Sevgili Okurlar,
Dağların ardını gurbet sanırdım.
Meğer gurbet, insanın doğduğu yerden ayrılıp geride bıraktığı her şeymiş…
Gurbetin adı yoktur. Bazı acılar vardır ki insan onları etinden kemiğinden ayrılır gibi, bazılarını ise ciğerinden ve yüreğinden sökülür gibi hisseder.
Gurbete çıkan insan, sadece bir yerden ayrılmaz. Çocukluğunu bırakır, anılarını bırakır, doğduğu toprağı bırakır. Suyunu, aşını, çocukluk yıllarını, büyüklerinin mezarlarını ve hayatına anlam katan nice hatırayı geride bırakır.
Her şeyini bırakıp gurbete gidenler, gittikleri yerde ekmeklerinin peşinden koşarlar. Gece gündüz çalışır, para biriktirir, çocuklarının geleceği için mücadele ederler.
Ama insan nerede yaşarsa yaşasın, kalbinde doğduğu yeri, gönlünde büyüdüğü sokağı, gözünü açtığı toprağı taşır.
Gurbet bazen bir şehir, bazen bir ülke değildir.
Gurbet, insanın geride bıraktığı ama kalbinden hiç çıkaramadığı yerdir.
Belki de bu yüzden gurbet; gidenin, kalana bıraktığı yerin adıdır.
Allah kimseyi gurbet hasretiyle sınamasın. Gurbete gidenlerin yolu açık, ekmeği bol, gönlü huzurlu olsun. Geride onları bekleyen sevdiklerine de sabır ve sağlık versin.
Gurbet yollarında sevdiklerini bekleyenlere ne mutlu…
Bakırköy’den Haber Gazetesi