Hayat, her gün yeni dersler aldığımız büyük bir okuldur. Her gün görüyor, duyuyor, yaşıyor; bazen öğreniyor, bazen üzülüyor, bazen de seviniyoruz. Önemli olan, yaşadığımız her olaydan kendimize bir ders çıkarabilmektir.
Her gün en az 30 dakika kitap okumak, 30 dakika spor yapmak, araştırmak, tecrübeli insanların anlattıklarını dinlemek, kendi hatalarımızdan ve başkalarının yaşadıklarından ders almak bizi geliştirir. Haberleri sadece okumak değil, onlardan da sonuç çıkarmak gerekir.
Hayat yolculuğunda dikkatli olmak, sağlığımıza özen göstermek, sevdiklerimizle mutlu yaşamak ve her sabah yeni bir güne şükrederek uyanmak en büyük zenginliktir.
Her insan, her yıl kendi diplomasını kendisi doldurmalıdır. Kendimize şu soruları sormalıyız:
Bu yıl neler öğrendim?
Hangi hedeflerime ulaştım?
Nerelerde hata yaptım?
Hangi eksiklerimi giderdim?
Hangi hayallerimi erteledim?
Bu soruların cevaplarını not eden ve kendini sürekli geliştiren insanlar, gerçek başarının sahipleridir.
Bir yıl; 52 hafta, 365 gün ve 8.760 saat demektir. Eğer bu sürenin sonunda zayıf yönlerinizi güçlendirmiş, güçlü yönlerinizi de korumuşsanız ne mutlu size.
Ben bugün 65 yaşındayım. Hâlâ öğrenmeye devam ediyorum. Her yıl zihnimi gereksiz yüklerden arındırıyor, kendime adeta yeni bir format atıyor ve kendimi yeniliyorum. Yolumu değiştirmeden, hedefimden vazgeçmeden ilerlemeye devam ediyorum.
Gazetecilik mesleğinde altın yıllar yaşadım. Bugün çevremde “Bu meslek bitti.” diyenleri duyuyorum. Ben ise tam tersine, gazeteciliğin değerini, kalitesini ve topluma olan katkısını yaşamaya devam ediyorum.
Gazetecinin kaleminin gücünü bilen de vardır, bilmeyen de… Önemli olan; güven kazanmak, doğruları yazmak ve insanların takdirini dürüstlükle elde etmektir.
İşinizi seviyorsanız ona sımsıkı sarılın. Her mesleğin zor dönemleri olur. Ancak bu, mesleği bırakmak için bir sebep değildir. Atalarımızın dediği gibi: “Yuvarlanan taş yosun tutmaz.” Sürekli iş değiştiren insanlar, çoğu zaman kalıcı bir başarı elde edemezler.
Ben 65 yılda 23.725 gün, yaklaşık 569.400 saat yaşadım. Şükürler olsun ki hâlâ öğreniyor, yazıyor, gözlem yapıyor ve çevremde olup bitenleri takip ediyorum.
Gazetecinin görevi yalnızca haber yazmak değildir. Eksikleri göstermek, doğruları alkışlamak, yöneticilerin daha fazla halka dokunmasını sağlamak ve toplum adına gözlem yapmaktır. Başarıları da, eksikleri de tarafsızca ortaya koyabilmektir.
Gazetecilerin gözlemleri, duydukları, dinledikleri ve yazdıkları; gelecek nesillere yol gösteren önemli birer kayıt niteliğindedir.
Hayatı güzel yaşayın. Yıllarınızı boşa harcamayın. Kendi diplomanızı bilgiyle, emekle, iyilikle ve güzel hatıralarla doldurun.
İyilikten ayrılmayın. Kavga ederek değil, sevgiyle yaşamayı öğrenin. Kardeşliğin, komşuluğun ve insan olmanın değerini bilin. Eğer arkanızdan “İyi bir insandı.” denilmesini istiyorsanız, doğruluktan ve dürüstlükten asla vazgeçmeyin.
Ayson Karabağ
Yazar – Gazeteci
Bakırköy’den Haber Gazetesi