınızı göstermeye başlayın.
Dağınık olmayın, düzenli olun.
Sevginizi tüketmeyin, biriktirin.
Saygınızı eksiltmeyin, çoğaltın.
Ailenize güzel sözler söyleyin ve evinizde güzel hatıralar biriktirin.
Dağınık evli erkeklere, dağınık gençlere ve çocuklarına örnek olmak isteyen herkese çağrımızdır:
Annenizi ve eşinizi yormayın.
Arkanızı kendiniz toplayın.
Eşyalarınıza sahip çıkın.
Evinize sahip çıkın.
Çocuklarınıza güzel örnek olun.
Ve en önemlisi, kendinize bir ayna tutun
Yazar: Ayson Karabağ
Bakırköy’den Haber Gazetesi – Köşe Yazısı